İslam'da riyâkarlık veya diğer adıyla nifak, bir kişinin dış görünüşü ile iç dünyasının, sözleri ile fiillerinin farklı olması durumudur. Bu, Allah'a ve insanlara karşı sergilenen samimiyetsizlik ve ikiyüzlülüktür. Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hadislerinde nifak, müminler için ciddi bir tehlike ve büyük bir günah olarak ele alınmıştır.
Kur'an'da Nifak
Kur'an-ı Kerim'de münafıklara özel bir yer ayrılmış ve onların özellikleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bakara Suresi'nin başlarında, iman edenler ve inkar edenlerle birlikte münafıklar da üç ana gruptan biri olarak zikredilir. Allah Teâlâ, münafıkların kalplerinde bir hastalık olduğunu ve bu hastalığın giderek arttığını belirtir:
* Bakara Suresi 8-10. Ayetler: "İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde 'Allah'a ve ahiret gününe inandık' derler. Onlar (kendi akıllarınca) Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışırlar. Oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir. Kalplerinde bir hastalık vardır da Allah onların hastalıklarını artırmıştır. Yalan söylemeleri sebebiyle de onlara elim bir azap vardır."
Münafıkların temel özelliklerinden biri, iman ettiklerini iddia etmelerine rağmen içten içe inkarcı olmalarıdır. Onlar, İslam toplumunda bir yer edinmek, menfaat sağlamak veya zarar vermek amacıyla iki yüzlü davranırlar. Kur'an, onların sözlerinin hoş gelebileceğini ancak kalplerinin başka olduğunu vurgular:
* Münâfikûn Suresi 1-2. Ayetler: "Münafıklar sana geldikleri zaman: 'Şahitlik ederiz ki sen gerçekten Allah'ın elçisisin' derler. Allah bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Ama Allah şahitlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar. Yeminlerini kendilerine bir kalkan edinip Allah yolundan saptırdılar. Gerçekten de yaptıkları ne kötüdür!"
Hadislerde Riyakarlık ve Nifakın Belirtileri
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de riyakarlığın tehlikeleri ve münafıkların alametleri hakkında birçok hadis buyurmuştur. O, nifakı açıkça kınamış ve müminleri bu kalbî hastalıktan sakınmaya çağırmıştır. Riyakarlığın en temel belirtileri şunlardır:
* Konuştuğunda Yalan Söylemek: Münafık, sözlerinde doğru olmayı önemsemez, kolayca yalan söyleyebilir. Bu, samimiyetin ve güvenilirliğin temelini sarsar.
* Söz Verdiğinde Sözünde Durmamak: Münafık, verdiği sözlere riayet etmez, ahde vefasızlık gösterir. Bu, toplumda güven bunalımına yol açar.
* Emanete Hıyanet Etmek: Kendisine emanet edilen şeylere veya sırlara karşı haince davranır, güveni kötüye kullanır.
* Tartıştığında Haktan Sapmak (Haddini Aşmak): Bir münakaşa veya tartışma anında, haklı olmasa bile inatla kendi görüşünü savunur, haksızlığa başvurur ve edep sınırlarını aşar.
* Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendisine emanet edildiği zaman hıyanet eder." (Buhari, İman, 24; Müslim, İman, 107)
* Başka bir rivayette ise dördüncü bir özellik olarak "tartıştığı zaman haddini aşar" (ağır konuşur, iftira atar, küfreder) eklenmiştir.
Nifaktan Korunmak
Nifak, bireyin ahiretini tehlikeye attığı gibi, toplumun birlik ve beraberliğini de bozan bir hastalıktır. Müslüman, bu hastalıktan korunmak için sürekli olarak nefsini muhasebe etmeli, kalbini samimiyetle doldurmalı ve Allah'a yönelmelidir. Nifaktan korunmak için atılması gereken adımlar:
* Samimiyet ve İhlas: Her işte sadece Allah rızasını gözetmek.
* Doğruluk ve Dürüstlük: Hem sözde hem de fiilde daima doğru ve dürüst olmak.
* Sözünde Durmak: Verilen sözlere ve yapılan anlaşmalara riayet etmek.
* Emanete Riayet: Kendisine emanet edilen her şeye sahip çıkmak.
* Tevbe ve İstiğfar: İşlenen hatalar için Allah'tan bağışlanma dilemek ve bir daha tekrarlamamaya niyet etmek.
* Kur'an ve Sünneti Yaşamak: Allah'ın kelamını ve Peygamberin öğretilerini hayatına tatbik etmek.
Riyakarlık, imanın zayıflamasına yol açan sinsi bir düşmandır. Bir mümin, her zaman kalbini temiz tutmaya, dış görünüşü ile iç dünyasını uyumlu hale getirmeye çalışmalıdır. Çünkü Allah, kullarının dış görünüşlerine değil, kalplerine ve amellerine bakar.
Serdar Cemal Hoca
İslam’da Helalleşme: Hesap Gününe Hazırlık
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
Akın Tezel
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
Murat Mallı
Fethiye Deprem Tehlikesi Altında: Turizm Mi, Güvenlik Mi?
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...