FTSO seçimlerinde Beyaz Grup adayı Kemal Hıra ve ekibi, 13 meslek komitesinin tamamını kazanarak yönetime geldi. Sandıktan çıkan sonuç, yalnızca yeni bir yönetimin seçilmesi değil; sekiz yıllık dönemin, yerine getirilemeyen vaatlerin ve üyelerin beklentilerinin yeniden tartışılması anlamına geliyor.
Bazen kelimelerin gücü, makam odalarının kalın kapılarından ve televizyon ekranlarından çok daha etkili olur. Bazen de söylenecek son sözü ne bir başkan ne de bir köşe yazarı söyler. Son sözü sandık söyler.
Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) seçimleri yapıldı. Beyaz Grup Başkan Adayı Kemal Hıra ve ekibi, 13 meslek komitesinin tamamını kazanarak seçimi 13-0’lık sonuçla tamamladı.
Bu tablo, Fethiye iş dünyasında yeni bir dönemin başlangıcı. Aynı zamanda geride kalan sekiz yılın değerlendirilmesi için de önemli bir fırsat.
Çünkü seçimler yalnızca geleceğe ilişkin vaatlerin yarıştığı süreçler değildir. Geçmişte verilen sözlerin, yapılan çalışmaların ve üyelerde oluşan memnuniyetin de sınandığı anlardır.
ELEŞTİRDİK DİYE “KALEMŞÖR” İLAN EDİLDİK
Hafızalarımızı tazeleyelim.
Seçim sürecinde katıldığımız bir televizyon programında FTSO’nun sekiz yıllık yönetimini eleştirdik. Fethiye’nin daha fazla zaman kaybetmeye tahammülü olmadığını, üyelerin artık vaatlerden çok somut sonuçlar görmek istediğini söyledik.
Bu değerlendirmelerimiz nedeniyle dönemin FTSO Başkanı Osman Çıralı’nın eleştirilerine hedef olduk ve “kalemşör” olarak nitelendirildik.
Oysa gazetecinin görevi, yöneticilerin hoşuna gidecek cümleler kurmak değildir. Görevi; sorulması gereken soruları sormak, verilen sözleri takip etmek ve kamuoyunun bilgi edinme hakkını savunmaktır.
Bir yönetimin icraatlarını eleştirmek kişisel düşmanlık değildir. Tam tersine, hesap verebilirliğin ve demokratik denetimin doğal bir parçasıdır.
Biz de bu süreçte Fethiye esnafının ve tüccarının beklentilerini gündeme taşıdık. Tamamlanmayan projeleri, yanıt bekleyen soruları ve üyelerin dile getirdiği sorunları yazdık.
Bugün ortaya çıkan seçim tablosu, bu tartışmaların yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Ancak 13-0’lık sonucu yalnızca bir gazetecinin yazdıklarına bağlamak da doğru olmaz. Sandıkta oy kullanan üyelerin her birinin kendine özgü gerekçeleri vardı.
Kesin olan şu: FTSO üyeleri tercihlerini yaptı ve odanın yönetiminde değişim gerçekleşti.
GÜÇLÜNÜN KARŞISINDA SORU SORABİLMEK
Gazetecilik, yalnızca kimsenin itiraz etmediği konuları yazmak değildir. Asıl sorumluluk, eleştirinin zorlaştığı zamanlarda da soruları gündemde tutabilmektir.
Seçim sürecinde yönetime ilişkin eleştirilerimizi dile getirirken bazı meslektaşlarımızın aynı konulara girmediğini gördük. Bunun nedenini kesin olarak bilemeyiz. Her gazetecinin kendi yayın politikası, öncelikleri ve değerlendirme biçimi vardır.
Ancak bir yönetici tarafından gazetecilere yönelik sert ifadeler kullanıldığında, meslek örgütlerinin ve basın mensuplarının mesleki ilkeler konusunda ortak bir tutum sergilemesi önemlidir.
Gazetecilikte ölçü, kimin eleştirildiği değil, eleştirinin hangi bilgi ve belgelere dayandığıdır. Bir gazetecinin ilan alıp almaması, yazdıklarının doğruluğunu belirlemez. Aynı şekilde bir eleştirinin doğru kabul edilmesi için de kanıta dayanması gerekir.
Bizim açımızdan mesele, kimin yanında fotoğraf verdiğimiz değil, kimin sorusunu gündeme taşıdığımızdır.
SEÇİM BİTTİ, ŞİMDİ ZAFER FOTOĞRAFI ZAMANI
Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte siyasi ve mesleki dengeler değişti. Yeni yönetimle birlikte fotoğraf vermek, tebrik mesajları yayımlamak ve başarı dilemek elbette olağan.
Ancak seçimden önce sessiz kalanların, sonuç açıklandıktan sonra birdenbire en yüksek sesle konuşmaya başlaması da kamuoyunun dikkatinden kaçmıyor.
Dün tartışmalı konulara girmeyenlerin bugün yeni yönetimin yanında görünmek istemesi, gazetecilikte tutarlılık meselesini gündeme getiriyor.
Burada kimsenin yeni yönetimi tebrik etmesine itirazımız yok. Kemal Hıra ve ekibinin seçim başarısını kutlamak da son derece doğal. Asıl mesele, seçimden önce sorulmayan soruların seçimden sonra da sorulup sorulmayacağıdır.
Gazetecinin görevi, yalnızca kazananın yanında durmak değil; kazanan yönetime de gerektiğinde soru sorabilmektir.
Bugün yeni yönetimin yanında fotoğraf verenlerin, yarın alınan kararları da aynı açıklıkla sorgulayıp sorgulamayacağını zaman gösterecek.
Çünkü bağımsız gazetecilik, yalnızca eski yönetime karşı eleştirel olmakla değil, yeni yönetime karşı da aynı mesafeyi korumakla mümkündür.
ÜYELERDEN GELEN TEŞEKKÜRLERİN DEĞERİ
Seçim sürecinde bazı FTSO üyelerinin ve esnafın yanımıza gelerek yazılarımız ve gündeme taşıdığımız konular nedeniyle teşekkür etmesi bizim için anlamlıydı.
Bir gazeteci için en önemli karşılık, yazdıklarının toplumda karşılık bulduğunu görmek ve insanların kendilerini ifade edebildiğini hissetmesidir.
Bununla birlikte gazetecilikte başarı, yalnızca teşekkür almakla ölçülmez. Asıl ölçü; haberin doğruluğu, soruların kamu yararına olması ve eleştirinin belgelerle desteklenmesidir.
Bizim için önemli olan da budur. Kişiler değişebilir, yönetimler değişebilir; ancak kamu yararını önceleme sorumluluğu değişmez.
KEMAL HIRA’YI ZORLU BİR DÖNEM BEKLİYOR
FTSO’nun yeni başkanı Kemal Hıra’yı ve Beyaz Grup ekibini tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz.
Ancak 13 komitenin tamamını kazanmak, yalnızca büyük bir seçim başarısı değil, aynı zamanda önemli bir sorumluluk anlamına geliyor.
Yeni yönetimin önünde çözüm bekleyen sorunlar, geliştirilmesi gereken projeler ve üyelerin karşılanmasını beklediği talepler var. Seçim döneminde dile getirilen vaatlerin takvime bağlanması, alınan kararların şeffaf biçimde paylaşılması ve üyelerle düzenli iletişim kurulması, yeni dönemin temel başlıkları arasında yer almalı.
Fethiye iş dünyasının ihtiyacı, yalnızca yönetim değişikliği değil; sonuç üreten, hesap veren ve üyelerinin sorunlarına çözüm arayan bir oda yönetimidir.
Bu nedenle yeni yönetimi de aynı ölçütlerle değerlendireceğiz. Yapılan doğru işleri takdir edecek, eksikleri gördüğümüzde soracak ve yanıt bekleyen konuların peşini bırakmayacağız.
Çünkü gazetecilikte taraf, bir yönetim veya aday değil; kamu yararıdır.
SANDIK KONUŞTU, ŞİMDİ SIRA İCRAATTA
FTSO seçimleri geride kaldı. Kemal Hıra ve ekibi yeni dönemin sorumluluğunu üstlendi. Osman Çıralı döneminin bilançosu ise önümüzdeki süreçte de tartışılmaya devam edecek.
Bu seçim sonucundan herkes kendine bir ders çıkarabilir. Eski yönetim, üyelerin neden değişim istediğini değerlendirebilir. Yeni yönetim, aldığı desteğin sorumluluğunu üstlenebilir. Basın mensupları da seçim öncesi ve sonrasında sergiledikleri tutarlılığı gözden geçirebilir.
Bizim için mesele, seçimden sonra kimin yanında durduğumuz değil, seçimden önce hangi soruları sorduğumuz ve bundan sonra da hangi soruları sormaya devam edeceğimizdir.
Sandık konuştu. Şimdi sıra icraatta.
Fethiye’nin kaybedecek zamanı yok. Üyelerin beklentileri, seçim meydanlarında verilen sözlerin çok ötesinde. Yeni yönetimden beklenen, bu güveni somut sonuçlara dönüştürmesi.
Biz de dün olduğu gibi bugün ve yarın da sorularımızı sormaya devam edeceğiz.
Çünkü makamlar değişir, isimler değişir; gazeteciliğin kamuya karşı sorumluluğu değişmez.
Vesselam.