“Kaçkar’ın Zirvesinde Kararlılık, Vizyon ve Dünya Sahnesi”
Bazı şehirler vardır; doğasıyla büyüler, insanıyla ısıtır, yöneticileriyle güven verir. Rize, geçtiğimiz günlerde tam da böyle bir tablo çizdi.
Hepimiz biliyoruz, Karadeniz yağmuru ciddiye alınır. Sel riskiyle dolu bir gecede, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın öngörüsü büyük bir felaketi önledi. Zamanında alınan tahliye kararları, derelerin önceden temizlenmesi ve kurumlar arası kusursuz koordinasyon sayesinde Rize bir sınavı başarıyla geçti. Ama asıl takdir edilmesi gereken nokta şuydu: Vali Baydaş “Pes etmek kolaydı, biz zoru seçtik” diyerek programı iptal etmedi. İşte o an Rize sadece doğasıyla değil, kararlılığı ve vizyonuyla da büyüdü.
Bu vizyonun en güçlü yansıması ise Dünyanın en prestijli maratonlarından UTMB Ultra Trail oldu. Ayder Yaylası’ndaki açılış ve start töreni adeta bir kültür şölenine dönüştü. 6 kıtadan, 55 ülkeden yaklaşık 2 bin sporcu Kaçkar Dağları’na doğru koşuya hazırlanırken, tulumun sesi yankılandı. Karadeniz’in geleneksel kültürü, dünyanın dört bir yanından gelen sporculara start verdi. O an sadece bir maraton başlamadı; Rize, kültürüyle, sanatıyla, spordaki iddiasıyla dünyaya güçlü bir mesaj verdi.
Gençlik ve Spor Bakanı’nın katılımı, programın prestijini daha da yükseltti. Atmaca’nın birlik ve bütünlük simgesi olarak vurgulanması, Karadeniz’in sadece siyaset değil; kültür, sanat ve sporla da bir bütün olduğunun en güçlü kanıtıydı.
Elbette Rize’nin misafirperverliği sofralarda da kendini gösterdi. Çayeli’nde Hüsrev Lokantası’nda kuru fasulye molası, bu toprakların kültürünün sadece dağlarda, yaylalarda değil; sofralarda da yaşandığını bir kez daha hissettirdi.
Ve final… Karadenizli sanatçı Gökhancan Boşnakoğlu’nun sahne aldığı kapanış, TİMBİR’in Rize buluşmasına ruh kattı. Tulumla başlayan, sanatla biten bir yolculuk…
Ama asıl unutulmaması gereken an; Vali Bey, Belediye Başkanı, Ticaret Borsası Başkanı ve ÇAYKUR Genel Müdürü ile birlikte çayın hikâyesini dinlediğimiz özel buluşmaydı. Çay sadece bir içecek değil; bu toprakların alın teri, kültürü, yaşam biçimiydi. Bu sohbetin içinde tarihten günümüze uzanan cevaplar vardı. Hatta değerli tarihçi İlber Ortaylı’ya verilen cevap, Rize’nin kendi kimliğini koruma kararlılığının en güzel örneklerinden biriydi.
Ve elbette… TİMBİR Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa’nın “Büyük ailemiz” vurgusu, bu programın sadece bir toplantı değil; medya, kültür, spor ve dostluk köprüsü olduğunu herkese hatırlattı.
Benim için bu program dolu dolu geçen, doyamadığım bir Rize oldu.
Bir şehir düşünün: Felaketi fırsata çeviriyor, sporla kültürü buluşturuyor, yöneticileriyle güven veriyor, sofrada gönül kazanıyor, tarihten gelen değerleriyle geleceğe ışık tutuyor.
Kısacası; Rize artık sadece Karadeniz’in değil, Türkiye’nin dünyaya açılan kalbidir.
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR