Türkiye'de "siyasetçi" kelimesi zihinlerde genellikle iki zıt imaj uyandırır: Ya durmadan koşturan, yüzlerce düğüne katılan, kürsülerden vaatler savuran bir "halk adamı"; ya da kalın duvarların ardında, halkın sorunlarından kopuk, sadece kendi ajandasına odaklanmış bir "bürokrat". Oysa başarılı ve nitelikli siyaset, bu iki ucun kesişiminde, yani somut üretimde başlar.
1. Düğün Dernek Gezen, Ama Fikri Olmayan Siyasetçi
Bu siyasetçi tipi, halkla ilişki kurmayı siyasetin tek amacı sanan, popülist bir maske takınır. Enerjisini, halkın asıl beklentisi olan hizmet üretmeye değil, sadece görünür olmaya harcar.
Eleştiri: Evet, siyasetçinin eli sıkması, taziye ziyaretinde bulunması önemlidir. Ancak bir siyasetçinin görevi, sosyal medyada "günün menüsü" paylaşır gibi güncel etkinliklerini sergilemek değildir. Vatandaşın mutfağındaki yangını söndürecek bir projesi yoksa, sadece sıcak el sıkışmalarla oy avcılığı yapıyorsa, bu siyasetçi; "gezgin satıcı" ile "devlet adamı" arasındaki farkı kaybetmiştir. Kalıcı bir etki yerine, geçici bir sempatiye oynar. Sorun çözücü değil, gönül alıcıdır.
2. Kurumları Gezen, Ama Vizyonu Olmayan Yönetici
Bu siyasetçi, projeden çok prosedüre odaklanır. Yönetmeyi, kurumların mevcut işleyişini eleştirmeden kabul etmek ve sadece talimat vermek sanır.
Eleştiri: Kurumları gezmek, sistemin kapasitesini öğrenmek demektir; ancak siyasetin ana motoru değişim ve dönüşümdür. Eğer siyasetçi, gezdiği kurumlarda halkın şikâyet ettiği kronik sorunları (bürokrasi, hız, verimlilik) görüyorsa ve buna karşı yeni bir model üretemiyorsa, o sadece bir "yüksek maaşlı bürokrattır". Kurumları ziyaret etmenin amacı, mevcut yapıyı anlamak ve onu halkın lehine daha iyi çalıştırmaktır. Yoksa bu ziyaretler, sadece boş makam koltuğu şovundan öteye geçmez.
3. Proje Üretmeyen, Mücadele Etmeyen Siyasetçi
Siyasetin özü olan bu üçüncü bileşen ihmal edildiğinde, ilk iki eylem de anlamsızlaşır.
Nihai Eleştiri: Siyasetçi, projeye odaklanmayan bir mücadele yürütemez. Halkın sorunlarını dinlemek (düğünler), kurumların yetersizliğini bilmek (ziyaretler) yetmez. Bütün bu bilgiyi alıp, bir proje belgesine, bütçe planına ve eylem takvimine dönüştürmeyen siyasetçi, sadece "sorun tespitçisidir". Gerçek siyasetçi, popülist şovları (düğün dernek) ve makam gücünü (kurum gezileri), halkın hayatını kolaylaştıracak kalıcı çözümler üretmek için bir araç olarak kullanır. Aksi takdirde, yaptığı her şey, sadece bir sonraki seçimi kazanmak için girişilen boş bir siyasi eylem olarak kalmaya mahkûmdur.
Serap'la Tatlı Sert
Bir Teşekkürden Fazlası
Serdar Cemal Hoca
Biz Mi’rac’ın Neresindeyiz? Yükselişi Konuşup Düşüşü Yaşayanlardan mıyız?
Akın Tezel
Tuşlu Cep Telefonları Kullanımdan Kalkıyor Mu?
Cemal Demirtaş
Bir Oğuz Vak'ası
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
Murat Mallı
Fethiye Deprem Tehlikesi Altında: Turizm Mi, Güvenlik Mi?
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...