Bir varmış bir yokmuş…
Uzak diyarlarda, koca dağlara güvenip gölgesinde gezenler varmış.
Ama o dağların tepesine bir gün kar yağınca, gölgede gezmek şöyle dursun, altına sığınanlar titremeye başlamış.
Hani derler ya: “Güvendiğiniz dağa kar yağarsa, ayağınızdaki çarıktan utanırsınız.” İşte tam da öyle olmuş.
Bir zamanlar emirlerle, talimatlarla, sabahı selamı kesenler; şimdi er meydanının yolunu unutmuşlar.
Ama merak etmeyin… Er meydanı öyle kolay kolay kapanmaz.
Kimi, “Benim arkamda koskoca dağ var” diye böbürlenmiş.
Kimi, “Benimle selamı keserseniz ben de sizi unuturum” diye kibirlenmiş.
Ama gün gelmiş, sayılı gün devranı çevirmiş.
Ve o dağların ardında bekleyen hakikat, meydanda şaha kalkmış.
Şimdi buradan sesleniyorum:
Adresim belli, yerim yurdum belli.
O çok güvendiğiniz dağlar karla kaplansa da, ben yine buradayım.
Çünkü er meydanı, masal kahramanlarının değil; gerçeği söylemekten korkmayanların yeridir.
Bir gün, masalın sonunda hepimiz öğreneceğiz:
Gerçek yiğitler, emir ve talimatla değil, vicdan ve yürekle yol alanlardır.
Velhasıl… Masal bu ya, son söz yine bana düştü:
“Er meydanına çıkmaya cesareti olmayan, masalda bile kahraman olamaz."
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR