Hayatın her anında üzerimize yağan sayısız nimet var. Sağlık, nefes, aile, rızık, iman, huzur, güvenlik… Ve çoğu zaman farkına bile varmadan, Rabbimizin ikramını tüketip yaşamaya devam ediyoruz. Oysa Resûlullah (SAV) Efendimiz, bir nimetin şükrünü eda etmenin en kolay ve en güzel yolunu bize öğretmiştir:
> “Allah kuluna herhangi bir nimet verir de kul ona karşılık Elhamdülillah derse, o nimetin şükrünü ödemiş olur…”
(Hâkim, Beyhakî)
Bu müjde öylesine büyüktür ki, hadisin devamında “İkinci kez söyleyenin sevabı yenilenir, üçüncü kez söyleyenin küçük günahları bağışlanır” buyrulmuştur. İşte bu yüzden dualarımızda, tesbihlerimizde ve hamd cümlelerimizde “Elhamdülillah” üç kez tekrar edilip ardından “Rabbilâlemîn” denilmesi sünnettir. Sadece bir cümle değil; kulun, Rabbiyle bağ kurduğu en temiz şükür köprüsüdür.
Yemeğin Ardından Söylenen Hamd Cümlesi
Nimetlerin en görünür olanı yemek ve içmektir. Kişi doyduğunda sadece beden değil, nefs de tatmin olur. Ancak bir mümin bilir ki sofradaki her lokma Allah’ın ikramıdır. İnsana yakışan, nimetin sonrasında hamd etmektir. Efendimiz (SAV) buyurdular ki:
> “Doyasıya yedikten ve kana kana içtikten sonra ‘Elhamdülillahillezî et’amenâ ve sekânâ…’ diyerek hamd eden kimse, annesinden doğduğu günkü gibi temiz çıkar.”
(Nesâî, Ebû Mûsâ el-Eş’arî)
Düşünün… Bir lokmanın, bir bardak suyun ardından edilen bir hamdin, günahları silecek kadar değerli olması… Bu, Allah’ın kullarına ne büyük rahmet kapısıdır.
Peygamberimizin (SAV) Şükür Duası
Resûlullah (SAV) yemek sonrası şöyle dua ederdi:
> “Bizi yediren, içiren ve bizi Müslümanlardan eyleyen Allah’a hamdolsun.”
Bu duanın içinde üç büyük nimet saklıdır:
✅ Rızık
✅ Sıhhat
✅ Müslüman olmak
Bir mümin için bundan daha büyük nimet olabilir mi?
Hamd, Müminin Kimliğidir
Hamd, sadece dile gelen bir cümle değil; teslimiyet, farkındalık ve şükürdür.
● Varlığa hamd
● Yokluğa hamd
● Hastalığa hamd
● Şifaya hamd
● Kazanca da, kayba da hamd
Çünkü mümin bilir ki:
“Rabbim bana ne verdiyse hayır, ne alıkoyduysa yine hayırdır.”
Bugün bir bardak su içtiysen, nefes alıyorsan, ayaktaysan, imanla yaşıyorsan:
Elhamdülillah.
Üç kez söylersen:
Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah… Rabbil âlemîn.
Bu basit görünen cümle, mahşer günü önümüze dağlar kadar sevap olarak konulabilir. Hamdi terk etmek ise nimetin şükrünü terk etmektir.
Gelin bugün soframızda, yolculuğumuzda, evimizde, işimizde, hatta musibet anında bile hamdi dilimizden düşürmeyelim. Çünkü hamd eden kul, Allah’ın hoşnutluğuna yaklaşır.
Akın Tezel
Yılan Aynı Delikten İki Kere Sokmazmış
Serdar Cemal Hoca
Ortaca’da Bir Annenin Çığlığı: Mevzuat mı, Vicdan mı?
Serap'la Tatlı Sert
Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım
Cemal Demirtaş
BEŞ SAAT BEŞ SANİYE
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
Murat Mallı
Fethiye Deprem Tehlikesi Altında: Turizm Mi, Güvenlik Mi?
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...