https://www.muglaturk.com/files/uploads/user/bea3c20edb84a0dd83a99a9a7274bc67-343a974db8cd3242350e.jpg
Serap'la Tatlı Sert

Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset

31-10-2025 10:50 1909 kez okundu.

 

Serap’la Tatlı Sert

 

Protokol Gezen Siyasetçiler, Halktan Uzak Siyaset

 

Siyaset, protokol salonlarında yapılan çay sohbetlerinden ibaret değildir.

Gerçek siyaset; halkın arasında, tozun toprağın içinde, çamurlu ayakkabılarla yürüyerek yapılır. Çünkü milletin derdi, koltukta değil sokaktadır.

 

Ama ne yazık ki Muğla’da siyasetin dili uzun zamandır değişti.

Artık “sahaya inmek” demek, bir açılış törenine katılıp, birkaç kare fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşmak anlamına geliyor.

Oysa siyaset, halkın kapısını çalıp “nasılsın?” diyebilme cesaretidir.

Protokol masalarında yan yana oturmak değil, halkın sofrasına misafir olabilmektir.

 

 Fotoğraf Üstü Siyaset

 

Bugün birçok siyasetçi, adeta birer sosyal medya fenomeni gibi davranıyor.

Kimi günlük rutin paylaşımını yapmadan günü tamamlamıyor:

Bir açılış, bir çiçek, bir ziyaret, bir tebessüm ve altına klasik cümle:

“Bugün de halkımızla birlikteydik…”

Oysa halkın arasında olmadan da birlikteymiş gibi görünmek mümkün artık.

Filtrelerle, kelimelerle, algılarla…

 

Ama halk o kadar saf değil.

Vatandaşın gözü, elini tutmayan siyasetçiyi hemen tanır.

Yüzüne gülüp, sırtını döneni, seçim zamanı arayıp sonra kaybolanı iyi bilir.

Siyaset, kalp kırmadan gönül kazanma işidir; fotoğraf albümü doldurma sanatı değil.

 

 Gerçek Temas Eksikliği

 

Muğla’nın köylerinde hâlâ yolu olmayan evler var.

Köylü sabah traktörün mazotuna, esnaf elektrik faturasına, gençler geleceğine dertlenirken; bazıları hâlâ protokolde oturmanın konforunda siyaset yapıyor.

Oysa siyaset makam değil, hizmet mesleğidir.

Koltuk, halka hizmet etmek için bir araçtır; kişisel reklam için değil.

 

Gerçek siyasetçi, ayağını toprağa basar; halkın dilinden anlar, derdini hisseder.

Bir köylü kadınla sohbet ederken elleri nasır tutmuşsa, işte o zaman siyaset gerçektir.

Bir gencin umutsuzluğunu görüp ona iş kapısı aralamak için çabalıyorsa, işte o zaman anlamlıdır.

 

Siyaset, Görünmek Değil, Görmek Sanatıdır

 

Bugün siyaseti “görünmek” zannedenlerin çoğu, aslında halkı “görmüyor.”

Siyaset, objektife değil, gözlere bakabilmektir.

Siyaset, mikrofonla değil, vicdanla konuşabilmektir.

Ve siyaset, alkış almak için değil, dua almak için yapılır.

 

Muğla’nın geleceği, protokol sıralarında değil, halkın yüreğinde yazılacak.

Ama o yüreğe dokunmak için önce samimiyet gerek, sonra cesaret.

Cesaret, makam sahibine değil, gönül sahibine yakışır.

 

 Son Söz

 

“Protokol gezen siyasetçiler” dönemini çok gördük.

Ama artık halkın gözünde, koltuktan değil, kalpten siyaset yapanlara ihtiyaç var.

Çünkü halk, fotoğraf değil; yüz yüze dokunuş istiyor.

Siyaset, paylaşımda değil; pazarda, tarlada, meydanda yaşanmalı.

 

Tatlısı benden, serti hayattan olsun.

Ama sözüm net:

Protokolle halkın arasına duvar ören siyaset, bu memlekette bir adım bile ileri gidemez.

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Muğla’da Hesaplaşma Dili Siyaseti Zehirler Bir Teşekkürden Fazlası Tarihin Sıfır Noktasında Birlik Ruhu Aynı Meslek, İki Ayrı Dünya: Yerel Medya – Elit Medya Devleti Yabancıya Şikâyet Edenin Sonu Venezuela’dır YENİ YILA DOĞRU KABİNE SİNYALLERİ Herkesin Bildiği Ama Konuşmadığı Masalar BİR RAPOR SUNULDU… PEKİ YA GERÇEKLER? Gücün Yanında Duranlar, Zamanı Gelince Görünür Olur GERÇEK YATIRIM DOSYALARI AÇILDI… HAYAL PROJELER SINIFTA KALDI! “Muğla’nın Mimarisini Korumak Hepimizin Sorumluluğu” Ortaca’da 3 Çocuk Annesi Hasret’in Sesi Olalım VURULAN MÜHÜR: Papa’nın Ziyareti Değil, Türkiye'nin Külliye’den Yükselen Liderlik Duruşu Tarihe Yazıldı “5 Saniye Masumiyet Tiyatrosu ve Doktor Yasağı Makyajı” “Yeni Prenslerin Fermanı” Algı Siyaseti Kahvehane Çayında Erir “Para Gücüyle Basın Olunmaz!” Bal da Var, İğne de… Rize Türkiye'nin Dünyaya Açılan Kalbi Prensin Saltanatı Temayül Sandığı mı, Senaryo Defteri mi? Yüzü Gülenler, Sözü Keskin Olanlar Anneye Saygı, Ayrıma Gerek Yok Kötü Adamın Hikâyesi Muğla İl Yönetimi Hâlâ Ayaydın’dan Medet Umuyor Masal Serimiz Devam Ediyor “Bu masal artık bitsin!” Er Meydanında Masal Yapay Zekâ Uyardı: Misafirlikten Denetim Çıkmaz Kendi Kurduğu Teşkilatla Bile Anlaşamayan İl Yönetimi Hızlı Giden At Bodrum AK Parti İlçe Danışma: Toplantı mı, Tartışma Arenası mı? Cin’in Dosyası – Masal Tadında Perde Arkası Cin’in Maskesi Pes Etmiyorum, Dalga Geçiyorum Boy Boy Manşetler, Dolar Dolu Cepler Yeni Muğla Muz Cumhuriyeti – Sessiz ve Derinden Yönetim Modeli Gündem Mühendisliği: İnce Sanat Siyaset Kurban Edilir mi? “Çakma Yazarın Üçüncü Hikâyesi – Odanın Anahtarını İsteyenler”  “Çakma Yazarın İkinci Hikâyesi – Muğla Siyasi Dizayn” Muğla’da “Sahaya Kiminle İneceksiniz?” Yok Etme Talimatnamesi” Serap Ülkü ile Masal Devam Huzur Bozanlar Derneği Kuruluyor! “Prensin Hayalindeki Kumsal” Serap Ülkü ile Masal Devam “Afiş Duvarda Kaldı… Vefa İçeri Girmedi” YOK ÖYLE BEYLER! Fethiye Manzaralı Yeni Dönem: Biatlı Projeler, Sessiz İktidarlar Bir Varmış, Bir Yokmuş… Serap Ülkü ile Masal Devam KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ – Bölüm 2: Dedikoduların Gölgesinde “Torpil bitti deniyor… Ama baskı sadece şekil mi değiştirdi?” MASAL SERİSİ: KÜÇÜK PRENS’İN HAYALLERİ