DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Berceste
Berceste
Giriş Tarihi : 08-08-2020 17:22

CHP HEP AYNI !

“Chp hep aynı!
  

 Aynı vesayet, aynı feraset ve aynı vasiyetle bir genel kurulu daha geride bıraktı.
    

Kılıçdaroğlu, başka adayların önünü binbir türlü ayak oyunları ile keserek tek aday olarak girdiği 37. genel kuruldan koltuğunu koruyarak çıktı.
    

Bu sonuç Bay Kemal için zafer! sayılsa da, Chp için aynı şeyi söylemek maalesef mümkün değil.
    

Bu kez taşlar yerinden oynamışa benziyor.
    

Chp bir kez daha makus muhalefet talihi ile mücadeleye, milletvekilleri de Genel Başkan’larının  densiz, dengesiz ve iftira niteliği taşıyan iddialarına hukukun belirlediği tazminatları ödeyebilmek için ellerini ceplerine atmaya devam edecekler.
    

Kurultay sonrası teşekkür konuşması için kürsüye gelen Kılıçdaroğlu zafer sarhoşluğu ile olsa gerek çapını aşan laflar da etti.
    

Türkiye’nin demokrasi, ekonomi, dış politika, toplumsal barış ve eğitim başlıklı beş temel sorunu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu bunların   çözümü için ise mucidi ve isim babası belirsiz “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi” adını verdiği 13 maddeden oluşan bir dizi sözde öneriyi de oylamaya sundu. Teşekkür konuşmasında “Kılıçdaroğlu "Herkesi kucaklayacağız. Oy verdiniz sağolun, teşekkür ederim. Verdiğiniz her oya layık olmaya çalışacağım. Hiçbiriniz unutmasın, yeri gelir 24 saat çalışırım. Bu ülkeyi huzura kavuşturmak için hiç kimseyi ötekileştirmeden 24 saat çalışacağım..." demeyi de ihmal etmedi. (Aklımıza, İstanbul belediye başkanlığı seçimleri öncesi  aynı vaadlerde bulunan E. İmamoğlu geldi.)
    

Evveliyatını bilmesek “proje adamı” zannedeceğimiz Bay Kemal yine en doğal hali ile ve ne büyük bir komedyen olduğunun farkında olmadan, söylediklerine yalnızca kendisinin inandığından habersiz, genel kurul  sahnesini izleyen bizleri gülmekten kırdı, geçirdi. Yalnızca kendisinin inandığı yalanları, asılsız vaatleri, kapasitesi yetmeyeceği için tutamayacağını adımızdan iyi bildiğimiz sözleri ardı ardına sıraladı.
  

 Chp’nin 37. genel kurulunu ve sonrası konuşmasını yaparken Bay Kemal’i görünce aklıma geçmişten bir anım geldi.
    

Çok ama çok uzun yıllar önce Konya ilimizdeki Et ve Balık Kurumunun  Müdürü olan arkadaşımın daveti üzerine kendisini ziyarete gitmiş, birlikte Et ve Balık Kurumunun tesislerini gezmiştik.Tesisleri gezerken kesimhane önündeki alana  alınan koyunların başlarına geleceklerden habersiz nasılda sakin, sessiz sıra ile içeri  girdiklerini görmüş şaşırmıştım. Okulda öğretildiği, belgesellerde izlediğim kadarı ile hayvanların iç güdüleri ile tehditleri önceden hissedebildiklerini, huysuzlaştıklarını ve bunu davranışlarına yansıttıklarını sanıyordum. Et ve Balık kurumu kesimhanesi önünde sıranın kendilerine gelmesini bekleyen koyun sürüsü içinde ne sağa sola kaçmaya çalışan, ne de direnen tek bir koyun bile yoktu. 
    

Biz, Kurban Bayramlarında  kurbanlıklarımızı kesim yapacağımız alana getirirken, zaman zaman hayvanın direnmesi ile karşılaşır, hayvana eziyet etmeden dini vazifemizi yerine getirebilmek için, hayvan istediğimiz yere kendi rızası ile gelene kadar  bir süre beklerdik.” Oysa kesimhanede koyunlar gayet sakin bir şekilde içeri,  hayatlarının son bulacağı kesimhane bölümüne giriyorlar, asla direnmeye veya geri dönmeye teşebbüs etmiyorlardı.
    

Bunun nedenini sorduğum da arkadaşım, boynuzları boyalı bir koçu işaret ederek, kesim alanına getirilen sürünün içine önce bu koçun salındığını, içerde kesim devam ederken koçun katıldığı yeni grupta  liderliği sağlayıp içeride  kesiminin tamamlanmasından sonra kesimhanenin kapısı tekrar açılır açılmaz kendisinin önde giderek kesimhaneye girdiğini, diğerlerinin de sürünün lideri diyerek onu takip ettiklerini ve içeri girenlerden sadece boynuzları boyalı koçun tekrar dışarı çıkabildiğini anlattı. O koçun görevi, peşine takılan diğer koyunları kesilecekleri yere, kesimhane içine, kasapların önüne kadar  götürmek daha sonra geri dönüp aynı şeyi diğer bekleyen koyunlara da yapmaktı.
    

Ve birkaç yıl sonra, yaşlanan bu koçun yerine yeni bir koç bulunup boynuzlarının boyandığını ve önceki koçun da tekrar çıkacağını zannederek girdiği kesimhaneden bir daha çıkamadığını,  lider koçların da ancak üç, dört sezon hayatta kalabildiğini, sonunda onların da ölüme götürdükleri diğerleri ile aynı sonu paylaştığını anlattı.
  

 Bunu neden anlattım?..
    

Bay Kemal’in Chp’deki durumu da aynen bu koça benziyor!
    

Bu sürüde “harcanmış” önceki koçları  İnönü’leri, Ecevit’leri, A. Öymen’leri, M Karayalçın’ları, H. Çetin’leri, Baykal’ları, bitiren sol siyasi kesimhanede 2023 yılında, hatta belki de daha önce  sıranın kendisine geleceğinden habersiz görünüyor.
    

Chp de her yeni genel başkan, bir önceki genel başkandan  çok daha fazla seçmenini sol siyasetin kesimhanesine kurban etmekye götürüyor ve sayılarını gittikçe azaltıyor.
    

Sürünün şimdiki Koç’u Bay Kemal kendisini kullananların gazı ile önceki genel başkanlardan daha üst vasıflara sahip olduğunu düşünüyor ve deyim yerinde ise  Chp’nin onsuz  olamayacağını sanıyor. Tabii ki yanılıyor. Onu kesimhaneye götürüp kasaba teslim edecek ve sürünün yeni lider koçu olacak ise hiç şüphesiz Chp yi perde arkasından yöneten Canan Kaftancıoğlu veya artık açık açık ona karşı tavır takınan Muharrem İnce olacak gibi görünüyor.
    

Ve bizlere de, Chp ye gönül vermiş, seçimden seçime hatırlanan biçarelere  “Sizlere tekrar geçmiş olsun.” demek düşüyor.
    

Onlar da tıpkı babaları gibi, iktidar olma hayallerine  kavuşamayacak,
    

Hayalleri çocuklarına, torunlarına miras kalacak.
    

Bir kez daha Chp’nin, Chp’linin bu duruma alışması, “mukadderat” deyip, kabullenmesi gerekecek...
    

Selam ve dua ile.

NELER SÖYLENDİ?
@
Berceste

Berceste

DİĞER YAZILARI CHP HEP AYNI ! 08-08-2020 17:22
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
9 Yaşında kızın yaşadıkları
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA