Kapatın gazetemi, susturun yayınlarımı, tehdit edin, yaftalayın…
Ama bilin ki:
Ben el etek öpen olmadım, sizin dizayn ettiğiniz kuklalardan da olmadım.
Sizin "uslu" sandığınız manşetçileri ben uzaktan izlerim, manşetimi de yüreğimle atarım!
Siz susar zannedersiniz,
Ben bağırırım!
Siz pes eder zannedersiniz,
Ben tam gaz devam ederim!
Birleşme yok, susma yok, geri adım yok!
Bu kadar baskıya rağmen hâlâ buradaysam, pes edecek son kişi benim!
O arkasına gizlendiğiniz "cin" akıllı abilerinizle dizayn etmeye çalıştığınız Muğla ve Fethiye sahnesinde ben çoktan rollerimi oynadım.
Siz daha kulis kurarken, ben o sahneden alkışlarla indim.
Ben sizin senaryolarınıza figüran olmam!
Siz ağalık oynarken, ben halkla yazdım bu hikâyeyi.
Bu da benden size son bir not:
Adalet, er ya da geç gelir;
Ama ben geldiğimde, siz çoktan perdenizi kapatmış olursunuz!
Bu da benden size son bir not:
Adalet, er ya da geç gelir;
Ama ben geldiğimde, siz çoktan perdenizi kapatmış olursunuz!
Not: Bu hikâye tamamen kurgusal ve hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla doğrudan ya da dolaylı bir ilgisi yoktur. Benzerlikler tamamen tesadüfidir.