Bundan birkaç ay önce Çalıca'da Yeni Evlerden başlayarak yol boyunca ortadaki refüjde yayaların geçmesi için bırakılmış olan aralıklar tel çekilerek kapatıldı, böylece yayaların karşıdan karşıya geçmesi engellendi. Bazı yayalar ise refüjün üstünden atlamaya çalışarak trafiği içinden çıkılmaz şekle soktu. Bunun gerekçesini belediyeye sorduğumuzda motorcuların kaza yapmasını önlemek için olduğunu söylediler. Kapatma kararı veren ise söylediklerine göre Emniyet Müdürlüğüymüş.
Konuyu gündeme getirdik, bunun yanlış olduğunu söyledik. Bizi dinleyen olmadı. Sonunda vatandaş kendi kendine bir çözüm üretti. Tel örgüler gece karanlığında bir bir söküldü. Şu anda yarıdan fazlası ortadan kaybolmuş durumda. Kalanı ise herhalde fazla bir engel oluşturmadığı için yerinde bırakıldı.
Geçtiğimiz günlerde yine Fethiye Belediyesinin öncülüğünde bir kısım ara yollarda trafiği rahatlatmak amacı ile olduğu iddia edilen düzenlemeler yapıldı. Bir kısım yollarda ortaya engeller çekilerek yol gidiş geliş olarak bölündü. Bazılarında ise yaya kaldırımı kenarına beton engeller yerleştirilerek araçların park yapması önlenmeye çalışıldı. Bu düzenlemelerin bir kısmı gerçekten yararlı oldu, bir bölümü ise trafiği rahatlatmak bir yana insanların çalışmasını engellemek dışında bir işe yaramadı.
Halkımız çoğu yerde çözümü buldu, plastik engeller bir gecede uçup gitti. Belediye ise artık uyanmıştı, plastik engeller yerine beton engeller oluşturmaya başladı.
Vatandaşı zora sokan engellemelerden biri de geçen hafta Hisarönünde yaşandı. Ata Caddesi beton ve plastik engeller aracılığı ile gidiş geliş olarak ikiye bölündü. Bunun amacı araçların yol boyunca park etmelerini önlemek olarak gösteriliyor. Ancak sonuç kötü oldu. Yol kenarında iş yeri olan dükkanlara gün boyunca ticari araçlar yanaşarak yük indirip bindiriyor. Bunlar bir iş yerinin önünde durduğunda trafik o yönde kapanıyor, arkada uzun araç kuyrukları oluşuyor. Şimdi sorsak "efendim İsviçre'de bu yükleme boşaltma işleri gece vakti yapılıyor" diye konuşurlar. Gece vakti yapılacak bu işlemin maliyetleri hangi ölçüde artıracağını düşünmezler bile. Öğrendiğimiz kadarıyla hergün iş yeri sahipleri ile bekleyen araçlar arasında tartışmalar çıkıyormuş. Bu tartışmaların fiili kavgaya dönüşmesinden endişe edilmekte.
Biz tam bu konuyu tartışırken önceki gün yeni bir haber daha düştü. Belediyeciler Paspaturdaki iş yeri sahiplerinin yola masa iskemle koyarak işgal etmelerini önlemek için dükkanların önüne bir şerit çekiyorlarmış. Bu şeridi aşanlara ihbarsız olarak ceza kesilecekmiş. Esnaf da diyor ki "bizim bu sınırlar içinde çalışma şansımız yok, kapatıp gidelim daha iyi".
Görülüyor ki belediye burada da kesip biçmeye başlamış. Doğrudur, özellikle yaya trafiği yoğun olan ana arterlerde yolun kenarına taşarsanız bunun siz dahil kimseye yararı olmaz. Müşteri yayaların arasında oturup birşeyler yemektense daha içerideki masaları tercih eder. Siz de trafiği engellemekle kalırsınız. ama Paspatur gibi insanların havaya bakıp ıslık çalarak yavaş yavaş gezindiği yerlerde herşey iç içe olmak zorundadır, bunu engelleyemezsiniz.
Biz belediyelerin toplumu ilgilendiren bu gibi ayrıntılı konularda uzman olmayan bürokratlar tarafından alınan kararlar doğrultusunda yasaklar koymasına karşıyız. Bu gibi kararlar ilgili tüm taraflarla konuşup, danışarak alınmalıdır. Örneğin Paspatur'daki dükkan sahipleriyle konuşulur, aynı zamanda sokakta dolaşanlara da sorular sorulur: "Bu masa ve iskemleler sizi rahatsız ediyor mu?. Benzer soruyu o sırada yiyip içenlere de sorarsınız "Siz dükkanın kuytu bir köşesinde mi yemek yemek istersiniz, yoksa açık bir alanda mı" diye.
O halde bu işleri kim yapacak. Biz Belediye Meclis üyelerini aydan aya toplantılara katılıp el kaldırıp indirsinler mi diye seçtik. Meclis üyeleri, hangi kuruma ait olurlarsa olsunlar, toplumla yönetim arasındaki ilişkiyi sağlamak zorundadırlar. Hergün sokaklarda dolaşıp seçmenle konuşup, onun nabzını tutmaları gerekir. Kentlerle ile ilgili alınacak kararlar bu danışmaların sonunda ortaya çıkacaktır.
Sahi, nerede bizim meclis üyelerimiz? "Yetkisiz" Salih Eroğlu olmasa kimsecikler yok ortalarda.
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR