GEÇMİŞİMİ İNKÂR ETMİYORUM, BUGÜNÜMÜ VE GELECEĞİN SORUMLULUĞUNU TAŞIYORUM

Prof.Dr. Bekir TAVAS

16-10-2026 21:59

 

 

 

Siyasette bazı kararlar vardır ki yalnızca bir kişinin siyasi geleceğini değil, bir şehrin yönetim anlayışını da tartışmaya açar.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek görevine bağımsız devam etme kararı da böyle bir gelişmedir.

Aras’ın açıklamasındaki temel mesaj, geçmişte birlikte yürüdüğü insanlara duyduğu saygıyı korurken Muğla’nın geleceğine ilişkin sorumluluğunu ön plana çıkarmasıdır.

Burada önemli bir siyasi ve ahlaki ilke bulunmaktadır:

Geçmişe saygı duymak, geleceğe ilişkin farklı kararlar almayı engellemez.

Siyaset, yalnızca geçmişte verilen mücadelelerin hatırasıyla sürdürülemez. Değişen şartlar, büyüyen şehirler ve yeni ihtiyaçlar karşısında yöneticilerin sorumlulukları da yeniden değerlendirilmelidir.

SİYASETTE VEFA İLE SORUMLULUK BİRBİRİNİN RAKİBİ DEĞİLDİR

Ahmet Aras’ın CHP çatısı altında yürüttüğü siyasi mücadele, geçmişinin önemli bir parçasıdır.

Bu geçmişi yok saymak da siyasi ayrılığı geçmişteki bütün emeklerin reddi olarak görmek de doğru değildir.

Ancak belediye başkanlığı yalnızca bir partiye karşı sorumluluk anlamına gelmez.

Bir büyükşehir belediye başkanının asıl kamu görevi, bütün vatandaşlara eşit hizmet sunmaktır.

Muğla’nın CHP’li, AK Partili, MHP’li veya başka siyasi görüşlere sahip vatandaşları arasında kamu hizmetleri bakımından ayrım yapılamaz.

Bu nedenle Aras’ın bağımsızlık kararından sonra belirleyici olacak husus, geçmişte hangi siyasi kadrolarla çalıştığı değil, bundan sonra nasıl bir yönetim anlayışı ortaya koyacağıdır.

ANKARA İLE MUĞLA ARASINDA DUVAR DEĞİL, İŞ BİRLİĞİ OLMALI

Türkiye’de yerel yönetimlerin karşı karşıya bulunduğu sorunların önemli bir bölümü merkezi idareyle iş birliği gerektirmektedir.

Muğla bunun en açık örneklerinden biridir.

Bodrum’un içme suyu ihtiyacı, kıyı ilçelerinin altyapı sorunları, ulaşım yatırımları, turizm bölgelerinin çevresel yükü ve afetlere hazırlık gibi konular yalnızca belediye bütçeleriyle çözülebilecek meseleler değildir.

Bakanlıkların, ilgili kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin ortak hareket etmesi gerekir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu merkezi yönetim ile Muğla Büyükşehir Belediyesinin kamu yararına dayalı iş birliği geliştirmesi, siyasi farklılıkların ortadan kalkmasını gerektirmez.

Aksine, farklı siyasi geleneklerden gelen yöneticilerin ortak sorunlara çözüm üretmesi demokratik yönetimin önemli bir göstergesidir.

Muğla’nın ihtiyacı Ankara ile siyasi gerilim değil, kurumlar arasında sonuç üreten bir çalışma ilişkisidir.

Bununla birlikte merkezi yönetimin desteği bütün belediyelere eşit ölçütlerle sağlanmalı, belediyelerin siyasi tercihleri kamu hizmetlerinin ön şartı hâline getirilmemelidir.

AK PARTİ İLE YENİ BİR İLİŞKİ MÜMKÜN MÜ?

Ahmet Aras’ın istifasının ardından en çok tartışılan sorulardan biri, AK Parti ile nasıl bir ilişki kuracağıdır.

Bu konuda henüz açıklanmış bir partiye katılım kararı bulunmamaktadır.

Ancak siyasi aidiyet ile kurumsal iş birliği birbirinden farklıdır.

Bir belediye başkanının AK Parti hükümetiyle ortak projeler geliştirmesi için AK Parti üyesi olması gerekmez.

Aynı şekilde AK Parti’nin Muğla’ya hizmet götürmesi de belediye başkanının siyasi tercihlerine bağlı olmamalıdır.

AK Parti açısından önemli olan, Muğla’nın sorunlarına ilişkin somut projeler ve kamuoyuna açık taahhütler ortaya koyabilmektir.

Ahmet Aras açısından önemli olan ise kurulacak her ilişkinin Muğla halkının yararına olduğunu somut sonuçlarla gösterebilmektir.

Böyle bir ilişki, karşılıklı siyasi beklentilerden ziyade kamu hizmeti temelinde kurulursa Muğla için yeni imkânlar doğurabilir.

CHP DE KENDİ İÇİNDE MUHASEBE YAPMALI

Ahmet Aras’ın ayrılığı, CHP bakımından da değerlendirilmesi gereken bir gelişmedir.

Siyasi partiler, yerel yöneticileriyle ilişkilerini yalnızca parti disiplini üzerinden kuramaz.

Yerel teşkilatların görüşleri, belediye başkanlarının sorumlulukları ve genel merkez politikaları arasında sağlıklı bir denge bulunmalıdır.

Bununla birlikte seçmenin partiye ve siyasi programa verdiği desteğin de demokratik temsil bakımından önemli olduğu unutulmamalıdır.

Dolayısıyla Aras’ın kararı hem bireysel siyasi tercih hem de seçmen iradesi açısından tartışılabilir.

Bu tartışmanın kişiselleştirilmeden, siyasi etik ve kurumsal ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerekir.

MUĞLA’NIN GELECEĞİ SİYASİ HESAPLARDAN DAHA BÜYÜKTÜR

Bugün Muğla’nın öncelikleri bellidir.

Su sorunu çözülecek.

Ulaşım altyapısı geliştirilecek.

Turizm bölgelerindeki plansız büyüme kontrol altına alınacak.

Tarım alanları ve doğal çevre korunacak.

İlçeler arasında adil hizmet dağılımı sağlanacak.

Bunların gerçekleştirilmesi için Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve merkezi yönetim arasında güçlü bir koordinasyon gerekmektedir.

Ahmet Aras’ın bağımsız belediye başkanlığı döneminde ortaya koyacağı performans da bu başlıklar üzerinden değerlendirilmelidir.

Siyasi açıklamalar geçicidir.

Kalıcı olan, şehirlerin geleceğine bırakılan hizmetlerdir.

SON SÖZ: GEÇMİŞE VEFA, GELECEĞE SORUMLULUK

Ahmet Aras’ın istifası, Muğla siyasetinde yeni bir tartışma başlatmıştır.

Ancak bu tartışmanın yalnızca hangi partiye geçeceği sorusuna indirgenmesi eksik olacaktır.

Asıl mesele, Muğla’nın merkezi yönetimle ilişkilerinde nasıl bir yol izleyeceği, belediye yönetiminde hangi ilkelerin öne çıkacağı ve vatandaşların hayatında neyin değişeceğidir.

Geçmişe saygı, geleceğe kapıları kapatmak değildir.

Yeni iş birliklerine açık olmak da geçmişteki siyasi emeği inkâr etmek anlamına gelmez.

Burada belirleyici olan, kararların kamu yararıyla açıklanabilmesi ve sonuçlarının şeffaf biçimde denetlenebilmesidir.

Ahmet Aras için bugün asıl sınav, hangi partiye yakın durduğu değil, Muğla’ya ne kadar yakın durduğudur.

AK Parti hükümeti ile kurulabilecek yapıcı bir çalışma ilişkisi de bu ölçüyle değerlendirilmelidir.

Çünkü devletin imkânları bütün milletindir. Belediyeler de bütün vatandaşlarındır.

Muğla’nın geleceği, siyasi ayrılıkların değil, ortak sorumluluğun konusu olmalıdır.

DİĞER YAZILARI BİR AY ERKEN SEÇİM, BEŞ YIL DAHA İKTİDAR MI? 01-01-1970 03:00 TÜRK SİYASETİNDE BİR HAFTA: İZMİR’DEN MUĞLA’YA DEĞİŞEN SİYASİ DENGELER 01-01-1970 03:00 Uzlaşma Çağrısı, Boşalan Sıralar: Yeni Anayasa Kiminle Yapılacak? 01-01-1970 03:00 İZMİR’DEN SONRA SIRA MUĞLA’DA MI? 01-01-1970 03:00 Muğla Siyasetinde Çözüm Odaklı Yaklaşım: Proje, Takvim, Hesap 01-01-1970 03:00 Uzlaşma Çağrısı, Boşalan Sıralar: Yeni Anayasa Kiminle Yapılacak? 01-01-1970 03:00 DEVLET AKLI VE HESAP VEREBİLİRLİK: ERDOĞAN’IN ÖNÜNDEKİ KURUMSALLAŞMA SINAVI 01-01-1970 03:00 AK PARTİ YEREL SİYASETTE YENİDEN ÇEKİM MERKEZİ Mİ? 01-01-1970 03:00 Muğla’da İki Kutuplu Siyaset Bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Siyasi Ahlak Kanunu Yetmez: Önce Kendi Evimizden Başlamalıyız 01-01-1970 03:00 Muğla’da Siyasetin Yeni Sınavı: Liderlerin Partisi mi, Üyelerin Partisi mi? 01-01-1970 03:00 İçeride Muhalefet, Dışarıda Devlet Aklı: “Onlar Sanıyorlar ki…” 01-01-1970 03:00 Muğla’da Cumhur İttifakı Ortak mı, Rakip mi? 01-01-1970 03:00 12 Eylül: Demokrasiye Vurulan Darbenin Bitmeyen Gölgesi 01-01-1970 03:00