Türkiye’de yürürlüğe giren yeni yangın güvenliği yasası, Muğla’nın turizm bölgelerinde beklenmedik ve derin mağduriyetlere yol açtı.
Sorun yine aynı noktada düğümleniyor:
Yatay mimariye sahip ruhsatlı otellerin, yüksek katlı şehir otelleriyle aynı kurallara tabi tutulması.
Oysa Muğla’nın mimari kimliği bütünüyle farklı…
Muğla’nın otellerinin 3’te 2’si “bütük otel” tarzında
Fethiye, Marmaris, Bodrum hattındaki tesislerin büyük çoğunluğu 2–3 katlı, bahçe içi, açık koridorlu, yatay mimaride yapılmış durumda.
Bu tesislere yangın merdiveni eklemek çoğu yerde:
İmarı deliyor,
Binanın duvar sistemini bozuyor,
Projeyi teknik olarak uygulanamaz hâle getiriyor.
Yeni zorunlu “yanmaz kapılar” Muğla mimarisini yok ediyor
Yasanın en tartışmalı maddelerinden biri olan yanmaz oda kapısı zorunluluğu, Muğla’nın mimari karakteriyle doğrudan çelişiyor.
Çünkü Muğla’nın bütük otellerinin çoğunda:
Açık koridor sistemi var,
Odalar ahşap kapı, ahşap panjur,
İç mekânlar doğal masif ağaç kullanılarak inşa edilmiş durumda.
Bu kapıların tamamının sökülüp çöpe atılması, bölgede on yıllardır korunan mimari kimliğin kaybı anlamına geliyor.
En dramatik örnek: Gökova – Akyaka mimarisi yok olacak
Akyaka’nın mimari dokusu, rahmetli Nail Çakırhan’ın 1983 Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık görülen tasarım felsefesiyle oluşmuştur.
Ahşap tavanlar, oyma kapılar, panjurlar, çıkmalar…
Bu yapıya “metal yanmaz kapı” takılması, Akyaka’nın ruhunun yok olması demek.
Mimarisiyle dünya ödülü almış bir bölgenin kapılarının sökülüp atılması; kültürel bir kayıp, mimari bir yıkımdır.
Otelcilerin talebi: Güvenlikten kaçmak değil, gerçekçi uygulama
Ruhsatlı işletmeler diyor ki: “Güvenlikten kaçmıyoruz.
Ama binamıza uygun olmayan malzeme ve zorunluluklar kültürel ve mimari kimliği yok ediyor.”
Otelciler alternatif güvenlik yöntemlerini hatırlatıyor:
Yanmaz boya,
Alev geciktirici kaplama,
Otomatik söndürme sistemleri,
Duman ve ısı sensörleri,
Açık koridorlarda yönlendirmeli kaçış planları.
Tek tip kural, tek tip sonuç doğurur: Yıkım
Muğla’nın turizmi çeşitlidir.
Fethiye başka, Bodrum başka, Akyaka bambaşka bir mimariye sahiptir.
Ancak yeni yasa hepsine aynı formülü uyguluyor.
Bu da:
Mimarinin yok olmasına,
Tesislerin ekonomik olarak zarar görmesine,
Turizm kimliğinin zedelenmesine yol açıyor.
Sonuç:
Otelciler kaçak yapıyı savunmuyor.
Otelciler güvenlikten kaçmıyor.
Otelciler sadece “Muğla mimarisini, kültürünü ve ruhsatlı işletmelerin hakkını koruyacak akılcı çözümler” istiyor.
MuğlaTürk olarak bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
#MuğlaTürk #YangınYasası #YatayMimari #MuğlaMimarisi #Akyaka #NailÇakırhan #TurizmTesisleri #YangınGüvenliği #MuğlaTurizmi #BütükOtel #MuğlaÖzelHaber





































