Bir şehrin ticaret odası yalnızca aidat toplayan, belge düzenleyen ve seçim dönemlerinde sandık kurulan bir kurum olmamalıdır.
Ticaret odaları, şehrin ekonomik aklını temsil eder. Esnafın, sanayicinin, turizmcinin, ihracatçının, girişimcinin ve yatırımcının önünü görmesini sağlayacak bir yol haritası ortaya koymalıdır.
Peki bugün birçok ticaret odasında neden güçlü bir vizyon göremiyoruz?
Asıl mesele tam da burada başlıyor.
Bir ticaret odasının başarısı, kaç toplantı yaptığıyla değil, şehrin ekonomisine ne kattığıyla ölçülmelidir.
Bugün bazı odalarda aynı isimler, aynı anlayışlar ve yıllardır değişmeyen yönetim modelleri karşımıza çıkıyor. Oysa dünya değişiyor. Ticaret değişiyor. Dijital ekonomi büyüyor. Yapay zekâ iş modellerini dönüştürüyor. Turizm yeni beklentilerle şekilleniyor. Genç girişimciler farklı düşünüyor.
Ancak bazı kurumlarımız hâlâ geçmişin yöntemleriyle geleceği yönetmeye çalışıyor.
İşte burada vizyon devreye giriyor.
Vizyon; güzel cümleler kurmak değildir.
Vizyon, “Şehrimizi 5 yıl sonra ekonomik olarak nerede görmek istiyoruz?” sorusuna net bir cevap verebilmektir.
Gençlere hangi sektörlerde istihdam sağlayacağız?
Yeni yatırımları nasıl çekeceğiz?
Yerel işletmelerimizi dijital dünyaya nasıl hazırlayacağız?
İhracatı nasıl artıracağız?
Turizmi sadece birkaç aya sıkışmış bir ekonomik faaliyet olmaktan nasıl çıkaracağız?
Kadın ve genç girişimcilerin önünü nasıl açacağız?
Üniversitelerle, belediyelerle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl ortak projeler geliştireceğiz?
İşte bir ticaret odasının gerçek gündemi bunlar olmalıdır.
Sadece protokol fotoğrafı vermek, vizyon değildir.
Bir kurumun yöneticileri şehrin bütün önemli aktörleriyle aynı masada oturabilir. Fakat o masadan somut bir proje, yatırım, istihdam veya ekonomik değer çıkmıyorsa yapılan toplantıların sayısının fazla olması hiçbir şey ifade etmez.
Artık ticaret odalarında “biz bugüne kadar böyle yaptık” anlayışının yerini “yarın ne yapacağız?” anlayışı almalıdır.
Çünkü şehirler artık birbirleriyle yarışıyor.
Yatırımcı başka şehirlere gidiyor.
Gençler iş bulmak için başka kentlere taşınıyor.
Nitelikli insan gücü kaybediliyor.
Yerel işletmeler büyük ekonomik dönüşüm karşısında zorlanıyor.
Bütün bunların karşısında ticaret odalarının görevi sadece sorunları dile getirmek değil, çözüm üretmek olmalıdır.
Bir başkanın veya yönetimin en önemli başarısı kaç yıldır koltukta oturduğu değil, o koltukta oturduğu süre içerisinde şehrin ekonomik geleceğine ne bıraktığıdır.
Artık ticaret odalarımızın seçimlerini de bu anlayışla değerlendirmeliyiz.
Kim daha fazla ziyaret yaptı?
Kim daha çok fotoğraf verdi?
Kim daha güzel konuştu?
Bunlar ikinci planda kalmalı.
Asıl soru şu olmalı:
“Bu yönetimin şehrimiz için 5 yıllık bir ekonomik vizyonu var mı?”
Eğer varsa, nedir?
Kaç yeni yatırım hedefleniyor?
Kaç kişiye istihdam sağlanacak?
Hangi sektörler büyütülecek?
Hangi projeler hayata geçirilecek?
Gençler için ne yapılacak?
Dijital dönüşüm konusunda hangi adımlar atılacak?
İşte gerçek hesap verme kültürü budur.
Ticaret odaları artık sadece bugünün ticaretini değil, yarının ekonomisini konuşmalıdır.
Çünkü vizyonu olmayan kurumlar günü kurtarabilir; ancak şehirlerin geleceğini inşa edemez.
Ve unutulmamalıdır:
Bir şehrin ticaret odası, o şehrin ekonomik geleceğinin aynasıdır.
Aynaya baktığımızda sadece bugünü görüyorsak, sorun aynada değil; geleceğe bakmayı unutmuş olmamızdadır.
Şimdi asıl soruyu sorma zamanı:
Ticaret odalarımız koltuklarını mı koruyacak, yoksa şehirlerinin geleceğini mi inşa edecek?
Karar, sandıkta verilecek.
Serdar Cemal Hoca
“Ticaret Odalarında Neden Vizyon Yok?”
Akın Tezel
Önlüklü Mü İstersiniz, Önlüksüz Mü?
Serap'la Tatlı Sert
Bir Sonraki Yangını Bugün Önleyebiliriz
Ayfer Kurt
Paspatur’da Geceye Karışmak
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR