Siyasette bazen bir konuyu tartışmaya başlarsınız… Tam ortasına gelmişsinizdir, cümlelerinizin yankısı yeni yeni duyulmaya başlamıştır ki…
Birden bambaşka bir olay patlar!
Gazetecilikte buna “gündem değiştirme” denir.
Siyasette ise “ince sanat”…
Nasıl mı olur?
Önce yıllardır kenarda duran, tozlanmış, hatta unutulmuş bir dosya raftan indirilir.
Sonra bu dosya öyle bir zamanda servis edilir ki, herkesin gözü bir anda oraya çevrilir.
Bunu bazen bizzat rakibiniz dillendirir — siz de perde arkasında “iyi ki söyledi” dersiniz.
İşte o an, iki kuş bir taşla vurulur:
1. Eski dönemin hatası ortaya saçılır.
2. Yeni dönemin kahramanlık hikâyesi yazılır.
Ve asıl tartıştığımız konu?
Gündem?
O çoktan raftaki tozlu dosyanın içine konmuş, yerine koca bir “sağlık skandalı” manşeti yerleştirilmiştir.
Oysa mesele sadece cihazlar, kutular, depolar değildir…
Mesele, kimin ne zaman hangi bilgiyi ortaya atacağıdır.
Zamanlama, siyasette en güçlü silahtır.
Dün “birlik” mesajı verilir, bugün “skandal” manşeti atılır.
Tesadüf mü?
Siz karar verin…
Benim bildiğim şu:
Gündem değiştirmek, eski günahları unutturur ama gelecekteki doğruları garanti etmez.
Halk, sadece yeni başlığı değil, hangi başlığın hangi başlığı gölgelediğini de görmeli.
Kıssadan hisse:
Gündemi değiştirmek kolaydır; asıl zor olan, halkın aklını değiştirmektir.
Akın Tezel
Ne İş Yapar Bu Adamlar
Ayfer Kurt
Kayaköy’de Sessizliğin Sesi
Serdar Cemal Hoca
İNFAK VAKTİ
Serap'la Tatlı Sert
Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler
YUSUF POLAT
Osimhen işi çok uzadı
ERHAN DARGEÇİT
TBMM kapanmamalıdır
Hatice ATAMAN
YEMEKLERDEN SONRA UYUYORSAN DİKKAT! İNSÜLİN DİRENCİN OLABİLİR.
DR.İSMAİL TEKPINAR
HER FERT POTANSİYEL ENGELLİ ADAYIDIR