Fethiye'de Murt deresi boyundan girip Patlangıç'a çıkan yol bir süredir Fethiye dışından gelen araçların işgali altında. Bunun nedeni de şöyle açıklanıyor: Dışarıdan gelen araçlar navigasyon yardımıyla yol buluyor. Navigasyon cihazı da bu yol boş olduğu zamanlarda Muğla yönünden gelen trafiği ana arterler yerine buraya yönlendiriyor. Aptal alet, ABD'den baktığında bu kadar aklı eriyor. Burası mahalle arasıdır, çoluk çocuk vardır, transit trafiğine uygun değildir diye düşünemiyor.
Belediyeden öğrendiğimize göre Fethiye Belediyesi bu uygulamayı değiştirmek için navigasyon şirketine başvurmuş, ama sonuç alamamış. Bunun üzerine, bunlar araçları göndermekten vaz geçmiyorlar bari yolu genişleteyim demiş. Yol kenarındaki mülk sahiplerinden arazilerinin bir kısmını belediyeye bırakmaları için olur almaya başlamış.
Sonuç ne olacak bilmem ama bu yol planlandığı gibi genişlerse bölgenin imara açılması için bir işaret fişeği olur.Siyasiler yoğun talep karşısında çaresiz kalırlar. Fethiye'nin kalan son tarımsal toprağı da elden gider. Biz Âlim Bey'in konuyu hükümet katına taşımasını ve navigasyon şirketini yola getirmesini beklerdik. Ama olmuyor,kaderimizde Fethiye trafiğinin ABD'deki bir şirketin aptal bilgisayarı tarafından düzenlenmesi de varmış. Belki başkanımızın gönlünde de buraları imara açmak yatıyordur, bilemeyiz. Fırsat bu fırsattır deyip olayın üzerine gitmemiş.
Sorun burada da bitmiyor. Aynı şirket büyük şehirlerimizin trafiğini de yönlendiriyor. Düşünelim bir kere, İsrail ile bu denli tartışma içinde olduğumuz bir dönemde İsrail Devleti bir karar alıp Türkiye'deki trafiği felç etmeye girişse, yapacağı ilk iş bu şirketteki ajanlarını harekete geçirmek olacaktır. O halde yapılması gereken ilk iş milli uydunun verileriyle çalışan, Emniyet teşkilatı ile işbirliği içinde yeni bir navigasyon sistemini devreye almaktır.
Bu konuyla ilgili eski yazılarımda örnekler vermiştim. Şimdi bir kaç örnek daha vereyim de neşelenelim. Benim oğlan uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra kesin dönüş yaparak evlendi ve Ankara'ya yerleşti. Babalığı zengin bir adam, buna son model bir araba almış. Arabanın her yerinde ışıklar yanıp sönüyor, arada bir bip bip diye sesler çıkarıyor, kendimi uçakta sandım. Çalıştaydık, oğlan seni eve götüreyim dedi. Belki yüzlerce kere kullandığı yol, Çalış-Çalıca arası. Navigasyonu açtı, ona baka baka gidiyoruz. gece vakti, etraf pek seçilmiyor. Çatalarık sapağına geldiğimizde sağa kanal yoluna döneceğine doğru devam etti. Hiç ses çıkarmadım. Bir süre gittikten sonra "Baba" dedi "amma da çok bina yapılmış sağa sola". O zaman mecburen Üzümlü yolunda olduğumuzu, o binaların da okullara ait olduğunu söyledim. O vakit gerçeği gördü ve hay aksi diyerek navigasyonu kapattı ve bildiği yoldan kısa sürede Çalıca'ya vardık.
Bir örnekle daha konuyu kapatalım. Bizim evin yanında boş bir alan var, oldukça geniş. Burası Çalıca Pazarı kurulduğunda araçların park yeri olarak kullanılıyor. Sair günlerde boş duruyor. Bir gün baktım, yanılmıyorsam O6 plaka bir araç, Direksiyonda orta yaşlı bir adam,yanında bir bayan. Turalayıp dururlar. Herhalde kadına araç kullanmayı öğretiyordur dedim. Adam yanıma yanaştı "Abi Fethiye'ye nasıl gideceğim, sıkıştım kaldım burada". Navigasyon Çatalarıktan benim eve kadar getirmiş, orada adamcağızı bırakıp gitmiş. Adam bir türlü yolu bulamıyor. Tarif ettim, teşekkür edip gitti. Yani diyeceğim şu ki, bu icada güvenirseniz sizi Bağdat yerine Şam'a bile götürür. Aman dikkat.