TV Program
Giriş Tarihi : 13-06-2022 19:47

KİRİŞÇİ ANADOLU SORUYOR PROGRAMININ KONUĞU OLDU

KİRİŞÇİ ANADOLU SORUYOR PROGRAMININ KONUĞU OLDU

 

Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından hazırlanan “Anadolu Soruyor” programının konuğu Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi oldu. Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Kirişçi, “Ayçiçek yağı konusunda fırsatçılık yapanlara hadlerini bildirdik” dedi.

 

Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin nabzını tutan “Anadolu Soruyor” programının konuğu Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi oldu.
Bakan Kirişçi; Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan, Uzay Haber TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Büyüktimur ve Kanal Fırat ve Kanal E Haber Müdürü Furkan Dilaver’in sorularını yanıtladı.

“PANDEMİ VE RUSYA – UKRAYNA SAVAŞI TEDARİK ZİNCİRİNİ ETKİLEDİ” 
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, “Gıda konusu önemli bir konu. İhmaller, ikinci üçüncü plana itilmişlikler yaşanmış olabilir. Gıda her zaman için dünyanın ve ülkemizin bir numaralı meselesidir. Bunu dünya genellikle savaşlarla birlikte yaşamıştır. Ama bu kez pandemi etkisiyle oluşan bir süreç. Bu süreç tabi ki üretim zincirini bozduğu gibi tedarik zincirini de etkilemiştir. Tam pandemiden çıktık derken 25 Şubat’ta Rusya ile Ukrayna arasında çıkan savaş bunun biraz tabiri yerindeyse tuzu biberi oldu. Bu iki ülke gıda hususunda 2 önemli ülke. Örnekle; ayçiçeği üretiminde tedarik yapıyorlar. Bu sadece gıdayı mı etkiledi? Petrol fiyatlarını etkiledi, doğal gazı etkiledi. Özellikle son döneme damgasını vuran birkaç husus vardı. Bunlar; enerji, su ve gıda. Bunları birleştirdiğinizde tarımın etkilenmemesi mümkün değil. Cumhurbaşkanımızın bir sözü var; ‘Bundan sonra zenginliğin kaynağı petrol değil tarımdır’ diyor. Böyle bir ifade bizim ne kadar gıda ve tarım konusunda hassasiyet göstermemiz gerektiğine çok büyük atıfta bulunuyor. Bizim bireyler, aileler, uluslar, ülkeler ve tüm milletler olarak bu konuya dikkat etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“PANDEMİDE 52 MİLYON TURİST TÜRKİYE’YE GELDİ”
Bakan Vahit Kirişçi, “Biz iktidara geldiğimizde 65 milyon nüfusumuz vardı, şimdi 81 milyon. 2011 yılında Suriye’de yaşanan hadiseden, iç savaştan dolayı ülkemize gelenler başta olmak üzere 5 milyona yakın bir nüfusu da kendi nüfusumuzla bir arada düşünmemiz lazım. Peki bitti mi bu? Başka parametrelerimiz de var. Onlardan bir tanesi de ülkeye gelen turist sayısı. 2002’de 15 milyon Türkiye’yi ziyaret eden turistimiz, misafirimiz var. Bugün bile neredeyse 45-48 milyonları bulması beklenen pandemide 52 milyon misafir ettiğimiz turist sayısı var. O zaman 2002’de 36 milyar ihracatımız vardı. O zaman bizim gıda ihracatımız 3.5 milyar gibi bir rakamdı. Bugün 27 milyar gibi bir ihracatımız var. 10 kat değilse bile 8 kat arttı.” şeklinde konuştu.
YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMİMİZ YÜZDE 90’A ULAŞTI
Bakan Kirişçi, “Dünyada tekelleşme var, markalar var. Bitkisel ilaçlar gibi ilaçlar da aynı konuda. Tohum konusunda 2002’de yüzde 30’unu  yerli ve milli karşılıyorduk. Şimdi yüzde 90’a ulaştı yerli ve milli üretimimiz. Yeterlilik konusunu bunları dikkate alarak ifade etmemiz gerekir. Özelde mazotu olan bir ülke değiliz. Gübresi coşan, her yerden akan bir ülke değiliz. Maliyet açısından bunları ifade etmeye çalışıyorum. Ama biz şu anda bu üretimi geliştiriyoruz. Mutlaka üretimimizi artıyoruz, üretim faaliyetlerimizi gerek verim gerek kalite noktasında daha da arttırmamız gerekiyor” dedi.
“ÜRETEN VE BU ÜRETİMİ ARTTIRMAK İÇİN ÇALIŞAN BİR ÜLKEMİZ VAR BİZİM”
Tarım ve Orman Bakanı Kirişçi, “Ay çiçeğinde uzun yıllardan beri kendi ihtiyaçlarımızı, kendi tohumumuzu üretme gibi konumuz var. Yüzde 30’luk bir açık olduğunu söylüyorum. Bunların dışında hububat dahil bu yıl 10.5-20 milyon ton buğday üretimi bekliyoruz. Bu üretim bize yetiyor mu? yetiyor. Bizim ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Bugün ki bizim üretimimiz bize içerideki un, bulgur, bisküvi bizim bu konuda bir açığımız, eksiğimiz yok. Geçtiğimiz yıl kuraklıktan kaynaklı bir eksiğimiz oluştu. Bu yıl yüzde 10’un üzerinde geçtiğimiz yıla göre artış bekleniyor. Bu çerçevede ay çiçeği hariç diğer ürünlerimizle ilgili stratejik ürünlerde bunlar; un, yağ, şeker bu ürünlerin üretimiyle ilgili Türkiye’nin bir problemi yok. Yüzde 20 ile yüzde 30 arasında arz fazlalıklarımız var. Hele meyvede sadece biz tüketmiyoruz, dünyaya da ihracat yapıyoruz. Avrupa’da bu gayri safi milli hasılamız içerisinde birinci, dünyada onuncu sıradayız. Bizim toprak varlıklarımıza baktığımızda bizim sıralamamızın 32 olması lazım. Biz tüketici bir profile sahip bir ülke değiliz. Üreten ve bu üretimi arttırmak için çalışan bir ülkemiz var bizim” diye ifade etti.

“TÜRKİYE BUGÜN DÜNYADA ARTIK HERHANGİ BİR ÜLKE KATEGORİSİNDE OLAN BİR ÜLKE DEĞİL”
Bakan Kirişçi, “Geldiğim günden itibaren ilk atamasını yaptığım mesai arkadaşım Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü oldu. Bu benim bilgiye ve teknolojiye, bugün ki karşılığıyla dijitalleşmeye olan bir yaklaşımımdı. Yanımdaki danışmanlarım ve bir kısmının yegane üzerinde durdukları husus dijitalleşme. Şu anda orada çalışma grubu oluşturuldu. Teknolojinin kullanımı mümkündür. Bununla iftihar edeceğiz, bizim daha güvenilir bilgi esas. Bu bilginin temeli bizim için çok önemli. Türkiye bugün dünyada artık herhangi bir ülke kategorisinde olan bir ülke değil, dünya süper liginde oynayan hatta başta oynayan bir ülke. Bunu nereden biliyoruz? Bu İHA’lar ve SİHA’ları bu ülkenin gençleri, Selçuk Bayraktar’ları yapacak ve dünyaya sunacak deselerdi 10 yıl önce güler geçerdik. Ama bunlar bugün artık dünyanın dört bir yanında konuşuluyor. Bugün biz mavi vatanı vatanımıza katmış isek İHA’larımızı ve savunma sanayilerimizi yok sayamayız. Savunma sanayinde bu kadar süper ligde olan bir ülkenin tarımda da en üstte olması lazım. Bizim rengimiz beyaz ama sömürü devleti değiliz. Gittiğimiz yerlere medeniyet götürmüşüzdür. İlla bizim dilimizi konuşacaksınız dememişizdir. Bugün biz 1.4 milyar dolarlık su ürünleri ihracatı yapıyoruz” diye ifade etti.
“VENEZÜELLA HEYETİ TÜRKİYE’YE 400 BİN HEKTARLIK ARAZİ TEKLİFİ SUNDU”
Bakan Kirişçi “Venezüella heyeti geldi. Beraberinde Tarım Bakanı da vardı. Bize 400 bin hektarlık tarım alanı teklif ettiler. 400 bin hektar; bizim tüm tarımsal arazi varlığımızın yüzde 20’sine tekabül ediyor. Türkiye’de art niyetli olan birileri şimdi her yer bitti oralar mı kaldı diyebilir. O zaman bizim müteahhitlerimiz yurt dışına hiç gitmesinler, burada hizmet yapsınlar. Ama buradaki üretimleri dışarıya ihraç etme mecburiyetiniz var. 
“FIRSATÇILIK YAPANLARA HADLERİNİ BİLDİRDİK”
Tarım ve Orman Bakanı Kirişçi, “Yem’in girdilerini, yem bitkilerini konuşacak ve yorum yapacak olursak yeniden, mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu konuşuyor olacağız. Şu anda dünya bir olağanüstülük yaşıyoruz. Biz olağanüstü süreçleri yönetme kabiliyeti ve bağışıklık sistemi çok yoğun bir ülkeyiz. Bunun da üstesinden geldik ve geliyoruz. Almanya’nın parasal eksiği mi var? Yok ama Almanya’da boş rafları görüyorsunuz. Bize birisi çıksın desin ki bizim raflarımız boş, Almanya’da fiyatlar artmıyor. Almanya’da enflasyon yüzde 40. Ama bizim ülkemizde raflar asla boş kalmıyor. Bizde fiyatlar artmıyor mu artıyor. Artmıyor diyemeyiz. Daha bakanlığımızın beşinci gününde ayçiçeği konusunu önümüzde bulduk. Bir süreç yönetimi geçirdik. Bu konuda densizlik yapanların haddini bildirdik. Bu konuda fırsatçılık yapanlara hadlerini bildirdik” diye ifade etti.
“SÜRECİN YÖNETİMİ KONUSUNDA DİRAYETLİ BİR DURUŞ SERGİLEDİK”
Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, “Ette fiyatlar gerilemeye başladı. Elbette ki maliyet artışlarını göz ardı etmemek adına makulü söylememiz gerekiyor. Bundan 2 ay önceki et fiyatlarının artık geriye geldiğini söyleyebiliriz. Biz et üretimini mi arttırdık? Hayır. Et ithalatı mı yaptık? Hayır. Sürecin yönetimi konusunda dirayetli bir duruş sergiledik. Bu tür stres testlerini bugüne kadar geçtik. Bizim hayvancılıkla ilgili, bitkisel üretimle ilgili yapmamız gereken adımlar vardır, olacaktır da. Daha verimli ırklar, bu hayvanların beslenmesi, daha iyi et, süt alınması hususu bakanlığımızın çalışması içerisinde” diye ifade etti.
“YÜZDE 33’LÜK BUĞDAY SATIŞINA DESTEK VERDİK”
Bakan Vahit Kirişçi, “Yeni dönemde ki biz ona Türkiye’nin 100 yılı adını veriyoruz. Bunu İletişim Başkanlığımız başkanlığında yapıyoruz. Biz yeniden bir tarih yazacağız. Kendimize ait otomobilimiz, kendimize ait sağlık yapımız, alt yapımız, üst yapımız bunların hepsini yaparken biz tarımda da bunu yapacağız. Buğday fiyatını açıkladık değil mi? 1 kilogram buğdayın; oturup hesabını tek başımıza kendimiz yapmadık. Bütün sorabileceğimiz kesimlere birbirlerinden habersiz sorduk. İnanın ton başına 4 bin 500 dediler. Biz ne yaptık 4 bin 500 yerine 6 bin 50 dedik, TMO’ya getirirseniz bin lira daha  artış verdik, 7 bin 50 liraya ne kadar getirirseniz alırız dedik. Bizi stres testine tutanlar oldu dedim ya; biz ayçiçeği tohumu ithalatı mı yaptık. Biz süreci yönettik, şu anda kimsenin ay çiçeğine ihtiyacı yok. Biz 6 bin 50 para vermişiz 4 bin 500 fiyatı olan ürüne. Bu ne demek? Yüzde 33 bir artış demek. Muhalefetin elinden bu oyuncağı aldık. Çayda da aynısını yaptık, ipek böceğinde de yaptık, tiftik keçisinde de yaptık. Yüzde yüz arttırdık, ipek böceğini 160 lira desteğe çıkardık Üretici bundan memnun, bundan mutlu” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞLARIMIZA KIRSALA DÖNÜN DİYORUZ”
Tarım ve Orman Bakanı Kirişçi, “Arsanız var, bu arsaya bir plan proje dahilinde bir bina, bir inşaat yapmak istiyorsunuz kaç yerden izin alırsınız kimsenin aklı ermez. Belediyesi var, suyu var, yapı denetimi var, mühendisler odasına gideceksiniz ayrı ayrı. O arsa buğday ekimi için kullanılacaksa desteklerden de faydalanacaksa bilgi veriyor musunuz? Hayır. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem olamaz. Biz modernite, çağdaşlık olarak gördük. Anadolu insanının sağlıklı tüketmesi gereken zeytin yağı yerine margarin tükettirdiler bize zamanında. Şu anda margarin yiyen var mı? Bunları bizim dönüp diğer alanlarımızda da göstermemiz lazım. Biz şimdi tekrar ne yapmaya çalışıyoruz? Vatandaşlarımıza Kırsala dönün diyoruz. Kırsala dönüş için desteklerimiz var. Tarım Reformu Genel Müdürlüğümüz var. Destek veren, buralarda yüzde 50 hibe sağlayan kurum. Kırsaldan kente göçtü ne oldu? Köydeki tarla kimse tarafından işlenmez oldu. Bu milli varlık, milli servet değil mi? Diyelim Sivas’ta, Diyarbakır’da, Maraş’tan kalktı İstanbul’a yerleşti. Bu toprakları ne olacak? Biz diyeceğiz ki ‘bunun tapusu sende ama eğer bunu bir yıldan fazla kullanmazsan ben sana rayiç kira fiyatı üzerinden kira parasını ödeyeceğim, bu işlerle uğraşan kişiye ver, üretim yapsın’ diyeceğim” şeklinde ifade etti.
“ORMAN YANGINLARINDA 138-139 BİN HEKTARLIK ALANDA HEM ORMANLARIMIZ HEM HAYVANLARIMIZ TELEF OLMUŞ”
Bakan Prof. Dr. Kirişçi, “1999 depremi Türkiye’de yaşanana kadar Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini kimse duymak istemedi. Ne zaman deprem oldu herkes öğrendi ki Türkiye deprem ülkesi. Aynısı ormanla ilgili olarak da geçen sene yaşandı. Biz 1945’de bu ülkenin kayıtlarında var. Bu orman yangınlarının daha büyüğü orada olmuş. Bu orman yangınlarında 138-139 bin hektarlık alanda o coğrafya da hem ormanlarımız hem hayvanlarımız telef olmuş. Bu büyük bir kayıp. Hayatlarını kaybeden kardeşlerimiz oldu. Bir şey öğrendik, orman yangını olduğunda hepimiz oraya saldırmamalıyız. Bir savaş var, bu savaşı hangi unsurlarda, hangi sırada peş peşe uygulamalarla veya hangi durumlarda biz bunu yapabiliriz soru bu. Bir havadaki helikopter, uçak. Bunlarda önemli ama esas önemli olan sahadaki gücümüz. Bizim şu anda 21 bin bu savaşı verebilecek elemanımız var. Bizim arasözlerimiz var. Araçlarımız var, ulaşım araçları v.s. Geçen yıl 39 helikopterimiz varken bu yıl 55 helikopterimiz var. 3 uçağımız varken bu yıl uçak sayımız 20. Bunların bir kısmı ile de gece yangın söndürme operasyonu yürütülmüyor. Biz bütün bunlara rağmen gece görüş kamerasına sahip uçakları kendi envanterimize kazandırmaktayız. Bu söylediğim rakamlar ormana ait olan uçaklar” şeklinde ifade etti.
“BİZİM DURACAĞIMIZ YERİ BİLMEMİZ GEREKİYOR”
Bakan Pro. Dr. Kirişçi, “Bizim Milli Savunma Bakanlığımız var, İçişleri Bakanlığımız var. Ben bu bakanlıklarımıza teşekkür ediyorum. Bir şey olunca hemen arayıp Sayın Bakanım bizim uçaklarımız var, kullanabilirsiniz diyorlar. Bizim gibi siyasi kimlikli kişilerin müdahalenin dışında kalması gerekiyor , sadece vatandaşları bilgilendirmemiz gerekiyor. Ben bakanım ama ben bakanım diye uçağa binip orada çalışan insanların düzenini bozmamam gerekiyor. Teknik ekibin yapacağı işe bizim karışmamamız gerekiyor.  Bizim duracağımız yeri bilmemiz gerekiyor. Bunu bakan olarak söylüyorum, bizim ihtiyaçları karşılamamız lazım. Hava, kara ihtiyaçları. 4 olan İHA sayımız 8’e çıkmış durumda. Dünyada yangın olmadan İHA kullanan tek ülkeyiz. İHA sadece terör örgütü için kullanılmıyor. Orman için de kullanılıyor. Orman yangınlarının zirve yaptığı günlerde 747 yangın çıkıyor, 731 tanesi aynı gün söndürülüyor. 16 tanesi ertesi günlerde söndürülüyor. Şu anda her şeyimiz var. Allah vermesin fakat öyle bir şey var ki basit yangınları bile bütün televizyon kanalları veriyor” şeklinde ifade etti.
“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATIYLA TOKİ 50 MİLYAR LİRALIK BİR ÖDENEK VERİYOR BİZE”
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, “Bakanlık olarak biz milletimizin hizmetindeyiz. Bakanlığımızın bir tarım bir orman alanı var. Bunların hepsi yapılabilecekler konusunda; doğa ve milli parklar konusunda biz son derece açığız. Sulama konusu önemli. Yıllık yaklaşık 22-23 milyar liralık DSİ’nin bütçesi var. Bu bütçeyle sulamaya açılmasını istediğimiz ya da sulamaya açtığımız ama eski olan, damlama gibi olmasını istediğimiz sistemlerimiz var. Su zengini değiliz, tasarruflu su kullanılsın diyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla TOKİ 50 milyar liralık bir ödenek veriyor bize. Bu 50 milyarla desteklenecek projeler bu bölgeyi ilgilendiren projeler. Biz yarım kalmış olanları tamamlayalım, işletmeye alalım, sonra yapılacaklara hız verelim diyoruz. Bu projeler birkaç milyarla üstesinden gelecek projeler değil. Ama şuna yürekten inanıyorum 2 milyon 35 bin hektarlık bir alanın sulanması beklenen devasa projeler bunlar. Bunlardan Tarım ve Orman Bakanı olarak yapıldığında ben mutlu olurum. Bunları yakinen takip eden önceki bakanımız Mehmet Mehdi Eker bunları bire bir takip ediyor, eksiğimizi noksanımızı takip ederek bizimle paylaşıyor” şeklinde ifade etti.
“TÜRKİYE ÜRETİCİLERİMİZİN YAŞADIĞI BİR ÜLKE OLACAK”
Bakan Kirişçi, “Mera konusunda bizim hali hazırdaki mera kanunumuz orman kanunu gibi meraları korumada yeterli. Bizim aksiyonlar almamız gerekir. Bu mera denilen yerde ot yok denilerek yapılaşmaya açılması, sanayi için kullanılmaya meyil edilmesi veyahut oralarda kullanılıyor gibi gündeme getiriliyor olması çok arzuladığımız bir şey değil. Çok coğrafya var, çok konu var. 20 yıldan beri AK Parti hükümetleri bunları çözmek için büyük mücadele veriyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konulara çok ilgili. Bu bereketli ova, bu bereketli coğrafya Allah’ın izniyle üretimini çok yapan, üreticilerimizin yaşadığı bir ülke olacak” dedi.