Muğla’da “Sahaya Kiminle İneceksiniz?”

Serap'la Tatlı Sert

07-08-2025 14:21

AK Parti, 81 ilde “Türkiye Yüzyılı” buluşmaları kapsamında sahaya indiğini ilan ederken, Muğla İl Yönetimi’nin pozisyonu dikkat çekici bir çelişki olarak ortada duruyor.

Yerel seçimlerde ağır bir tablo ile yüzleşen Muğla teşkilatı, seçimden sonra bir özeleştiri ve kucaklayıcı birlik süreci başlatmak yerine, adeta bir içe kapanma ve “koltuk muhafızlığı” politikasıyla sahaya yabancılaştı.

 Teşkilatçılık Yerini Tasfiyeye Bıraktı

Kamu kurumlarındaki atamalar, görev yerlerinin belirlenmesi ve koltuk savaşları...
İl Yönetimi, saha çalışmaları yerine bu kurgulara odaklandı. Partiye yıllarca emek veren isimler dışlandı, yerel dinamikler yok sayıldı.

En son yaşanan sivil toplum tepkisi ise bu durumun bir yansımasıydı.
Eleştiri getiren, görüş beyan eden herkes, “hizipçi”, “muhalif” veya “disiplinlik” ilan ediliyor. Partiye yıllarını vermiş eski belediye başkanları, adaylar ve kanaat önderleriyle araya mesafe konuluyor.

 “Onlar Gitsin, Bizimki Gelsin” Derdinden Başka Gündem Yok

Muğla’da AK Parti İl Yönetimi’nin vizyonu, adeta şu cümleyle özetlenebilir:

“O müdür gitsin, bizimki gelsin. O kurumun başına şu geçsin. O partili dursun, bu partili dışarıda kalsın.”

Oysa millet sahada, hayatın gerçekleriyle mücadele ediyor.
Genel Başkan Yardımcılarının yönlendirmesiyle tüm Türkiye’de hareketlilik artarken, Muğla’da teşkilat içine kapalı ve etkisiz durumda. İlçe başkanları sahaya cesaretle çıkamıyor; çünkü arkalarında güçlü ve yön gösteren bir İl Yönetimi yok.

Vekilleri Yok Sayan, Belediyeleri Şikayet Eden Yönetim

Partinin seçilmiş milletvekilleri yok sayılıyor, AK Partili belediye başkanları dahi İl Yönetimi üyeleri tarafından “şu yanlış yaptı” diye Ankara’ya şikayet ediliyor.

Peki bu yapı, sahada nasıl birlik sağlayacak?

 Genel Merkeze Bir Çağrıdır

Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi; “biz millete rağmen değil, milletle birlikte yol yürürüz.”
Ancak Muğla’da gelinen noktada bu anlayış tamamen devre dışı kalmış durumda.

Bugün Muğla’da AK Parti’nin en büyük ihtiyacı;
• Hesap sormak değil, hesaplaşmak.
• Ötekileştirmek değil, bütünleştirmek.
• Koltuk sahipliğinden çok, dava sahipliğidir.

Eğer gerçekten sahaya inilmek isteniyorsa;
önce içerideki duvarların yıkılması,
kendi insanına yeniden güven verilmesi,
eleştiriye açık bir yönetim anlayışının hâkim olması gerekir.

Muğla’da siyaset masada değil;
sahada, halkla omuz omuza yapılır.

Ve bu gidişatla o sahaya inilecek yol, her geçen gün biraz daha kapanıyor.

Not: Bu hikâye tamamen kurgusal ve hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla doğrudan ya da dolaylı bir ilgisi yoktur. Benzerlikler tamamen tesadüfidir.

DİĞER YAZILARI Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler 01-01-1970 03:00 Bir Teşekkürden Fazlası 01-01-1970 03:00 Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu 01-01-1970 03:00 Aynı Meslek, İki Ayrı Dünya: Yerel Medya – Elit Medya 01-01-1970 03:00 Devleti Yabancıya Şikâyet Edenin Sonu Venezuela’dır 01-01-1970 03:00 YENİ YILA DOĞRU KABİNE SİNYALLERİ 01-01-1970 03:00 Herkesin Bildiği Ama Konuşmadığı Masalar 01-01-1970 03:00 BİR RAPOR SUNULDU… PEKİ YA GERÇEKLER? 01-01-1970 03:00 Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur 01-01-1970 03:00 GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI! 01-01-1970 03:00 “Muğla’nın Mimarisini Korumak Hepimizin Sorumluluğu” 01-01-1970 03:00 Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım 01-01-1970 03:00 VURULAN MÜHÜR: Papa’nın Ziyareti Değil, Türkiye'nin Külliye’den Yükselen Liderlik Duruşu Tarihe Yazıldı 01-01-1970 03:00 “5 Saniye Masumiyet Tiyatrosu ve Doktor Yasağı Makyajı” 01-01-1970 03:00 “Yeni Prenslerin Fermanı” 01-01-1970 03:00 Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset 01-01-1970 03:00 Algı Siyaseti Kahvehane Çayında Erir 01-01-1970 03:00 “Para Gücüyle Basın Olunmaz!” 01-01-1970 03:00 Bal da Var, İğne de… 01-01-1970 03:00 Rize Türkiye'nin Dünyaya Açılan Kalbi 01-01-1970 03:00 Prensin Saltanatı 01-01-1970 03:00 Temayül Sandığı mı, Senaryo Defteri mi? 01-01-1970 03:00 Yüzü Gülenler, Sözü Keskin Olanlar 01-01-1970 03:00 Anneye Saygı, Ayrıma Gerek Yok 01-01-1970 03:00 Kötü Adamın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Muğla İl Yönetimi Hâlâ Ayaydın’dan Medet Umuyor 01-01-1970 03:00 Masal Serimiz Devam Ediyor “Bu masal artık bitsin!” 01-01-1970 03:00 Er Meydanında Masal 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ Uyardı: Misafirlikten Denetim Çıkmaz 01-01-1970 03:00 Kendi Kurduğu Teşkilatla Bile Anlaşamayan İl Yönetimi 01-01-1970 03:00 Hızlı Giden At 01-01-1970 03:00 Bodrum AK Parti İlçe Danışma: Toplantı mı, Tartışma Arenası mı? 01-01-1970 03:00 Cin’in Dosyası – Masal Tadında Perde Arkası 01-01-1970 03:00 Cin’in Maskesi 01-01-1970 03:00 Pes Etmiyorum, Dalga Geçiyorum 01-01-1970 03:00 Boy Boy Manşetler, Dolar Dolu Cepler 01-01-1970 03:00 Yeni Muğla Muz Cumhuriyeti – Sessiz ve Derinden Yönetim Modeli 01-01-1970 03:00 Gündem Mühendisliği: İnce Sanat 01-01-1970 03:00 Siyaset Kurban Edilir mi? 01-01-1970 03:00 “Çakma Yazarın Üçüncü Hikâyesi – Odanın Anahtarını İsteyenler” 01-01-1970 03:00  “Çakma Yazarın İkinci Hikâyesi – Muğla Siyasi Dizayn” 01-01-1970 03:00 Yok Etme Talimatnamesi” Serap Ülkü ile Masal Devam 01-01-1970 03:00 Huzur Bozanlar Derneği Kuruluyor! 01-01-1970 03:00 “Prensin Hayalindeki Kumsal” Serap Ülkü ile Masal Devam 01-01-1970 03:00 “Afiş Duvarda Kaldı… Vefa İçeri Girmedi” 01-01-1970 03:00 YOK ÖYLE BEYLER! 01-01-1970 03:00 Fethiye Manzaralı Yeni Dönem: Biatlı Projeler, Sessiz İktidarlar 01-01-1970 03:00 Bir Varmış, Bir Yokmuş… Serap Ülkü ile Masal Devam 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ – Bölüm 2: Dedikoduların Gölgesinde 01-01-1970 03:00 “Torpil bitti deniyor… Ama baskı sadece şekil mi değiştirdi?” 01-01-1970 03:00 MASAL SERİSİ: KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ 01-01-1970 03:00