Müminler ancak kardeştir. Bu hakikat, sadece bir dini öğreti değil, aynı zamanda toplumların huzur ve barış içinde yaşamasının en güçlü teminatıdır. Kardeşlik, imanımızın ayrılmaz bir parçası, hayatımızın en önemli değerlerinden biridir. Bugün dünyanın dört bir yanında savaşların, ayrışmaların ve nefretin gölgesi büyürken bizlere düşen görev, kardeşlik bağlarımızı daha da kuvvetlendirmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Birbirinizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak” ifade etmiş, müminlerin birbirine kenetlenmesini ümmetin en büyük gücü olarak göstermiştir.
Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği bu cennet vatan, ancak kardeşlik ve dayanışma ile ayakta kalacaktır. Sevinçlerimizi paylaşmak, hüzünlerimizi birlikte göğüslemek, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmek bizleri yekvücut kılar. Anadolu’nun bin yıllık tarihinde Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkes’iyle, Arap’ıyla, Boşnak’ıyla, Gürcü’süyle ve daha nice kimliğiyle kardeşlik içinde yaşanmış, bu toprakların ruhu kardeşlik üzerine inşa edilmiştir.
Bugün ülkemizi ateş çemberine çekmek isteyenlere karşı en büyük gücümüz, kardeşliğimizdir. Köydeki çiftçinin alın teri, şehirdeki işçinin emeği, gençlerimizin hayalleri ve kadınlarımızın üretimi; hepsi bu kardeşliğin bir parçasıdır. Kardeşlik sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Birbirimizi korumak, birbirimize sahip çıkmak, birbirimizin derdini dert edinmek kardeşliğin gereğidir.
Kardeşlik olmadan huzur olmaz, kardeşlik olmadan barış olmaz, kardeşlik olmadan gelecek olmaz. Bugün İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde yaşanan acılar, kardeşliğin zayıflamasının bir sonucudur. Oysa bizler, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde sadece ülkemizde değil, bölgemizde de barışın, huzurun ve istikrarın en güçlü taşıyıcısı oluruz.
Kardeşlik, ekonomiden siyasete, kültürden sanata her alanda toplumun gelişmesini sağlar. Üretim kardeşlikle artar, paylaşım kardeşlikle güzelleşir, adalet kardeşlikle güçlenir. Yerel kalkınmada kardeşliğin rolü büyüktür. Köy kalkınırsa şehir kazanır, çiftçi kazanırsa esnaf güçlenir, kadın üretirse toplum zenginleşir, genç iş bulursa ülke geleceğe umutla bakar.
Maneviyatımız da kardeşlikle tamamlanır. İman, kardeşlik olmadan eksik kalır. Manevi bağlarımız, toplumsal huzura katkı sağlar. Birlikte kılınan namaz, birlikte edilen dua, birlikte paylaşılan iftar sofraları kardeşliğin en güzel örnekleridir.
Unutmayalım ki, karanlığın da bir değeri vardır. Gökyüzündeki yıldızları görmek için daha fazla ışığa değil, biraz daha az ışığa ihtiyacımız var. Hayatımızda da böyledir; daha az kavga, daha az nefret, daha az ayrışma… Daha çok sevgi, daha çok muhabbet, daha çok kardeşlik.
Bugün bizlere düşen görev, kardeşliğimizi korumak, sevgimizi büyütmek, muhabbetimizi çoğaltmaktır. Çünkü kardeşlik, bu toprakların en büyük gerçeği ve en güçlü teminatıdır. Kardeşlik olmadan bu topraklarda huzur olmaz, kardeşlik olmadan bu topraklarda barış olmaz, kardeşlik olmadan bu topraklarda gelecek olmaz.
Bu yazıyı kaleme alırken, tarihin bize öğrettiği en büyük dersin kardeşlik olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Kardeşlik, sadece bir slogan değil, bu toprakların gerçeğidir. Bu gerçeği yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir.