Fethiye...
Bir zamanlar rengarenk seslerin, farklı düşüncelerin özgürce yankılandığı bir liman kentiydi. Bugün ise rüzgarın yönü değişmiş gibi:
Sessizlik hâkim, ama çok şey konuşuluyor.
Yeni bir “oluşum” adıyla ortaya çıkan yapı, aslında eski bir senaryonun yeni perdesi. Amaç, basit değil: Bütün kontrolü ele geçirmek.
Nasıl mı?
Önce basın susturulmalı.
Çünkü bağımsız kalemler, akıllı sorular, yönetime karşı yazılmış manşetler; bu planın en büyük tehdit unsuru. “Sorulmasın, sorgulanmasın” isteniyor.
Ses çıkmasın, herkes usul usul baş eğsin…
Sonra sırada sivil toplum örgütleri var.
Yaklaşan oda seçimleri, bu planın ilk gerçek sahnesi olacak. Amaç, sandıktan çıkan irade değil; önceden hazırlanmış isim listeleriyle “seçim yapıyormuş gibi yapmak.”
Çünkü asıl niyet, bu yapıları halkın değil, bir merkezin yönetimine sokmak.
Başarılı olunursa?
İkinci perde çoktan yazılmış:
2026’ya kadar yerel seçimlere giden süreçte tüm etkili yapılar bir bir ele geçirilecek.
Oda başkanlıklarından dernek yönetimlerine, her yerde aynı yöntem: Güler yüz, filtre kahve ve perde arkası biat listeleri.
Ve manzara harika…
Toplantılar deniz manzaralı, söylemler samimi, projeler “katılımcı” görünümlü.
Ama içerik aynı:
Sessizce gelen bir tahakküm...
Halkı temsil etmeyen bir ağ...
Ve dışarıdan bakınca “demokrasi” gibi görünen içi boş vitrinler...
Tarih Diyor Ki:
Bir zamanlar da “Anadolu Meşruluğu” adı altında halk yönlendirildi.
Bir gazete manşetiyle padişah indirildi, halk galeyana getirildi, sistem değiştirildi.
Bugün de farklı değil.
Sadece mecmualar yerine sosyal medya, padişah yerine halk iradesi hedefte.
Serap’tan Net Cümle:
Bu oyunu biliyoruz.
Ve bu kez o sessizliğe gömülmeyecek gerçekler.
Fethiye’nin vicdanı susturulmaz.
Bir ilçenin kaderi, masa başı projelere bırakılmaz.
Kimin elinde medya gücü, kimin arkasında “gizli el” varsa; karşısında da kalemiyle dimdik duranlar var.
Unutmayın:
Basını susturmakla başlayan her proje,
halkın iradesine çarpıp dağılır.
Not: Bu hikâye tamamen kurgusal ve hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla doğrudan ya da dolaylı bir ilgisi yoktur. Benzerlikler tamamen tesadüfidir.
Serap Ülkü Özdemir
Dijital Medya ve Yayıncılar Derneği Başkanı