Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine sayılı günler kala, mevcut başkan ve Mavi Grup adayı Osman Çıralı’nın söylemleri ile icraatları arasındaki uçurum, artık görmezden gelinecek boyutu çoktan aşmış durumda. Ekranlarda “biz bir aileyiz, biz beraberiz, her kesimin başkanıyız” diyen bir başkan portresi çizen Çıralı’nın, aynı ekranlarda kendisini eleştiren gazetecilere “kalemşör” diyerek had bildirmeye çalışması, seçim kaybetme korkusunun en somut göstergesidir.
Kamuoyunun yakından takip ettiği 4’lü Masa programında sarf ettiği sözler, Çıralı’nın “birleştirici başkan” imajının ne kadar yapay olduğunu ortaya koymuştur. Programda, hakkında yapılan eleştirilerin “altı boş” olduğunu savunan Çıralı, basını “silah gibi kullanmakla” ve “kalemşörlük yapmakla” suçlamıştır. Kendisini eleştiren köşe yazarları için çevresindeki insanlara “Seçilirsem onlar odaya adım bile atamayacaklar” dediği iddia edilen bir zihniyetin, billboardlarda “her kesimin başkanıyız” yazması, Fethiye halkına ve oda üyelerine yapılmış en büyük saygısızlıktır. Bu tavır, seçmenin iradesine değil, yalnızca koltuğu kaybetme korkusuna işaret etmektedir.
İki Dönem, Sıfır Eser: Fethiye Esnafı Artık Bıktı
Osman Çıralı, 2018 yılından bu yana FTSO Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Geride kalan iki dönemde Fethiye’ye kazandırılan somut projelerin bilançosu içler acısıdır. Seçim dönemlerinde büyük bir coşkuyla duyurulan Fethiye Sualtı Tarih Parkı ve Seydikemer Süt Sığırcılığı OSB gibi projelerin tamamı ya rafa kaldırılmış ya da “tahsis aşamasında” denilerek yıllarca oyalanmıştır.
Fethiye Sanayi Sitesinin Taşınması: Yıllardır Bitmeyen Hikâye
Gelelim Fethiye’nin en kronik sorunlarından birine: Sanayi sitesinin şehir dışına taşınması. Bu proje, neredeyse on yıldır gündemde olmasına rağmen tek bir çivinin çakılamadığı, lafta kalan bir vaatten ibarettir.
Fethiye Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın 2014 yılında yaptırdığı bilimsel araştırmada, sanayi sitesinin altyapı, trafik ve yetersiz alan sorunları net bir şekilde ortaya konmuş; rapor Muğla Büyükşehir Belediyesi ile paylaşılmasına rağmen ilerleyen süreçte hiçbir mesafe alınamamıştır. Muğla Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü yetkilileri, şehir merkezinde dar bir alana sıkışmış sanayi sitesinin çalışanlar ve çevrede yaşayan vatandaşlar için ciddi sağlık riskleri taşıdığını, MUSKİ yetkilileri ise altyapısı bulunmayan sanayi sitesinden denize taşınan atık yağ ve kimyasalların Fethiye Körfezi’nde deniz kirliliğine neden olduğunu açıkça belirtmiştir. Yani sanayi sitesinin taşınması, sadece esnafın değil, tüm Fethiye’nin meselesidir.
Peki Çıralı yönetimi bu konuda ne yapmıştır? 2019 yılında Güney Ege Kalkınma Ajansı’ndan (GEKA) alınan hibeyle bir fizibilite etüdü hazırlatılmıştır. Rapor hazırlanmış, paydaş toplantıları yapılmış, alternatif yerler araştırılmıştır. Ancak yıllar geçmiş, somut adım atılmamıştır. Ta ki 2026 yılına kadar… Nihayet 2026 Şubat’ında Fethiye-Seydikemer Karma Sanayi Sitesi için arazinin orman vasfının kaldırılmasına ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Nisan 2026’da ise sanayi sitesinin Yakacık Köyü’nde kurulacağı açıklanmıştır.
Ancak dikkat çeken bir detay vardır: Çıralı, 2024 yılındaki açıklamasında kooperatifin hedefinin “eski sanayi sitesini taşımak değil, yeni bir sanayi sitesi kurulması” olduğunu söylemiştir. Yani bir yandan “sanayi sitesi taşınacak” diyerek kamuoyunu bekletirken, diğer yandan aslında taşıma değil, yeni bir site kurma projesi yürütmektedir. Bu çelişki, Fethiye esnafının kafasını karıştırmakta ve projenin samimiyetini sorgulatmaktadır. Üstelik 2014’te yapılan araştırmadan bu yana 12 yıl geçmiş, 2019’daki fizibilite raporundan bu yana 7 yıl geçmiş, orman vasfı kararından bu yana ise henüz tahsis süreci bile tamamlanamamıştır. Çıralı, Nisan 2026’daki genel kurulda hâlâ “Bundan sonraki hedefimiz, tahsis sürecinin hızla tamamlanmasıyla birlikte proje safhasına geçmek” demektedir. Yani iki dönem boyunca tahsis bile bitirilememiş, proje aşamasına geçilememiştir.
Fethiye esnafı, iki dönemin ardından artık sonuç istiyor. Sanayi sitesi taşınmadıkça trafik sıkışıklığı çözülmeyecek, körfez kirliliği önlenmeyecek, esnafın yer sıkıntısı giderilmeyecektir. “İki dönemde yapamadıklarını üçüncü dönemde de yapamayacağı” gerçeği, artık seçmenin bilinçaltına kazınmıştır. Çıralı’nın ekranlardaki öfkeli ve suçlayıcı üslubu, aslında bu başarısızlığın itirafından başka bir şey değildir.
“Ya Olduğun Gibi Görün, Ya Göründüğün Gibi Ol”
Fethiye halkı artık şunu çok iyi biliyor: Makam da mevki de gelip geçicidir; baki olan sadece dürüstlüktür. Bir başkan, kendisini eleştiren köşe yazarları için çevresindeki insanlara “Seçilirsem onlar odaya adım bile atamayacaklar” diyorsa, orada ne aileden ne de birliktelikten söz edilebilir. O koltuk, Fethiye’nin ortak aklını temsil etmek için vardır; kişisel iktidar hesaplarının ve eleştiriye tahammülsüzlüğün aracı değildir.
Osman Çıralı’nın seçim kaybetme korkusu, söylemlerine öyle yansımıştır ki, artık eleştiriye tahammülü kalmamıştır. Ancak unutulmamalıdır ki korkunun ecele faydası yoktur. 17 Ekim 2026’da sandık başına gidecek olan FTSO üyeleri, artık “birleştirici”, “toparlayıcı” ve “herkesin başkanı olacak” bir yönetim arayışındadır. Fethiye esnafı, “kalemşör” diyerek eleştirmenleri susturmaya çalışan, kendisini eleştiren köşe yazarları için çevresindeki insanlara “seçilirsem odaya adım bile atamayacaklar” diyen, sanayi sitesini iki dönemdir taşıyamayan bir anlayışa değil; kendisine hesap veren, dürüst ve birleştirici bir başkana oy verecektir. Çünkü bu şehir, korku siyasetini değil, hak edilen hizmeti istiyor.