https://www.muglaturk.com/files/uploads/user/bea3c20edb84a0dd83a99a9a7274bc67-343a974db8cd3242350e.jpg
Serap'la Tatlı Sert

“Yeni Prenslerin Fermanı”

31-10-2025 11:14 2372 kez okundu.

 

 

 

Bir varmış bir yokmuş…

Uzak değil, tam da şehrin göbeğinde bir krallık varmış. Bu krallıkta bir zamanlar kalemiyle dağları titreten bir yazar yaşarmış. Halk, onun kelimeleriyle gerçeği görür, karanlık köşeler aydınlanırmış.

 

Ama bir gün…

Tahtın etrafında fısıldaşmalar başlamış. Parayı eline alan birkaç “yeni prens”, sarayın perdelerini kapatmış. “Fermanı biz yazarız, kalemi biz kırarız, hesabı biz keseriz” demişler kendi aralarında.

Tahta değil ama gölgelere oturmuşlar.

 

Sonra bir sabah, yazarın masasına sessizce bir mühür bırakılmış:

— “Artık susacaksın…” demiş mühür.

Ama unuttukları bir şey varmış: Kalem susmazdı. Kırılan kalem, bir gün daha keskin geri dönerdi.

 

Yeni prensler fermanlarını yazarken, halk sessizce izliyormuş. Derken bir gün…

Gökyüzünde bir rüzgâr esmiş. Kırılan kalemin sesi, fermanın üstüne kazınmış:

 

> “Gerçeği mühürleyemezsiniz…”

 

 

 

Ve prenslerin fermanı rüzgârla savrulmuş giderken, kalem yeniden yazmaya başlamış.

 

Masal bu ya…

Ferman onların olabilir… ama tarihi yazan kalem, her zaman gerçeğin yanında olurmuş.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler Bir Teşekkürden Fazlası Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu Aynı Meslek, İki Ayrı Dünya: Yerel Medya – Elit Medya Devleti Yabancıya Şikâyet Edenin Sonu Venezuela’dır YENİ YILA DOĞRU KABİNE SİNYALLERİ Herkesin Bildiği Ama Konuşmadığı Masalar BİR RAPOR SUNULDU… PEKİ YA GERÇEKLER? Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI! “Muğla’nın Mimarisini Korumak Hepimizin Sorumluluğu” Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım VURULAN MÜHÜR: Papa’nın Ziyareti Değil, Türkiye'nin Külliye’den Yükselen Liderlik Duruşu Tarihe Yazıldı “5 Saniye Masumiyet Tiyatrosu ve Doktor Yasağı Makyajı” Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset Algı Siyaseti Kahvehane Çayında Erir “Para Gücüyle Basın Olunmaz!” Bal da Var, İğne de… Rize Türkiye'nin Dünyaya Açılan Kalbi Prensin Saltanatı Temayül Sandığı mı, Senaryo Defteri mi? Yüzü Gülenler, Sözü Keskin Olanlar Anneye Saygı, Ayrıma Gerek Yok Kötü Adamın Hikâyesi Muğla İl Yönetimi Hâlâ Ayaydın’dan Medet Umuyor Masal Serimiz Devam Ediyor “Bu masal artık bitsin!” Er Meydanında Masal Yapay Zekâ Uyardı: Misafirlikten Denetim Çıkmaz Kendi Kurduğu Teşkilatla Bile Anlaşamayan İl Yönetimi Hızlı Giden At Bodrum AK Parti İlçe Danışma: Toplantı mı, Tartışma Arenası mı? Cin’in Dosyası – Masal Tadında Perde Arkası Cin’in Maskesi Pes Etmiyorum, Dalga Geçiyorum Boy Boy Manşetler, Dolar Dolu Cepler Yeni Muğla Muz Cumhuriyeti – Sessiz ve Derinden Yönetim Modeli Gündem Mühendisliği: İnce Sanat Siyaset Kurban Edilir mi? “Çakma Yazarın Üçüncü Hikâyesi – Odanın Anahtarını İsteyenler”  “Çakma Yazarın İkinci Hikâyesi – Muğla Siyasi Dizayn” Muğla’da “Sahaya Kiminle İneceksiniz?” Yok Etme Talimatnamesi” Serap Ülkü ile Masal Devam Huzur Bozanlar Derneği Kuruluyor! “Prensin Hayalindeki Kumsal” Serap Ülkü ile Masal Devam “Afiş Duvarda Kaldı… Vefa İçeri Girmedi” YOK ÖYLE BEYLER! Fethiye Manzaralı Yeni Dönem: Biatlı Projeler, Sessiz İktidarlar Bir Varmış, Bir Yokmuş… Serap Ülkü ile Masal Devam KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ – Bölüm 2: Dedikoduların Gölgesinde “Torpil bitti deniyor… Ama baskı sadece şekil mi değiştirdi?” MASAL SERİSİ: KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ