DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Erhan Dargeçit
Erhan Dargeçit
Giriş Tarihi : 10-11-2021 10:50

Türkiye kapitalistleşiyor (II)

 

Dün de belirttiğim gibi Özallı yıllardaki kapitalistleşmeden de biraz bahsetmek lazım. Tabii ki günümüzde yanlış anlaşılan ekonomik kriz konusunu da bu doğrultuda tekrar düşünmek gerekir.

1980 ve sonrası Özallı yıllar kapitalizmin tekrar gündeme geldiği ve Japon hayranlığı olduğu yıllardır. Tabii ki Japonya’nın Batı dünyasının dışında, kapitalist kalkınma yöntemiyle endüstrileşmiş tek ülke olması bunun nedenidir. Japonya hayranları, “Japonya Batı’nın teknolojisini aldı, kültürünü dışladı; gelenek göreneklerini sürdürdü. Biz de böyle olmalıyız.” Diye düşünürler.

Japonya’nın kalkınması konusunun, bizim kapitalistleşme serüvenimizle aslında çok fazla ilgisi yoktur. Japonya’da kalkınma yoksul köylülerin en küçük siyasal ve sosyal hakkı olmadan sömürülmesine dayanır. Bu kalkınma süreci içerisinde dünyadaki en ucuz işçi Japon işçisiydi. Sendika, sözleşme, grev gibi çağdaş haklar sanayileşme tamamlanana dek Japon emekçisine tanınmamıştır. Kalkınma için yatırımlar Devlet eliyle yapılmış sonradan bu yatırımlar çok ucuz fiyatlarla özel sektöre satılmıştır. Gelenek ve göreneklerindeki tutumluluk gibi özellikleri de unutmamak gerekir. Bu özelliklerle “önce üretim, sonra tüketim” fikri benimsenmiştir. Ama belki de konulardan en önemlisi kalkınma sürecinde Japonya’nın Batı kapitalizminin baskılarından ve sömürüsünden uzak yaşayabilmesidir. Çin ve Hindistan pazarları üzerinde paylaşıma giren emperyalizm yoksul ve küçük Japon adalarını rahat bırakmıştır. Yani Türkiye ve Japonya arasında büyük farklar gözükmektedir.

Türkiye’ye; tekrar günümüze döndüğümüzde, genelde güncel olarak tartışılan ekonomik krizi çok iyi anlayabilmek için dün ve bugünkü yazılarımızı yazmamız gerekmekteydi. Çünkü kapitalizm sert bir idare şeklidir. Belirli bir ücretten aşağısının sahiplerini tanımaya gerek duymaz. Aynen ABD’de tabiri caizse “köprü altında yaşayanların” devlet tarafından cüzi paralarla, karın tokluğuna desteklenerek, o yaşadıkları yerlerin dışına çıkmamaları gerekliliği konusunda olduğu gibi kapitalizm, zengin zümrelerin idare biçimidir.

Türkiye’nin kapitalistleşme süreci halihazırda devam etmektedir. Cumhuriyet tarihinde en fazla yol bu dönemde alınmıştır. Ve şimdi “ekonomik kriz var” denilen konu aslında bir kriz durumu değil, alışılması gereken bir gelişim sürecidir. Yani “bu hükümet gidecek başka hükümet gelecek ve kriz bitecek” gibi bir konu söz konusu değildir.

Bunu da şöyle örneklemek gerekir. Kapitalizmde alt sınıf yoktur. Orta sınıf ve üst sınıf vardır. Orta sınıf sadece yaşamını idame ettirecek kadar kazanan ve sadece egemen olan üst sınıfın çıkarları doğrultusunda ancak gelişebilecek bir sınıftır. Mesela çocukluğumuzda Avrupa’da yaşayan akrabalarımız tatile geldiklerinde, Avrupalı vatandaşın oradaki market alışverişinde adetle meyve sebze aldığını anlatırken biz gülerdik. Çünkü onların adetle aldıklarını biz burada kasalarla, çuvallarla falan alırdık. Peki, şimdi geldiğimiz aşamada biz de market alışverişlerimizi adetle yapmıyor muyuz?

Bundan 30 yıl, 40 yıl önce asgari ücretle çalışan bir vatandaşın evini geçindirdiği gibi aynı zamanda parasını arttırıp kooperatife girdiği veya evine eşya aldığı zamanları hatırlayanlar vardır. Peki, şimdi asgari ücretle para arttırmak imkanı var mıdır?

İşte bunların hepsi kapitalizmin gerektirdikleri ve getirdikleridir.  Yani bundan sonraki süreçte bu ekonomik kriz(!) düzelmeyecek sadece bu duruma alışmaya başlayacağız. Zaten yavaş yavaş da alışıyoruz.

Bu arada kapitalizmden, feodalizme dönüş diye bir şey de olmayacağını belirteyim. Bu sonuçta diyalektik bir süreçtir. Bu sürecin sonunda ya toplumun en altındaki ezilen kesim ve ezilmeye müsait olan orta kesim; toplumun çok çok az bir kısmı olan üst kısmın yönetimini kabul etmeyecek ya da azınlık olan üst kesim, alt kesimi ezerken orta kesimi de ortadan kaldırma pahasına ezmeye başlayacaktır.

Dostlukla kalın.

NELER SÖYLENDİ?
@
Erhan Dargeçit

Erhan Dargeçit

DİĞER YAZILARI Ramazan ayını yanlış anlamak Seçim barajı yüzde 2 olmalıdır Tıp sektörü ve diğerleri Savaştan spora gündem Artık politikanın şekli değişmeli  Bina inşası değil insanın inşası Gündem olmayacak gündemler Herkes gazeteci oldu Ah şu üniversiteler Asgari ücret ve ekmekte indirim CHP; Murat Kurum; MHP Sendikalar ve MHP muhalefeti Kurtuluş Savaşı ve Millet İttifakı adayları Gazeteciler Hatıra Ormanı ve Ukraynalılar Derneği Konya Kağıt’ın arzı, zam fırsatçılığı ve bakanlar kurulu İslam bir yaşantı biçimidir Atatürk, emperyalizmle mücadelenin adıdır Marketler ve asgari ücret tartışmaları MÜSİAD bu dönem daha farklı Devlet Politikalarını Sağlamlaştırmalıyız (II) Popülizmden, Yağcılığa Konya Kitap Günleri başladı Ülkemizde Olmasa Da Rüşvet Diye Bir Şey Var Parlamenter sistem nasıl güçlenir (II) Parlamenter sistem nasıl güçlenir(I) “Aşı karşıtı eylem” deyip geçmeyin Öğretim yılı başlıyor yine her şey karışık KENTPAR Sorunu Çözülmelidir Uzmansız bir Türkiye isterim PANKOBİRLİK en iyisini yaptı Eylül-ekim ayları memnuniyetsizlik aylarıdır Sağlık Bakanlığı 280 kilonun altında kaldı İnançtan ne anlıyorsunuz? Bugün 30 Ağustos Polise Sahip Çıkmak Vatandaşlık Görevidir Her “Oy”un önemi var Türkiye 1923’ten bu yana ilerlemektedir Dolarla, Euro’yla kira olmaz! Muhalefet kolay olduğu kadar zordur Vakalar ve sema soytarılığı 15 Temmuz’u hafife almayın Kurban bayramı mı, ticareti mi? İttifaklar hareketlenecektir Kanun kaçağı teslim olmuştur Trafik cezalarım Devletime feda olsun İnsan, kültür, sanat ve tarihten oluşur Kim aday olur bilmem ama aday olmayacakları biliyorum Darbenin iyisi olmaz
NAMAZ VAKİTLERİ
Advert
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
9 Yaşında kızın yaşadıkları
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Fethiye'de hizmetlerden memnun musunuz?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Evin halleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA