Bir yangının oluşabilmesi için üç unsur gereklidir. Bunlar yanıcı madde, yakıcı gaz ve yeterli sıcaklık olarak sıralanabilir. Bu şeylerden biri dahi eksik olsa yangın yanmaz.
Son günlerde özellikle Fethiye ve civarında çıkan orman yangınlarını da bu açıdan incelemek gerekir. Bir ormanda yanıcı madde olarak ağaçlar, ve her şeyden önemlisi ağaç dibindeki kuru dallar, özellikle çam ormanlarında kurumuş çam iğneleri bulunur. Yakıcı gaz ise çevremizdeki havada bulunan oksijendir. Yeterli sıcaklık genellikle kendiliğinden oluşmaz. Birilerinin bir şekilde ormanı ateşe vermesi gerekir. İşte orman yangınlarının çıkma nedeni de bu dış etkenlerdir.
Bazı kötü maksatlı kişiler sabotaj amacıyla ormana ateş salabilir. Bazen de köylüler kendilerine tarla açmak ormanı yakmak isteyebilir. Ancak yangınların başlıca nedenini dikkatsizlik olduğu rakamlarla bellidir. Şöyle ki ekini biçildikten sonra tarlasındaki anızları yakan bir şahıs ateşin nerede duracağını hesaplayamaz ve yangın çevreye yayılır. Yine bahçedeki kuru dalları ve çöpleri yakmak ateşin çevreye sıçramasına neden olabilir. Yangın oluşmasının bir başka nedeni de yere atılmış şişe ve cam kırıklarının güneş altında mercek görevi yaparak kuru dalları ateşe vermesidir. Ormana yıldırım düşmesi de bazı durumlarda ağaçların tutuşmasına yol açabilir.
Bir ormanı yakmak hem kolay, hem de zordur. Yazımızın başında saydığımız üç koşulun mutlaka tam olarak yerine gelmesi gerekir. Örneğin ağaçlar ve yerdeki yanıcı malzeme kuru olmalıdır. Bir malzeme ne kadar kuru olursa o kadar kolay yanar. Rüzgarlı havalarda ateş daha kolay yayılır. Çünkü ateşin üzerine rüzgar tarafından sürekli oksijen takviyesi yapılmaktadır. Yeterli sıcaklık olmazsa yanıcı madde tutuşmaz, tutuşsa bile bir süre sonra söner. Medyada devamlı uyarılar görmekteyiz: Önümüzdeki gün hava sıcaklığı 40 derecenin üzerinde olacağı gibi, havadaki nem oranı da %20'nin altında olacaktır. Vatandaşların dikkatine. İşte bu ortam ateşin yayılması için en uygun değerleri barındırır.
Orman yangınlarını üç tip olarak inceleyebiliriz. Örtü yangını, gövde yangını, tepe yangını. Örtü yangınında yerdeki kuru dallar ve yapraklar tutuşur, ancak alevlerin yüksekliği ve sıcaklığı ağacın gövdesini tutuşturmaya yetmez. Yanan malzeme bittikten sonra ateş de kendiliğinden söner. şayet yerde fazla miktarda yanıcı malzeme varsa bunların alevi ağaçların gövdesini de tutuşturur ve yangın her yeri sarar. Bir başka yangın türü de tepe yangınıdır. Özellikle rüzgarlı ve çok sıcak havalarda ağaçların üst kısmındaki dallar tutuşarak rüzgarın etkisiyle çevreye yayılır. Bazı yerlerde görüldüğü gibi arada kalan daha nemli ve soğuk bölgeleri atlayarak metrelerce uzaklıkta yangının yayılmasına neden olur.
Orman yangınları üzerlerine su sıkılarak söndürülür. Suyun başlıca üç işlevi vardır. Bunlardan birincisi yanıcı maddenin hava ile olan ilişkisini kesmektir. İkinci görev ise yanan ağacın soğumasını sağlamaktır. üçüncü görev ise onu ıslatarak yanıcı özelliğini kaybetmesini sağlamaktır. Bazı durumlarda yangının yayılmasını önlemek için ateşin ilerleme yönündeki ağaçlar bilinçli, olarak kesilmekte, hatta uygun durumlarda kasıtlı olarak kontrollu yakılmak suretiyle ateşin önü kesilmektedir.
Yangınları önlemede hepimize görevler düşmektedir. Devletin görevleri bellidir. Hazırlıklı olmak, yeterli araç gereci sağlamak, yangın anında hemen müdahale etmektir. Buna ek olarak ağaçların alt kısımlarındaki kuruyan dalları kesmek, biriken çam iğnelerini toplayıp orman dışı alanlara nakletmek de örtü yangınlarını önlemek açısından önem taşır.
Vatandaşın görevi ise basit olduğu kadar önemlidir. Karayollarından geçerken aracımızdan yanar sigara ve kibrit atmamak, yine çöplerimizi taşıyıp bir çöp kutusuna atmak gerekir. Yol kenarına atacağımız cam ve pet şişelerin yangına neden olacağını unutmayalım. Köylü vatandaşımıza düşen görev ise anız yakmayı kesinlikle bırakmak olacaktır. Anız yakmak yangın tehlikesi oluşturduğu gibi tarlamızda bulunan özellikle azotlu maddelerin uçup gitmesine yol açacağından gübre masrafımızı artıracaktır. Biraz daha derin sürelim, zor olacak ama söktüğümüz anızları bir yere toplayıp üstünü toprakla örterek bir sonraki yıllarda gübre olarak kullanıma hazır edelim. Aynı şekilde tarlamızdaki kuru dalları ve yaprakları kesinlikle yapmayıp bir yere gömelim. En geç iki yıl içinde elimizde hazır gübre olur.
Son bir söz, kimse otel veya villa yapmak için orman yakmaz. Bu söylentiyi çıkaranlara inanmayalım.
Akın Tezel
Yangın Nasıl Yanar
Serdar Cemal Hoca
İslam’da Sokak Hayvanlarını Beslemek – Ayet ve Hadislerle Merhametin Sınavı
Ayfer Kurt
Paspatur’da Geceye Karışmak
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR