MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi.
MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi.
KÖŞE YAZISI

FTSO Seçimleri: Ekran Düellosu mu, Sandık Mücadelesi mi?

Serdar Cemal Hoca Serdar Cemal Hoca Yazarın tüm yazıları
13-10-2026 14:51 3 dk okuma 30
Paylaş:

 

Ekranda kılıç sallamak kolay, asıl düello sandıkta!

Düello ekranda olmaz, sahada olur. Ekranda kılıç sallamak kolaydır. Asıl marifet, seçmenin karşısına çıkmak, sorularına yanıt vermek ve sandıkta güvenini kazanmaktır.

Demokrasinin gerçek sahnesi televizyon ekranları değil, sandıktır. Seçmen iradesini mührüyle ortaya koyar. İster beyaz bir sayfa açar ister geçmişin hesabını sorar. Son sözü adaylar değil, seçmen söyler.

Ekranda ne kadar görünür olursanız olun, sahada karşılığınız yoksa koltuk hayalden ibaret kalır.

Gelelim Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) seçimlerine…

Düello İsteyen Önce Kapısını Açsın

Mevcut başkan ve Mavi Grup’un adayı Osman Çıralı’nın televizyon ekranında düello yapmak istediği konuşuluyor.

Peki, bu düelloda ne anlatılacak?

Hangi proje savunulacak? Hangi icraatın hesabı verilecek? Oda üyelerinin yıllardır gündeme getirdiği sorunlara hangi somut yanıtlar sunulacak?

Bunlar, ekran karşısına geçmeden önce yanıtlanması gereken sorular.

Çünkü üyelerin beklentisi yalnızca bir televizyon programı izlemek değil. Üyeler, kendilerini yönetenlerin karşısına çıkmasını, sorunlarını dinlemesini ve sorularına açık yanıtlar vermesini istiyor.

Geçmiş seçim döneminde çorbacı dükkânının kapalı olduğu, bu seçim sürecinde ise seçim ofisinin günlerdir kapalı bulunduğu yönündeki eleştiriler de tartışmanın bir parçası.

Elbette bir dükkânın ya da seçim ofisinin kapalı olması tek başına bir yönetimin performansını ölçmez. Ancak üyelerle iletişim, ulaşılabilirlik ve hesap verebilirlik konusunda soru işaretleri oluşuyorsa bunların yanıtlanması gerekir.

Düello isteyen adayın önce üyelerin karşısına çıkması, kapısını açması ve sorulara yanıt vermesi beklenir.

Kapalı kapılar ardında üyelerin güveni kazanılmaz. Ekranda söylenen sözler de sahadaki eksikliklerin yerini tutmaz.

İki Dönemin Ardından Hangi Sorular Yanıt Bekliyor?

FTSO seçimleri yalnızca adayların birbirleriyle yarıştığı bir süreç değil. Aynı zamanda mevcut yönetimin faaliyetlerinin değerlendirileceği bir dönem.

Oda üyelerinin soruları açık:

Aidat gelirleri hangi hizmetler için kullanıldı? Açıklanan projeler hangi aşamaya geldi? Tamamlanan çalışmalar hangileri? Beklentileri karşılamayan projeler varsa bunun gerekçesi ne?

Bu sorulara verilecek yanıtların sloganlardan değil, somut bilgilerden oluşması gerekiyor.

İki dönem boyunca görev yapan bir yönetim, geçmiş çalışmalarını ortaya koyabilmeli. Tamamlanan projeleri, devam eden işleri ve geciken hedefleri üyelerine açıkça anlatabilmeli.

Bir televizyon programı elbette bu tartışmaya katkı sağlayabilir. Adayların projelerini anlatması ve soruları yanıtlaması önemlidir. Ancak ekranın asıl işlevi, karşılıklı söz düellosu yapmak değil, üyelerin karar verirken ihtiyaç duyduğu bilgileri ortaya koymak olmalıdır.

Çünkü üyeler yalnızca kimin daha iyi konuştuğuna değil, kimin ne yaptığına da bakacaktır.

Ekran Başka, Saha Başka

Televizyon ekranında iddialı cümleler kurmak kolaydır. Kameralar karşısında kendinizi anlatabilir, projelerinizi sıralayabilir, rakibinize sorular yöneltebilirsiniz.

Peki, aynı açıklık oda üyelerinin karşısında da gösterilebiliyor mu?

Esnafın, sanayicinin ve oda üyelerinin sorunları dinleniyor mu? Sorulara doğrudan yanıt veriliyor mu? Üyeler, yönetim faaliyetleri hakkında yeterince bilgilendiriliyor mu?

Düellonun anlamı burada ortaya çıkar.

Gerçek bir yüzleşme, yalnızca iki adayın karşılıklı konuşması değildir. Geçmişin, projelerin, verilen sözlerin ve gerçekleşen işlerin üyelerin önünde değerlendirilmesidir.

Bu nedenle televizyon tartışması isteniyorsa, bunun şeffaf ve eşit koşullarda yapılması; her iki adayın da projelerini anlatmasına ve sorulara yanıt vermesine imkân tanıması gerekir.

Ama unutulmamalı: Ekran, üyelerle kurulan ilişkinin yerine geçemez.

Son Sözü Ekran Değil, Sandık Söyler

FTSO seçimlerinde karar verecek olanlar oda üyeleridir. Kimin görevine devam edeceğine, kimin yeni bir dönem için yetki alacağına üyeler karar verecek.

Hiçbir adayın ekrandaki görünürlüğü, tek başına sandıktaki desteğinin göstergesi değildir. Aynı şekilde eleştiriler de seçmenin kararını önceden belirlemez. Belirleyici olan, üyelerin değerlendirmesi ve iradesidir.

Osman Çıralı ve diğer adaylar için asıl mesele, bu iradeye hangi projelerle, hangi somut sonuçlarla ve hangi yönetim anlayışıyla seslenecekleridir.

Üyeler geçmiş dönemin hesabını sorabilir, yeni dönem için farklı beklentiler ortaya koyabilir. Adaylardan da bu sorulara açık, anlaşılır ve mümkün olduğunca somut yanıtlar vermeleri beklenir.

Çünkü seçim, yalnızca koltuk yarışı değildir. Aynı zamanda güvenin, temsilin ve hesap verebilirliğin sınavıdır.

Ve bu sınavın sonucu televizyon stüdyosunda değil, sandıkta belli olur.

Düello ekranda değil, sandıkta.

Kapıları açmak, üyeleri dinlemek ve yapılan işlerin hesabını vermek isteyenler için söz de meydan da açık. Son sözü ise yine seçmen söyleyecek.

Mührüyle.

Çünkü demokraside son nokta, en yüksek sesle konuşanın değil, seçmenin iradesiyle konulur.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi. yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Serdar Cemal Hoca — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.