MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi.
MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi.
KÖŞE YAZISI

Kalbinizin Gizli Savaşı: Ya Doğruluk Hükmedecek Ya Da Yalancılık Onu Sürgün Edecek! (Asla Bitmeyen O Kavga)

Serdar Cemal Hoca Serdar Cemal Hoca Yazarın tüm yazıları
26-10-2025 11:16 2 dk okuma 2.676
Paylaş:


​İnsanın kalbi, sadece bir kan pompası değil, aynı zamanda ruhun ve iradenin merkezidir. Orada, iyilik ve kötülük, nur ve zulmet sürekli bir iç mücadele halindedir. Bu derin çatışmayı asırlar öncesinden Malik b. Dinar (r.a.) hikmet dolu bir sözle özetlemiştir: "Doğruluk ile yalancılık, kalpte şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. Ta ki biri diğerini kalpten çıkarıp kovuncaya kadar kavgaları devam eder.” (Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ, 2/360; İbn Ebü’-Dünya, Kitabü’s-Samt, nr. 529). Bu makalemizde, İslami şahsiyet inşasının temel taşı olan bu mücadelenin mahiyetini, sonuçlarını ve doğruluğu kalbimizde egemen kılmanın yollarını ele alacağız.
​Doğruluk (Sıdk), sadece sözde değil, aynı zamanda niyette, amelde ve tüm hayat duruşunda samimi olmayı ifade eder. O, imandan fışkıran en büyük ahlaki fazilettir. Kalpte kök saldığında, kişinin bütün amelleri berraklaşır, sözleri bereketlenir. Doğruluk; sözde, niyette (ihlasın anahtarıdır) ve amelde (sözle fiilin uyumu) kendini gösterir. O bir ağacın kök salması gibidir; başlangıçta zayıf olsa da, kişi onun üzerine titredikçe, Allah onu artırır ve sözleri günahkârlara dahi şifa olur. Bu, aynı zamanda kurtuluşun yoludur.
​Buna karşın Yalancılık (Kizb) ise, kalpteki imanı kemiren, huzuru yok eden bir marazdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Yalan kötülüğe, kötülük de ateşe götürür" buyurarak tehlikesini işaret etmiştir. Yalan, küçük bir yalan bile olsa, bir süre sonra büyük bir güven kaybına ve kalbin Allah'tan uzaklaşmasına neden olur; adeta münafıklığın kapısını aralar. Yalancılık, kişinin ihlasını zedeler, yaptığı salih amellerin bereketini azaltır ve kalpte egemen olduğunda, o kalpteki nur azalır, yerini zulmet ve vesvese alır. Bu, tehlikeli bir kalp hastalığıdır.
​Kalpteki bu şiddetli kavga, ya doğruluğun kalıcı zaferiyle ya da yalancılığın yıkıcı egemenliğiyle sonuçlanacaktır. Unutmayalım ki, bu mücadele yaşam boyu süren bir mücahededir. Bu zaferi kazanmanın reçetesi ise şunlardır: Kalbi karartan her yalandan sonra hemen tövbe ve istiğfar ile arınmak; doğru sözlü ve sâlih insanlarla bir arada olmak, kalbe sıdk aşısı yapmak; ve son olarak kalbi daima Allah ile meşgul ederek, yalanın vesvesesine karşı bir kalkan oluşturmaktır. Unutmayalım ki "kalbinden birini kovuncaya kadar" devam edecek bu kavgada, bilinçli bir çabayla doğruluğu muhafaza etmek, dünya ve ahiret saadetinin tek yoludur. Rabb'im (c.c.) kalplerimizi sıdk ile doldursun, yalana karşı daima muhafaza etsin. (Amin)
​

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi. yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Serdar Cemal Hoca — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.