Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset

Serap'la Tatlı Sert

31-10-2025 10:50

 

Serap’la Tatlı Sert

 

Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset

 

Siyaset, protokol salonlarında yapılan çay sohbetlerinden ibaret değildir.

Gerçek siyaset; halkın arasında, tozun toprağın içinde, çamurlu ayakkabılarla yürüyerek yapılır. Çünkü milletin derdi, koltukta değil sokaktadır.

 

Ama ne yazık ki Muğla’da siyasetin dili uzun zamandır değişti.

Artık “sahaya inmek” demek, bir açılış törenine katılıp, birkaç kare fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşmak anlamına geliyor.

Oysa siyaset, halkın kapısını çalıp “nasılsın?” diyebilme cesaretidir.

Protokol masalarında yan yana oturmak değil, halkın sofrasına misafir olabilmektir.

 

 Fotoğraf Üstü Siyaset

 

Bugün birçok siyasetçi, adeta birer sosyal medya fenomeni gibi davranıyor.

Kimi günlük rutin paylaşımını yapmadan günü tamamlamıyor:

Bir açılış, bir çiçek, bir ziyaret, bir tebessüm ve altına klasik cümle:

“Bugün de halkımızla birlikteydik…”

Oysa halkın arasında olmadan da birlikteymiş gibi görünmek mümkün artık.

Filtrelerle, kelimelerle, algılarla…

 

Ama halk o kadar saf değil.

Vatandaşın gözü, elini tutmayan siyasetçiyi hemen tanır.

Yüzüne gülüp, sırtını döneni, seçim zamanı arayıp sonra kaybolanı iyi bilir.

Siyaset, kalp kırmadan gönül kazanma işidir; fotoğraf albümü doldurma sanatı değil.

 

 Gerçek Temas Eksikliği

 

Muğla’nın köylerinde hâlâ yolu olmayan evler var.

Köylü sabah traktörün mazotuna, esnaf elektrik faturasına, gençler geleceğine dertlenirken; bazıları hâlâ protokolde oturmanın konforunda siyaset yapıyor.

Oysa siyaset makam değil, hizmet mesleğidir.

Koltuk, halka hizmet etmek için bir araçtır; kişisel reklam için değil.

 

Gerçek siyasetçi, ayağını toprağa basar; halkın dilinden anlar, derdini hisseder.

Bir köylü kadınla sohbet ederken elleri nasır tutmuşsa, işte o zaman siyaset gerçektir.

Bir gencin umutsuzluğunu görüp ona iş kapısı aralamak için çabalıyorsa, işte o zaman anlamlıdır.

 

Siyaset, Görünmek Değil, Görmek Sanatıdır

 

Bugün siyaseti “görünmek” zannedenlerin çoğu, aslında halkı “görmüyor.”

Siyaset, objektife değil, gözlere bakabilmektir.

Siyaset, mikrofonla değil, vicdanla konuşabilmektir.

Ve siyaset, alkış almak için değil, dua almak için yapılır.

 

Muğla’nın geleceği, protokol sıralarında değil, halkın yüreğinde yazılacak.

Ama o yüreğe dokunmak için önce samimiyet gerek, sonra cesaret.

Cesaret, makam sahibine değil, gönül sahibine yakışır.

 

 Son Söz

 

“Protokol gezen siyasetçiler” dönemini çok gördük.

Ama artık halkın gözünde, koltuktan değil, kalpten siyaset yapanlara ihtiyaç var.

Çünkü halk, fotoğraf değil; yüz yüze dokunuş istiyor.

Siyaset, paylaşımda değil; pazarda, tarlada, meydanda yaşanmalı.

 

Tatlısı benden, serti hayattan olsun.

Ama sözüm net:

Protokolle halkın arasına duvar ören siyaset, bu memlekette bir adım bile ileri gidemez.

 

DİĞER YAZILARI Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler 01-01-1970 03:00 Bir Teşekkürden Fazlası 01-01-1970 03:00 Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu 01-01-1970 03:00 Aynı Meslek, İki Ayrı Dünya: Yerel Medya – Elit Medya 01-01-1970 03:00 Devleti Yabancıya Şikâyet Edenin Sonu Venezuela’dır 01-01-1970 03:00 YENİ YILA DOĞRU KABİNE SİNYALLERİ 01-01-1970 03:00 Herkesin Bildiği Ama Konuşmadığı Masalar 01-01-1970 03:00 BİR RAPOR SUNULDU… PEKİ YA GERÇEKLER? 01-01-1970 03:00 Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur 01-01-1970 03:00 GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI! 01-01-1970 03:00 “Muğla’nın Mimarisini Korumak Hepimizin Sorumluluğu” 01-01-1970 03:00 Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım 01-01-1970 03:00 VURULAN MÜHÜR: Papa’nın Ziyareti Değil, Türkiye'nin Külliye’den Yükselen Liderlik Duruşu Tarihe Yazıldı 01-01-1970 03:00 “5 Saniye Masumiyet Tiyatrosu ve Doktor Yasağı Makyajı” 01-01-1970 03:00 “Yeni Prenslerin Fermanı” 01-01-1970 03:00 Algı Siyaseti Kahvehane Çayında Erir 01-01-1970 03:00 “Para Gücüyle Basın Olunmaz!” 01-01-1970 03:00 Bal da Var, İğne de… 01-01-1970 03:00 Rize Türkiye'nin Dünyaya Açılan Kalbi 01-01-1970 03:00 Prensin Saltanatı 01-01-1970 03:00 Temayül Sandığı mı, Senaryo Defteri mi? 01-01-1970 03:00 Yüzü Gülenler, Sözü Keskin Olanlar 01-01-1970 03:00 Anneye Saygı, Ayrıma Gerek Yok 01-01-1970 03:00 Kötü Adamın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Muğla İl Yönetimi Hâlâ Ayaydın’dan Medet Umuyor 01-01-1970 03:00 Masal Serimiz Devam Ediyor “Bu masal artık bitsin!” 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Masal 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Uyardı: Misafirlikten Denetim Çıkmaz 01-01-1970 03:00 Kendi Kurduğu Teşkilatla Bile Anlaşamayan İl Yönetimi 01-01-1970 03:00 Hızlı Giden At 01-01-1970 03:00 Bodrum AK Parti İlçe Danışma: Toplantı mı, Tartışma Arenası mı? 01-01-1970 03:00 Cin’in Dosyası – Masal Tadında Perde Arkası 01-01-1970 03:00 Cin’in Maskesi 01-01-1970 03:00 Pes Etmiyorum, Dalga Geçiyorum 01-01-1970 03:00 Boy Boy Manşetler, Dolar Dolu Cepler 01-01-1970 03:00 Yeni Muğla Muz Cumhuriyeti – Sessiz ve Derinden Yönetim Modeli 01-01-1970 03:00 Gündem Mühendisliği: İnce Sanat 01-01-1970 03:00 Siyaset Kurban Edilir mi? 01-01-1970 03:00 “Çakma Yazarın Üçüncü Hikâyesi – Odanın Anahtarını İsteyenler” 01-01-1970 03:00  “Çakma Yazarın İkinci Hikâyesi – Muğla Siyasi Dizayn” 01-01-1970 03:00 Muğla’da “Sahaya Kiminle İneceksiniz?” 01-01-1970 03:00 Yok Etme Talimatnamesi” Serap Ülkü ile Masal Devam 01-01-1970 03:00 Huzur Bozanlar Derneği Kuruluyor! 01-01-1970 03:00 “Prensin Hayalindeki Kumsal” Serap Ülkü ile Masal Devam 01-01-1970 03:00 “Afiş Duvarda Kaldı… Vefa İçeri Girmedi” 01-01-1970 03:00 YOK ÖYLE BEYLER! 01-01-1970 03:00 Fethiye Manzaralı Yeni Dönem: Biatlı Projeler, Sessiz İktidarlar 01-01-1970 03:00 Bir Varmış, Bir Yokmuş… Serap Ülkü ile Masal Devam 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ – Bölüm 2: Dedikoduların Gölgesinde 01-01-1970 03:00 “Torpil bitti deniyor… Ama baskı sadece şekil mi değiştirdi?” 01-01-1970 03:00 MASAL SERİSİ: KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ 01-01-1970 03:00