Şehit cenazesinde yaşanan 5 saniyelik gülme skandalını öyle bir anlatmışlar ki, insanın bir anlığına “Acaba orada kahkaha atanlar değil, biz mi yanlış gördük?” diye sorası geliyor.
Ne de olsa, bazı kalemler 5 saniyeyi perdeleyebilmek için 5 saatlik destan yazmayı adet edinmiş.
Hadi gelin, bana yakışanı yapayım:
Tatlı Sert ama tam isabet.
1. 5 saniyeye roman yazmak yerine, o 5 saniyeyi vermemeyi öğretmek daha kolaydı
Cenaze yerinde gülüşüp espri yapanlara yazılan uzun savunmaları görünce insan düşünmeden edemiyor:
"Madem bu kadar açıklamanız vardı,
neden o 5 saniyeyi yaşadınız?"
Cevap basit:
Dikkat eksikliği + siyaset rehaveti + kamu hassasiyetini unutmak.
Bunun üzerine sos olarak eklenen savunma malzemesi:
“Doktor yasağı vardı.”
Güldürmeyin beni…
Gülme görüntüsünden çok açıklamalar güldürüyor.
Doktor yasağı dediğiniz şey, galiba sadece kameralar açılınca devreye giriyor
“Kendisi 5 saat ayakta kaldı, doktoru yasaklamıştı” deniliyor.
Peki güzel kardeşim…
Bir hafta önce Fethiye’de ve Seydikemer’de kaymakam, savcı, kurum müdürleriyle kapı kapı dolaşırken bu doktor yasağı neredeydi?
“Doktor yasağı” cenazede var,
protokol ziyaretlerinde yok,
sahada hiç yok…
Enteresan bir yasak mekanizması doğrusu!
Namaz başlamamıştı, herkes ayaktaydı savunması…
Bunun adı “savunma” değil,
olayı meşrulaştırma çabasıdır.
Cami avlusunda
– aile oradayken,
– şehidin çocukları oradayken,
– askerler oradayken,
– acı gözyaşı dökülürken
gülmek “vakit” ile değil, saygı ile ölçülür.
Kimse kusura bakmasın,
dakika hesabıyla vicdan ölçülmez.
Espri yapıldı diye tebessüm etmişlermiş…
Evet, aynen böyle demişler:
“Aramıza girdin dedik, biz de güldük…”
Peki soruyorum:
Bir şehidin önünde espri yapılır mı?
Sorunun cevabı nettir:
Hayır.
Ama bazıları hâlâ “espri masumdu” diye yazıyor.
Masum olan espri değil, zorlanan mazeretlerdir.
Asıl mesele 5 saniye değil, o 5 saniyeyi ‘temize çekmeye çalışan refleks’tir
Görüntü hatalı olabilir.
İnsanlar refleksle gülebilir, eyvallah.
Ama…
Görüntüden daha üzücü olan şey, aynı görüntüyü dakikalarca cilalayıp kamu vicdanını manipüle etme çabasıdır.
Bu millette akıl da var, vicdan da var, hafıza da var.
Kimsenin zekâsıyla dalga geçilmesine tahammül yok.
Ben bu işin ne avukatıyım, ne savcısı.
Ama gerçekleri söylemekten geri duracak da değilim.
Hata yapılmıştır.
Millet görmüştür.
Savunmasını da duymuştur.
Ama “Şehit cenazesinde tebessüm gayet normaldir” demeye çalışanlara şunu söylemeden geçmem:
Bazı şeylerin mazereti olmaz.
Saygının saati, dakikası, molası yoktur!!!
Serap'la Tatlı Sert
GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI!
Akın Tezel
Yılan Aynı Delikten İki Kere Sokmazmış
Serdar Cemal Hoca
Ortaca’da Bir Annenin Çığlığı: Mevzuat mı, Vicdan mı?
Cemal Demirtaş
BEŞ SAAT BEŞ SANİYE
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
Murat Mallı
Fethiye Deprem Tehlikesi Altında: Turizm Mi, Güvenlik Mi?
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR
Hakan'ın Kalemin'den
Sevgili Dostlar...