Bir milleti ayakta tutan değerlerin başında anneler gelir. Hele ki evladını vatan uğruna toprağa vermiş bir annenin gözyaşı, hepimizin gözyaşıdır.
Son günlerde ise “anne” kelimesinin yanına eklenen bir sıfatla uğraşıyoruz: üvey…
Oysa anneliğin özünde ne “öz” vardır, ne “üvey”…
Annelik, sadece doğurmakla değil; büyütmekle, sahip çıkmakla, evladının arkasında dimdik durmakla ölçülür.
Şehit ailelerinin yaşadığı acıyı sınıflandırmaya kalkmak, yaraya merhem sürmek yerine tuz basmaktır.
Bir annenin feryadını “bu özdü, bu üveydi” diye tartışmaya açmak, aslında toplumsal vicdanı incitmektir.
Kıssadan hisse odur ki:
Şehitlik makamı ayrım yapmaz, hepimizin yüreğini eşit acıyla sınar.
Evladın hatırasına sahip çıkan her kadın, annedir.
Bir annenin gözyaşı “öz” diye hafif, “üvey” diye ağır sayılmaz.
Bizim ihtiyacımız olan şey, ayrıştırmak değil; birleştirmektir.
Çünkü şehitler hepimizin evladı, anneler hepimizin annesidir.
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR