https://www.muglaturk.com/files/uploads/user/bea3c20edb84a0dd83a99a9a7274bc67-343a974db8cd3242350e.jpg
Serap'la Tatlı Sert

Bir Varmış, Bir Yokmuş… Serap Ülkü ile Masal Devam

25-07-2025 19:23 2790 kez okundu.

 

Bir varmış, bir yokmuş... Evvel zaman içinde, sahte gülücükler ve gerçek niyetlerin kol gezdiği Harikalar Kumsalı adlı büyülü bir diyar varmış. Bu kumsal o kadar güzelmiş ki, ay ışığında gümüş gibi parlar, sabah güneşinde altın gibi parıldarmış.

Halk demiş ki: "Bu yer Tanrı'nın hediyesi... Herkesindir!" Ama sarayın içinde başka planlar varmış.

Kral, tahtın bir köşesinde üzgünce oturan oğluna bakmış. Prens, zamanında saray hazinesini boşaltmış, büyük hatalar yapmış, şimdi ise kendini yeniden parlatmak istiyormuş. Kral gülümsemiş: "Üzülme evladım, sana Harikalar Kumsalı'nı veriyorum. Hem kayıplarını telafi edersin, hem de halk seni unutur..."

Prens gözlerini açmış, kurnazca sırıtmış. 3 altın kesesiyle gidip kumsalı almış. Ama sonra... 50 bin altın kesesi karşılığında başka diyarlardan gelen birine "devretmiş gibi" yapmış.

Saray neşe içinde kutlama yaparken, halk şunu sormuş: "Bu kumsal artık bizim değil mi? Ne oldu?" Sarayın tellalı cevap vermiş: "Kumsal her zaman halkındır... Sadece geçici olarak emanet edilmiştir!"

Ve işte böyle... Sahte bir prens, gerçek altınlarla, açılmayan kapıları açmış. Borçlarını silmiş, itibarını tazelemiş, ama halkın gözünde sadece masalın kötü karakteri olmuş.

Masal burada bitmedi... Çünkü sahneye artık Serap Ülkü çıkıyor. Geceleri kalemiyle, gündüzleri sesiyle masalın perdesini aralayan güçlü bir kadın...

Ve fısıltılar diyor ki: "Bu masalda iyi olan her zaman kazanır. Ama önce yalanlar biter, sonra masal güzelleşir..."

Not: Bu hikâye tamamen kurgusal ve hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla doğrudan ya da dolaylı bir ilgisi yoktur. Benzerlikler tamamen tesadüfidir.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler Bir Teşekkürden Fazlası Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu Aynı Meslek, İki Ayrı Dünya: Yerel Medya – Elit Medya Devleti Yabancıya Şikâyet Edenin Sonu Venezuela’dır YENİ YILA DOĞRU KABİNE SİNYALLERİ Herkesin Bildiği Ama Konuşmadığı Masalar BİR RAPOR SUNULDU… PEKİ YA GERÇEKLER? Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI! “Muğla’nın Mimarisini Korumak Hepimizin Sorumluluğu” Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım VURULAN MÜHÜR: Papa’nın Ziyareti Değil, Türkiye'nin Külliye’den Yükselen Liderlik Duruşu Tarihe Yazıldı “5 Saniye Masumiyet Tiyatrosu ve Doktor Yasağı Makyajı” “Yeni Prenslerin Fermanı” Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset Algı Siyaseti Kahvehane Çayında Erir “Para Gücüyle Basın Olunmaz!” Bal da Var, İğne de… Rize Türkiye'nin Dünyaya Açılan Kalbi Prensin Saltanatı Temayül Sandığı mı, Senaryo Defteri mi? Yüzü Gülenler, Sözü Keskin Olanlar Anneye Saygı, Ayrıma Gerek Yok Kötü Adamın Hikâyesi Muğla İl Yönetimi Hâlâ Ayaydın’dan Medet Umuyor Masal Serimiz Devam Ediyor “Bu masal artık bitsin!” Er Meydanında Masal Yapay Zekâ Uyardı: Misafirlikten Denetim Çıkmaz Kendi Kurduğu Teşkilatla Bile Anlaşamayan İl Yönetimi Hızlı Giden At Bodrum AK Parti İlçe Danışma: Toplantı mı, Tartışma Arenası mı? Cin’in Dosyası – Masal Tadında Perde Arkası Cin’in Maskesi Pes Etmiyorum, Dalga Geçiyorum Boy Boy Manşetler, Dolar Dolu Cepler Yeni Muğla Muz Cumhuriyeti – Sessiz ve Derinden Yönetim Modeli Gündem Mühendisliği: İnce Sanat Siyaset Kurban Edilir mi? “Çakma Yazarın Üçüncü Hikâyesi – Odanın Anahtarını İsteyenler”  “Çakma Yazarın İkinci Hikâyesi – Muğla Siyasi Dizayn” Muğla’da “Sahaya Kiminle İneceksiniz?” Yok Etme Talimatnamesi” Serap Ülkü ile Masal Devam Huzur Bozanlar Derneği Kuruluyor! “Prensin Hayalindeki Kumsal” Serap Ülkü ile Masal Devam “Afiş Duvarda Kaldı… Vefa İçeri Girmedi” YOK ÖYLE BEYLER! Fethiye Manzaralı Yeni Dönem: Biatlı Projeler, Sessiz İktidarlar KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ – Bölüm 2: Dedikoduların Gölgesinde “Torpil bitti deniyor… Ama baskı sadece şekil mi değiştirdi?” MASAL SERİSİ: KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ