AK Parti, 81 ilde “Türkiye Yüzyılı” buluşmaları kapsamında sahaya indiğini ilan ederken, Muğla İl Yönetimi’nin pozisyonu dikkat çekici bir çelişki olarak ortada duruyor.
Yerel seçimlerde ağır bir tablo ile yüzleşen Muğla teşkilatı, seçimden sonra bir özeleştiri ve kucaklayıcı birlik süreci başlatmak yerine, adeta bir içe kapanma ve “koltuk muhafızlığı” politikasıyla sahaya yabancılaştı.
Teşkilatçılık Yerini Tasfiyeye Bıraktı
Kamu kurumlarındaki atamalar, görev yerlerinin belirlenmesi ve koltuk savaşları...
İl Yönetimi, saha çalışmaları yerine bu kurgulara odaklandı. Partiye yıllarca emek veren isimler dışlandı, yerel dinamikler yok sayıldı.
En son yaşanan sivil toplum tepkisi ise bu durumun bir yansımasıydı.
Eleştiri getiren, görüş beyan eden herkes, “hizipçi”, “muhalif” veya “disiplinlik” ilan ediliyor. Partiye yıllarını vermiş eski belediye başkanları, adaylar ve kanaat önderleriyle araya mesafe konuluyor.
“Onlar Gitsin, Bizimki Gelsin” Derdinden Başka Gündem Yok
Muğla’da AK Parti İl Yönetimi’nin vizyonu, adeta şu cümleyle özetlenebilir:
“O müdür gitsin, bizimki gelsin. O kurumun başına şu geçsin. O partili dursun, bu partili dışarıda kalsın.”
Oysa millet sahada, hayatın gerçekleriyle mücadele ediyor.
Genel Başkan Yardımcılarının yönlendirmesiyle tüm Türkiye’de hareketlilik artarken, Muğla’da teşkilat içine kapalı ve etkisiz durumda. İlçe başkanları sahaya cesaretle çıkamıyor; çünkü arkalarında güçlü ve yön gösteren bir İl Yönetimi yok.
Vekilleri Yok Sayan, Belediyeleri Şikayet Eden Yönetim
Partinin seçilmiş milletvekilleri yok sayılıyor, AK Partili belediye başkanları dahi İl Yönetimi üyeleri tarafından “şu yanlış yaptı” diye Ankara’ya şikayet ediliyor.
Peki bu yapı, sahada nasıl birlik sağlayacak?
Genel Merkeze Bir Çağrıdır
Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi; “biz millete rağmen değil, milletle birlikte yol yürürüz.”
Ancak Muğla’da gelinen noktada bu anlayış tamamen devre dışı kalmış durumda.
Bugün Muğla’da AK Parti’nin en büyük ihtiyacı;
• Hesap sormak değil, hesaplaşmak.
• Ötekileştirmek değil, bütünleştirmek.
• Koltuk sahipliğinden çok, dava sahipliğidir.
Eğer gerçekten sahaya inilmek isteniyorsa;
önce içerideki duvarların yıkılması,
kendi insanına yeniden güven verilmesi,
eleştiriye açık bir yönetim anlayışının hâkim olması gerekir.
Muğla’da siyaset masada değil;
sahada, halkla omuz omuza yapılır.
Ve bu gidişatla o sahaya inilecek yol, her geçen gün biraz daha kapanıyor.
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR