DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Akın Tezel
Akın Tezel
Giriş Tarihi : 10-04-2020 12:48

Çince Öğreniyoruz

Şu corona virüs Çin'den geldi ya, bu ülkede birden ilgi odağı oldu. Başladık Çin ile ilgili haberleri gündemin ilk sırasına oturtmaya. Bu Çin merakı bana da bulaştı; Çin coğrafyası, kültürü, tarihi, ekonomisi üzerine yayınlar okuyup izlemeye başladım.

İnternet Çin tarafından işgal edilmiş durumda. Çin'i tanıtan birçok kanal çeşit çeşit yayınlar yapıyor. Bunların hepsi de Çin devletinin gözetimi altında bilinçli bir şekilde hazırlanmış. Amaç Çin'i ve Çinlileri dünyaya sevdirmek.

Bu işi Amerikalılar da yapıyor, ama onların yöntemi farklı. Yolladıkları sinema filimleri ile, çeşitli müzik türleri ile bilinç altımızda bir bağımlılık oluşturmaya çalışıyorlar. Tabii siyasette de bağıra bağıra demokrasi vurgusu yapmaları kulaklarımızı tırmalıyor.

Çinliler ise açık açık biz buyuz diyorlar. İlk başta bilinç altına hitap etmek gibi bir yöntem kullanmadıkları sanılıyorsa onların başka bir hilesi var. Çok bilinen, çok etkili klasik bir yöntem uyguluyorlar; bütün tanıtımlarını güzel ve şirin Çinli kızlar aracılığı ile yapıyorlar.

Önceki gün aklıma esti, bir deneyeyim dedim. Acaba Çince öğrenebilir miyim? Sokağa çıkmak yok, bari bir iş yapalım. İnternette adı Yo Yo mu, Çi Çi mi anımsayamadığım bir Çinli kız var, Çince öğretiyor. Kısa boylu, şebek suratlı bir şey. Devamlı sırıtıyor, yerinde duramıyor, hep dişlerini gösteriyor. Önce bir kelimenin İngilizcesini söylüyor, sonra bunun Çincesini yazılış ve okunuşu ile birlikte tekrarlıyor. Baktım "su" kelimesinin Çincesi aynen Türkçedeki gibi "su". Ancak "u" harfinden sonra "i" ile "e" arası bir ses çıkarıp kelimeyi uzatıyorlar, suei  gibi bir şey oluyor.  Evladım, bir iş yaptın şunu düzgün söylesene su diye; uzatmaya ne gerek var?

Her neyse , kız daha sonra bu sözcükle cümle kurmaya başladı. O zaman işler karıştı. Yağı bitmiş makina gibi sesler çıkarmaya başladı Çinli güzel. O kadar hızlı konuşuyordu ki, izlemek mümkün değil. Kulaktan değil, yazıdan izlemeye çalışsan her kelime için ayrı bir şekil var, malum. Çince okuyup yazabilmek için hepsi de örümcek ağına benzeyen yaklaşık 20 bin şekil ezberlemek zorundasınız.

Baktım benim dilim dönmüyor, bu işi yapamayacağımı anladım. Çince öğrenme sevdam da başlamadan bitti. Bilmem siz ne düşünürsünüz bu konuda.

İşin bir de Türkiye'yi, özellikle de Fethiye'yi ilgilendiren kısmı var. Çin bu hafta itibarı ile virüs nedeniyle uyguladığı karantinayı kaldırıp normal yaşantısına döndü. Bu demektir ki muazzam üretim çarkları yine eski hızıyla dönmeye başlayacak. Buna karşılık başta ABD olmak üzere tüm batı ülkelerinin bu krizi ne zaman atlatacakları henüz belli değil. En iyi durumda bile bu yaz sonuna kadar yerlerinden kıpırdayacak durumda olmayacaklar gibi görünüyor. Türkiyemiz de önlemleri iyi uygularsa yaz başında feraha çıkacak diye düşünüyorum. Bu iki ülkeye henüz virüs hızlı bir şekilde ilerlemeyen Rusya da eklenirse dünya ticareti ve özellikle turizmi Asya ve Afrika ülkeleri arasında hızlanacak .

Böyle bir ortamda ilişki kurduğumuz ülkelerin dilini bilmek önem taşıyor. Şimdiye kadar tanıştığımız Çinliler genellikle zengin, okumuş tabakadan. Bunların çoğu İngilizce biliyor. Ya şimdi bundan sonra farklı kesimlerden Asyalı turistler gelmeye başlarsa onlarla nasıl anlaşacağız?

Bir de şu sıkıntı var. Bizim millet bol para harcayan İngiliz, Alman, Avrupalı turiste alışmış. Yavaş yavaş da Ruslara alışıyor. Ama Çinliler bir başka, öyle kolay kolay para harcamıyor. Dört kişi bir kap yemek ısmarlayıp önce bir süre bu yemek üzerinde tartışarak gözleriyle doyuyor, sonra hepsi ellerine birer kaşık alıp yemeği paylaşıyorlar.  Bunlara pazarda bir şeyler satmak da çok zor. Eskiden ucuz Çin mallarını alıp, fiyatını katlayarak Avrupalı turistlere satardık. Şimdi Çin malını Çinlilere nasıl satacağız.

Ancak şunu unutmayalım; her milletin farklı gelenekleri, farklı tercihleri vardır. Çinlilerin de mutlaka meraklı oldukları, ama kendi ülkelerinde bulamadıkları bir kısım şeyler vardır. Belki de bunların bir kısmı Türkiye'de mevcuttur. Örneğin bu adamlar paraşütle atlamayı çok seviyor. İşte bizim turizmcilerin de bu günlerdeki boş zamanlarında bir araştırma yapıp Çinliler ne sever, nelerden hoşlanır bunu iyice bellemeleri lâzım. Yaz gelip, işler açılınca karşılaşacakları ilk turistlerin Çinli olacağı kesin gibi görünüyor. Çinceyi kıvıramasak dahi hiç olmazsa bu insanların ne istediklerini bilip hazırlığımızı ona göre yapmamız gerekiyor.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
9 Yaşında kızın yaşadıkları
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA