https://www.muglaturk.com/files/uploads/user/bea3c20edb84a0dd83a99a9a7274bc67-343a974db8cd3242350e.jpg
Serap'la Tatlı Sert

KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ – Bölüm 2: Dedikoduların Gölgesinde

17-07-2025 09:39 3167 kez okundu.

Küçük Prens hastalanınca, sarayda sular iyice ısınmıştı…

Kral öfkeliydi, vezir telaşlıydı, halk ise kime inanacağını bilemez olmuştu.

Ama bir kişi vardı ki, olan biteni sadece izlemekle kalmamış, içine biraz da “fitne tozu” serpmişti.

Sarayın gülücükler saçan ama dili zehirli soytarısı…

Kralın emriyle görevlendirilmişti sözde ama... Soytarı bu görevi kendi kıskançlığıyla harmanlamıştı. “Bu hayal Prens’in değilmiş...”

“Bir başkasından çalıntıymış...”

“Zaten prens hasta, bu hayalin altından kalkamazmış...”

Dedikodular önce sarayın mutfağında kaynamaya başladı. Sonra meclis salonunun perdelerinden süzüldü dışarı.

Bazı eski dostlar sessizce gülümsedi, bazıları ise “Biz zaten biliyorduk” diye baş salladı. Kiminin sırtı kalındı, kiminin yüreği dardı... Ama herkes bir şekilde sustu.

Soytarı bu sessizliği fırsat bildi.

Çarşıda gezdi, manavla konuştu, fısıltıyı hanlara taşıdı. “Bu şehir yakamozla değil, yalanla kurulacak” dedi, arkasına gizli güçlerin gölgesini alarak.

Ama bilmediği bir şey vardı:

Sarayın en eski aynası bile bir gün dile gelir.

Ve o ayna, kimlerin nerede ne rol oynadığını, hangi listelerin nasıl hazırlandığını, hangi sofrada kimlerin kadeh tokuşturduğunu bir bir fısıldar zamanı geldiğinde...

Küçük Prens’in düşü henüz ölmemişti. Sadece sessizliğe gömülmüştü.

Ama sessizliğin içinden yükselecek yeni bir ses vardı... Ve o ses, bekliyordu.

Arkası yarın…

Not: Bu hikâye tamamen kurgusal ve hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla doğrudan ya da dolaylı bir ilgisi yoktur. Benzerlikler tamamen tesadüfidir.

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler Bir Teşekkürden Fazlası Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu Aynı Meslek, İki Ayrı Dünya: Yerel Medya – Elit Medya Devleti Yabancıya Şikâyet Edenin Sonu Venezuela’dır YENİ YILA DOĞRU KABİNE SİNYALLERİ Herkesin Bildiği Ama Konuşmadığı Masalar BİR RAPOR SUNULDU… PEKİ YA GERÇEKLER? Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI! “Muğla’nın Mimarisini Korumak Hepimizin Sorumluluğu” Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım VURULAN MÜHÜR: Papa’nın Ziyareti Değil, Türkiye'nin Külliye’den Yükselen Liderlik Duruşu Tarihe Yazıldı “5 Saniye Masumiyet Tiyatrosu ve Doktor Yasağı Makyajı” “Yeni Prenslerin Fermanı” Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset Algı Siyaseti Kahvehane Çayında Erir “Para Gücüyle Basın Olunmaz!” Bal da Var, İğne de… Rize Türkiye'nin Dünyaya Açılan Kalbi Prensin Saltanatı Temayül Sandığı mı, Senaryo Defteri mi? Yüzü Gülenler, Sözü Keskin Olanlar Anneye Saygı, Ayrıma Gerek Yok Kötü Adamın Hikâyesi Muğla İl Yönetimi Hâlâ Ayaydın’dan Medet Umuyor Masal Serimiz Devam Ediyor “Bu masal artık bitsin!” Er Meydanında Masal Yapay Zekâ Uyardı: Misafirlikten Denetim Çıkmaz Kendi Kurduğu Teşkilatla Bile Anlaşamayan İl Yönetimi Hızlı Giden At Bodrum AK Parti İlçe Danışma: Toplantı mı, Tartışma Arenası mı? Cin’in Dosyası – Masal Tadında Perde Arkası Cin’in Maskesi Pes Etmiyorum, Dalga Geçiyorum Boy Boy Manşetler, Dolar Dolu Cepler Yeni Muğla Muz Cumhuriyeti – Sessiz ve Derinden Yönetim Modeli Gündem Mühendisliği: İnce Sanat Siyaset Kurban Edilir mi? “Çakma Yazarın Üçüncü Hikâyesi – Odanın Anahtarını İsteyenler”  “Çakma Yazarın İkinci Hikâyesi – Muğla Siyasi Dizayn” Muğla’da “Sahaya Kiminle İneceksiniz?” Yok Etme Talimatnamesi” Serap Ülkü ile Masal Devam Huzur Bozanlar Derneği Kuruluyor! “Prensin Hayalindeki Kumsal” Serap Ülkü ile Masal Devam “Afiş Duvarda Kaldı… Vefa İçeri Girmedi” YOK ÖYLE BEYLER! Fethiye Manzaralı Yeni Dönem: Biatlı Projeler, Sessiz İktidarlar Bir Varmış, Bir Yokmuş… Serap Ülkü ile Masal Devam “Torpil bitti deniyor… Ama baskı sadece şekil mi değiştirdi?” MASAL SERİSİ: KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ