MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi.
MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi.
ANKARA

Abdullah Eren: "Rumlar tarafından katledilen 126 Türk için müze yaptık"      

TİKA Başkanı Abdullah Eren, Türkiye Basın federasyonu tarafından gerçekleştirilen “Anadolu Soruyor” programında kurumun yurt dışında yürüttüğü kalkınma projelerinden tarihî eser restorasyonlarına, Kıbrıs’ta yaşanan katliamların hafızalarda yaşatılmasına ve Türk dünyasına yönelik çalışmalara kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Abdullah Eren: "Rumlar tarafından katledilen 126 Türk için müze yaptık"      
Paylaş:

                                                                                     

Eren, TİKA’nın 53 ülkede 57 ofisi bulunduğunu ve her yıl 100’den fazla ülkede faaliyet yürüttüğünü söyledi. TİKA Başkanı Eren: Kıbrıs’ta yaşanan katliamların gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Tarihî olayların toplumsal hafızada korunmasının önemini vurgulayan Eren, özellikle 1974 yılında Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde yaşanan katliamın yeterince bilinmediğini düşündüğünü söyledi. Eren’in aktardığına göre, söz konusu üç köyde 14 Ağustos 1974’te 126 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında 66 çocuk bulunduğunu belirten Eren, olayın ardından toplu mezarlara defnedilen kişilerin kimliklerinin yıllar içerisinde DNA çalışmalarıyla tespit edilmeye başlandığını anlattı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Anadolu Soruyor programına konuk olarak kurumun uluslararası faaliyetlerini, Türkiye’nin kalkınma tecrübesini farklı ülkelere aktarma çalışmalarını ve Türk dünyasıyla tarihî ve kültürel bağların güçlendirilmesine yönelik projelerini anlattı.
Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, Çay TV Genel Müdürü Hasan Yavuz Bakır ve Kanal Fırat Genel yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık’ın sorularını yanıtlayan Eren, TİKA’nın yalnızca insani yardım faaliyetleri yürüten bir kuruluş olmadığını belirterek eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık, kamu altyapısı ve tarihî eserlerin restorasyonu gibi pek çok alanda projeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

"Toplumsal Hafıza İiçin Müzeler Önemli"

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmaları kapsamında kimlik tespitlerinin 2017 yılından itibaren sürdüğünü ifade eden Eren, hayatını kaybedenlerin anısının yaşatılması ve yaşananların gelecek nesillere aktarılması amacıyla müze çalışması gerçekleştirdiklerini söyledi.
Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde yaşananları anlatan müzenin açılışının 18 Eylül’de Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla gerçekleştirildiğini aktaran Eren, bu yıl kimlikleri tespit edilen 15 şehidin defin törenlerine de üst düzey katılım sağlandığını belirtti.
Eren, tarihî olayların unutulmaması için eğitim, aile içi aktarım ve müzelerin önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak toplumsal hafızanın korunması gerektiğini ifade etti.-Kıbrıs’taki katliamların unutulmaması için müze çalışması yapıyoruz.
“TİKA, Anadolu’nun değerlerini dünyaya taşıyor”
TİKA’nın 1992 yılında kurulduğunu hatırlatan Eren, kurumun kuruluş sürecinin Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Balkanlar’daki siyasi değişimlerle yakından ilişkili olduğunu belirtti. Türkiye’nin özellikle Türk cumhuriyetleri ve Balkanlar başta olmak üzere tarihî ve kültürel bağlarının bulunduğu coğrafyalarla ilişkilerini yeniden güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
TİKA’nın temelinde dayanışma, paylaşma ve başkalarının ihtiyaçlarına duyarlılık anlayışının bulunduğunu dile getiren Eren, Türkiye’nin tarihî birikimini ve kalkınma tecrübesini farklı coğrafyalara aktarmaya çalıştıklarını söyledi.
Eren, kurumun faaliyetlerini anlatırken, “TİKA bu kültür üzerine, bu dayanışma, paylaşma, diğerkâmlık ve adalet kültürü üzerine kurulmuş bir kurum” ifadelerini kullandı. “53 ülkede 57 ofisimiz var”
TİKA’nın çalışma alanlarının yalnızca tarihî eserlerin restorasyonuyla sınırlı olmadığını vurgulayan Eren, kurumun farklı ülkelerin ihtiyaçlarına göre projeler geliştirdiğini belirtti.
TİKA’nın 53 ülkede 57 ofisinin bulunduğunu ve her yıl 100’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini aktaran Eren, yılda yaklaşık 1500 proje gerçekleştirdiklerini söyledi.
Projelerin ilgili ülkelerin resmî kurumlarıyla iş birliği içerisinde hazırlandığını ifade eden Eren, koordinatörlerin yerel ihtiyaçları belirlemek amacıyla köyleri ve kasabaları ziyaret ettiğini, vatandaşlarla görüştüğünü ve sahada incelemeler yaptığını kaydetti.
Eren, projelerin sürdürülebilir olmasının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Biz dışarıdan bir göz olarak bakmıyoruz. İçeriden bir göz olarak bakıyoruz.”
TİKA’nın sağlık, eğitim, tarım ve hayvancılığın yanı sıra kamu kurumlarının altyapısının geliştirilmesi ve Türkiye’nin bilgi birikiminin paylaşılması alanlarında da çalışmalar yürüttüğünü belirten Eren, Türkiye’nin e-Devlet uygulamaları, kamu hizmetleri ve mesleki eğitim konusundaki tecrübelerinin farklı ülkelere aktarıldığını ifade etti.
"Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan projeler"
TİKA’nın Balkanlar’da eğitimden sağlığa, tarımdan tarihî eserlerin korunmasına kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini belirten Eren, Türk cumhuriyetlerinde de tarihî ve kültürel bağların güçlendirilmesine yönelik projeler yürütüldüğünü söyledi.
Afrika’da gerçekleştirilen çalışmaların da önemine değinen Eren, projelerin yerel toplumların kendi imkânlarıyla kalkınmalarına katkı sağlamayı amaçladığını kaydetti.
TİKA’nın bazı bölgelerde su altyapısının geliştirilmesi, hastanelerin desteklenmesi, diyaliz merkezlerinin kurulması ve sağlık personelinin eğitimi gibi çalışmalar gerçekleştirdiğini anlatan Eren, yapılan hizmetlerin Türkiye’nin uluslararası ilişkilerine de katkı sunduğunu dile getirdi.
Eren, kurumun faaliyetlerinin Türkiye’nin kalkınma tecrübesini paylaşmasının yanı sıra ülkeler arasında uzun vadeli iş birliği imkânlarını geliştirdiğini ifade etti.
“Dünyada güçlünün haklı olduğu bir sistem var”
Uluslararası sistemdeki eşitsizliklere ve adaletsizliklere değinen Eren, dünyada ekonomik gelir dağılımındaki dengesizliklerin ve çatışmaların önemli sorunlar arasında yer aldığını söyledi.
Gazze’de yaşananlara da dikkat çeken Eren, uluslararası hukukun ve uluslararası kuruluşların etkinliği konusunda eleştirilerde bulundu.
Türkiye’nin mevcut uluslararası düzenin daha adil bir yapıya kavuşmasını savunduğunu belirten Eren, bu yöndeki çabaların dost ve kardeş ülkelerle dayanışma içerisinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Eren, Türkiye’nin tarihî ve kültürel geçmişinden aldığı sorumlulukla farklı coğrafyalarda çalışmalar yürüttüğünü belirterek TİKA’nın da bu yaklaşımı somut projelerle hayata geçirdiğini kaydetti.
"Srebrenitsa’da soykırım müzesi çalışması"
Eren, Bosna-Hersek’in Srebrenitsa şehrindeki Potoçari Soykırım Müzesi’ne yönelik çalışmalara da değindi.
Srebrenitsa’da yaşananların gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla eski bir akü fabrikasının soykırım müzesine dönüştürülmesinde TİKA’nın katkı sunduğunu belirten Eren, bu çalışmalarda kurumun önceki yönetimlerinin ve çalışanlarının emeği bulunduğunu söyledi.
Tarihî olayların yalnızca sözlü anlatımlarla değil, belgeler, müzeler ve eğitim çalışmaları aracılığıyla da aktarılması gerektiğini dile getiren Eren, benzer çalışmaların toplumsal hafızanın korunması açısından önem taşıdığını kaydetti.
Eren ayrıca Lefkoşa’daki Barbarlık Müzesi’nin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalardan da söz etti.
Tonyukuk Müzesi çalışmaları tamamlanma aşamasında
Türk dünyasının ortak tarihine ilişkin projeler hakkında da bilgi veren Eren, Moğolistan’daki Tonyukuk Müzesi çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini açıkladı.

Göktürk döneminin önemli tarihî şahsiyetlerinden Tonyukuk’un adını taşıyan müzenin, yazıtların korunması ve ziyaretçilere daha iyi şartlarda sunulması amacıyla hazırlandığını belirten Eren, projenin Moğolistan Kültür Bakanlığı ile iş birliği içerisinde yürütüldüğünü söyledi.

Yaklaşık 3 bin metrekarelik bir alanda hazırlanan müzenin, tarihî mirasın korunmasına katkı sağlayacağını ifade eden Eren, müzenin Moğol makamlarına teslim edilmesinin ve uygun bir tarihte geniş katılımlı açılışının yapılmasının planlandığını belirtti.

Eren, Orhun Vadisi’ndeki tarihî eserlerin korunmasına yönelik önceki projeleri de hatırlatarak Türkiye’nin Türk dünyasının ortak kültürel mirasına sahip çıkmaya devam ettiğini dile getirdi.

“400’e yakın genci yurt dışına gönderdik”

Gençlerin kamu yönetiminde ve bürokraside görev almasının önemine de değinen Eren, uzmanlık kapasitesinin artırılması ve nitelikli gençlerin kamu kurumlarında istihdam edilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi.

TİKA bünyesinde staj ve gençlik programları yürütüldüğünü belirten Eren, “Kalkınma Elçileri” programı kapsamında bu yıl 400’e yakın gencin yurt dışındaki TİKA ofislerine gönderildiğini açıkladı.
Gençlerin Türkiye’nin farklı ülkelerde yürüttüğü çalışmaları yerinde görmesini amaçladıklarını ifade eden Eren, bu deneyimin gençlerin hem mesleki gelişimine hem de Türkiye’nin uluslararası faaliyetlerini daha yakından tanımalarına katkı sunduğunu kaydetti.
"Üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına destek mesajı"
Programın sonunda üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve üreticilerin TİKA’ya proje sunup sunamayacağı sorusunu yanıtlayan Eren, yurt dışında gerçekleştirilecek kalkınma projelerine destek sağladıklarını belirtti.
Projelerin ikili iş birliğine katkıda bulunması, yerel halkın ihtiyaçlarına cevap vermesi ve Türkiye’nin ilgili ülkelerde daha iyi tanınmasına yardımcı olması gibi kriterlerin önem taşıdığını ifade eden Eren, üniversiteler ve derneklerle çok sayıda proje yürüttüklerini söyledi.
Program, TİKA’nın yurt dışında gerçekleştirdiği çalışmalara ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Bu haber MUĞLATÜRK - Bölgenin En Büyük Haber Sitesi. tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

ANKARA Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.