CHP'den ayrılıp ismini Yeni Parti koydukları yeni bir siyasi parti kuran eski CHP'liler liderleri Özgür Özel öncülüğünde bir bağış kampanyası başlattılar. Kampanya kısa zamanda çok sayıda taraftar buldu ve partiye oldukça önemli miktarda bir bağış toplandı. Buna karşılık bir kısım Yeni Parti karşıtları geçtiğimiz haftalarda deprem bağışlarını kumarda harcadığı gerekçesiyle tutuklanan sanatçı Haluk Levent'in durumundan yola çıkarak Yeni Parti yöneticilerinin de topladıkları paraları kendi çıkarları için kullanacakları yolunda eleştiriye başladılar.
Biz bu görüşe katılmıyoruz. Yeni Partiye toplanan paralar parti ihtiyaçları için kullanılacaktır. Üstelik bu partiye çeşitli çevrelerden bu toplanan paraların çok üstünde yardımlar geleceğini düşünmekteyiz. Parti yöneticilerinin kampanyayı gelir elde etmekten çok üyelere bir hareket sağlamak, heyecanı ayakta tutmak amacıyla yaptıklarını düşünüyoruz. Gerçekten de Sayın Özgür Özel hemen her gün değişik yerlerde toplantı ve mitingler yaparak kitleleri coşturmayı başarıyor. Her ne kadar katılım iddia edildiği kadar yüksek değilse de hareket hep canlı.
Biz bu hareketliliği eski CHP'li kitlenin yıllardır iktidar bekleyişinde olup bir türlü iktidara gelememenin burukluğundan kurtuluşu olarak görüyoruz. Gerçi kendilerine gösterilen hedef iktidarının nasıl bir şey olacağı, programın neleri içereceği henüz belli değil; tek hedef Erdoğan'dan kurtulmak, o da bu insanlara yetiyor.
Yıllardan beri yaptığımız izlenimlere göre toplumuzun yaklaşık %25 ini oluşturan bu insanlar Tanzimattan beri sürdürülen Batılılaşma hamlelerinin ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Seküler, Batı hayranı, tahsilli ve varlıklı bu kesim günlük ekonomik sorunlardan çok iki yüz yıldır oluşturdukları bir kısım ayrıcalıklı konumlarını bırakmak istemiyorlar. Bürokrasideki güçlerini yitirmek, sıradan vatandaşlar konumuna düşmek onları korkutuyor ve bu nedenle Erdoğan karşıtlığında kenetleniyorlar.
Bir zamanlar rahmetli Ecevit'in CHP'sinin aldığı oy ve onun kitlelere verdiği mesaj çok farklı idi. Unutmayalım 1977 seçimlerinde CHP tarihindeki en yüksek oyu, %42 ile kazandı. Bu artış Ecevit'in Toprak İşleyenin, Su Kullananın biçimindeki köylüye ve işçiye hitap eden sloganlarıyla sağlandı. Daha sonraki dönemlerde CHP eski kimliğine döndü ve oy oranı %25-30 arasında salınım yapmaya başladı.
Yukarıda sözünü ettiğimiz kitle dışında kalan yaklaşık % 75 lik bir vatandaş topluluğu var. Bunların %10'u her yöne eğilebilen Kürt oyları olduğu var sayılırsa geri kalan %65 iktidardaki Ak Parti'nin ciddi bir şekilde üzerinde eğilmesi gereken kesimdir. Bu %65'in %10 kadarını MHP'ye ayırırsak geriye %55 kalır; bununda %35'i Ak Partinin olduğuna göre %20 oy nerede? İşte Ak Parti kurmayları kendilerine milliyetçi, mukaddesatçı ve benzer sıfatlar veren ve taraftarlarının çoğunun Cumhur İttifakı seçmeniyle sosyal ve siyası görüş açısından bir farkı bulunmayan bu partilerle ilgilenmek zorundadır.Bu partiler neden kurulmuştur, Cumhur İttifakı hangi hataları yapmıştır da birilerine yeni parti kurup milliyetçi oyları bölme fırsatı vermiştir diye ciddi bir şekilde ilgilenmelidir.
Önümüzdeki seçimler bir karar seçimidir. Seçmene tamam mı, devam mı diye sorulacaktır. Seçmen devam derse mesele yoktur, Türkiye istikrarlı bir şekilde ilerlemeye devam edecektir. Tamam derse ortalık karışacak, zayıf yönetimlerin elinde batmakta olan Batı'nın kuyruğuna takılıp onunla birlikte sürüklenip gidecektir.