Siyaset yolunda yükselmenin kestirme yolları var ya hani…
Bir de o yolların başına “basın tabelası” asanlar var…
Sonradan gazete alıp, mikrofonu eline alınca “Ben medya patronuyum!” diye gezenler…
Heh, işte tam da size söylüyorum!
Bu iş öyle kolay değil beyler hanımlar…
Hele ki Muğla’da hiç değil.
Çünkü bu topraklarda gazetecilik, tabelayla değil, terle yapılır.
Bu şehirde basın emekçiliği; sıcağına, soğuğuna, fırtınasına, baskısına, susturma çabalarına göğüs germekle olur.
Paranın gücüyle basıncı olunmaz…
Bir gazete satın almakla tarafsız olunmaz…
Bir mikrofonla güven inşa edilmez…
Yıllarını bu işe vermeden, sahada ter dökmeden, “ben oldum” demekle bu camiada kimse sizi ciddiye almaz!
Hadi bakalım…
Siyaset yaptığınız partinin ilçedeki, ildeki yanlışlarını da aynı cesaretle yazın görelim.
Yoksa “tarafsız basın” naraları, sadece tribün süsü olarak kalır.
Gerçek gazetecilik; parayla satın alınmaz…
Bedeli ömürden, yürekten ve inattan ödenir.
Unutmayın…
Bu işte şov yaparsınız ama sahada tökezlersiniz.
Biz ise yıllardır burada, dimdik dururuz.