Serap Ülkü ile Masal Devam

Bir varmış, bir yokmuş…
Muğla diyarında, masa başında hikâye yazmakla övünen bir çakma yazar varmış.
İlk hikâyesi o kadar “beğenilmiş” ki,
prens ve kral ona ikinci bir görev vermiş:
“Şimdi sıra geldi Muğla’nın siyasi dizaynını yazmaya…”
Çakma yazar kalemini masaya vurmuş:
“Anladım.
Haritayı çıkarın, kimleri seviyorsunuz, kimleri sevmiyorsunuz söyleyin.
Ben ona göre satırları dizerim.”
Cin hemen kadehinden çıkıp masanın üstüne oturmuş:
“Birini parlat, birini karala…
Koltuk değiştireceğimiz olursa ‘liyakat’ kelimesini sıkıştır.
Ama asıl mesaj şu olsun: Kral ve prensin sevmediğini halk da sevmesin.”
Masada isimler tek tek sayılmış.
Bazılarının yanına “yükselt” yazılmış,
bazılarının üstü kırmızı kalemle çizilmiş.
Yazının girişinde “halkın sesi” denecekmiş ama aslında her satır masa başı mühendisliği olacakmış.
Çakma yazar gülmüş:
“Böyle masallar yazmaya devam edersem,
halk sandığında tercihini bizden yana yapar.
Çünkü okudukları hikâyenin kurgulandığını bilmez.”
Ve o gece masa başında yazılan ikinci hikâye,
ertesi gün köşede “Muğla’nın geleceği” başlığıyla çıkmış.
Oysa gerçekte, Muğla’nın geleceği değil,
kral ve prensin sevmediği herkesin silindiği bir listeydi.
Kıssadan Gönderme: Bazı hikâyeler halk için değil,
masanın sevmediği isimleri yok etmek için yazılır.
Dipnot: Bu hikâye, tamamen hayal ve mizah mahsulüdür; gerçek kişi ve kurumlarla bağlantısı yoktur.
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR