TARIM
Giriş Tarihi : 07-10-2021 16:37   Güncelleme : 07-10-2021 16:37

TAHAP, üreticilerin sorunlarına odaklandı

Ülkenin dört bir yanındaki üreticileri tek tek gezip, sorunlarını yerinde gören ve yeni kurulan bir federasyonun başkanı olmasına rağmen üreticiyi rahatlatıcı birçok projeye imza atan TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, Seydikemer’in Bayır Mahallesi’ndeki arıcılarla birlikteydi.

TAHAP, üreticilerin sorunlarına odaklandı

Ülkenin dört bir yanındaki üreticileri tek tek gezip, sorunlarını yerinde gören ve yeni kurulan bir federasyonun başkanı olmasına rağmen üreticiyi rahatlatıcı birçok projeye imza atan TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, Seydikemer’in Bayır Mahallesi’ndeki arıcılarla birlikteydi.

Zor günlerden geçen arıcıların kovanlarını yerinde inceleyerek sorunları tek tek tespit eden Başkan Sarıoğlu, “Federasyon olarak hem üreten yüreklere yön gösteriyoruz, hem de insanlarımızı üretime yönlendirerek ekipman desteği sağlıyoruz” diyerek amaçlarının tarımın bileşenlerini tek çatı altında toplayıp arı ve arıcı merkezli tarımın kitabını yeniden yazmak olduğunu vurguladı.

Yaklaşık 7 ay önce kurulan ve gün geçtikçe çığ gibi büyüyen, Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Federasyonu (TAHAP), ülkenin dört bir yanındaki üreticilerin sorunlarına yönelik çözüm yolları bularak eğitim ve desteklerine devam ediyor. Bu çerçevede Seydikemer ilçesinin Bayır Mahallesi’ne gelerek buradaki arıcıları ziyaret edip üreticilerin arı ovanları üzerinde incelemelerde bulunan TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, sürekli sahada olduklarını söyledi. Sarıoğlu “ proje kaynaklarının, devletimiz tarafından tek elden köy merkezli, yeniden eski, şen ve mutlu müsteşarların yetiştiği, akademisyenlerin yetiştiği köylerin olması için köy odaklı faaliyetlerimize aktarıyoruz” dedi.

TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, “Muğla başkanımız ve arıcılarımızı ziyarete geldik. Zaten sürekli sahadayız. Türkiye’de tarımın bileşenlerini tek çatı altında toplayıp arı ve arıcı merkezli tarımın kitabının, ciddi akademik ve teknik kurulumuzla birlikte yeniden yazılması gerektiğini düşündük. Türkiye’nin her yerinde, İçişleri Bakanlığı’na bağlı dernekler yasasına göre kurulduk. Yurt dışında da 126 ülkede temsilciliğimiz var. Tabii biz daha önce sosyal medyada platform olarak ciddi işler başardık çünkü bizim platformumuzun federasyonumuzun onursal başkanı Aydın milletvekili Metin Yavuz. Bal aromalı şurup yasağı gıda yasasının altında Metin beyin imzası vardır zaten. Yine pandemideki o yarım saatlik genelgelerin arkasında biz varız, taleplerimizi hızlı bir şekilde ilgili bakanlıklara İçişleri ve Tarım Bakanlığı’na ileterek çözümünü sağladık. Daha sonra da tarımın sahadaki sıkıntılarını tarım ve hayvancılığın, arıcılığın sıkıntılarını yerinde tespit edip raporlar hazırladık. Süslü proje kelimesinden ziyade öz Türkçe ‘faaliyet’ kelimesini kullanarak birçok elden verilen farklı proje adı altındaki kaynakların, devletimiz tarafından tek elden köy merkezli, yeniden eski, şen ve mutlu müsteşarların yetiştiği, akademisyenlerin yetiştiği köylerin olması için köy odaklı faaliyetlerimize aktarıyoruz. İki hafta önce Erzurum il başkanlığımızı merkeze yakın 16 km uzaklığında bir köyde kurduk. İrtibat ofisimiz merkezde var ama eğitim faaliyet merkezi olarak Erzurum iline bağlı 16 km uzaklıktaki bir köyü seçtik. Esasında tüm Türkiye’de bunu yapmak istiyoruz. Erzurum merkezli Doğu Anadolu’da ve Ege’de de aynısını yapacağız” ifadelerini kullandı.

ÜRETİM MERKEZLİ KARDEŞLİK

Genel Başkan Mustafa Sarıoğlu, “Üreten Yürekler bizim tescilli sloganımızdır. En az köylerden ikişer adet kadın üreten yürek kardeşimizi, evladımızı yerinde eğitimle arıcı yapmak, küçükbaş büyükbaş bitkisel üretimle ilgili eğitimini vermek ve tabii hibe olarak da ekipmanlarını vermeyi amaçlıyoruz. Mart ayı sonunda ilk olarak Tarım Bakanlığı, Aile Bakanlığı ile birlikte İzmir Seferihisar’da 100 sosyal dezavantajlı kadın kardeşimize 1000 arılı kovan verdik. Menemen’le devam edeceğiz. Tüm ilçelerde devam edeceğiz. TAHAP’ın vizyonu ve misyonu üretim merkezli kardeşliktir. Bu ülkede yeniden üretimi şahlandırmaktır. Burada amaç kimseyi suçlamak değil ama net bir ifadeyle temsil etikleri tabanın problemlerini yerinde tespit edip ülke ve devletin kırmızı çizgisi olan STK’lar görseydi, TAHAP diye bir hareket doğmazdı. TAHAP, milli çizgilere sahip tarımın tüm bileşenlerinde milli politikaları benimseyen esasında net olarak ülkemizin tarım politikalarını, uluslararası ilaç lobileri, tarımsal ilaç sanayi lobileri, tohum lobileri, yem katkı maddeleri lobileri ve  uluslararası güçler yerine milletimizin evlatları yönlendirmeli ve belirlenmelidir. Bunun için yola çıktık ve çığ gibi büyüyoruz büyümeye de devam ediyoruz doğru ve başarılı işler de yapıyoruz. O nedenle başta Sn. Cumhurbaşkanımız olmak üzere İçişleri ve Tarım Bakanı’mıza, Onursal Başkanımız Metin Yavuz ve diğer vekillerimize teşekkür ediyoruz. Bizim için devletin kurumlarına ulaşmada saat mefhumu diye bir şey yok” diye konuştu.

 

“SAĞLIKLI GIDANIZ YOKSA, YOK OLMAYA MAHKUMSUNUZ”

“TAHAP hareketi aynı zamanda sosyal projelere ağırlık verdiği gibi anlık birçok olaya müdahale edebilen bir hıza ve hareketliliğe sahiptir” diyen TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, “Geçen yıl sosyal medyada bir platformken Türkiye genelinde temsilcilerimizle birçok ağırlık, kamyon kazası, arızayı, Mersin-Adana bölgesindeki yangında ilk önce orada biz vardık, bu sene yangınlarda sahada yine biz vardık. Hem imece usulüyle topladığımız yardımları toplama merkezlerine değil direk ihtiyaç sahiplerine gerek tarım ilçe yetkilileriyle beraber gerekse o an için devletin kurumlarında yetkili kim varsa tutanakla muhtarlar ve azalar vasıtasıyla direkt yerinde tespit ettik. TAHAP, susuz köylere su kuyusu kazdırdı, kazdırmaya devam ediyor. Aydın’ın Yenipazar ilçesi Eğirdere’de Yörük köyüne su kuyusu kazdıracağız. TAHAP esasında bir buçuk yıl önce sosyal medyada Türkiye’nin su fakiri bir ülke olduğunu paylaştık. Kapalı sistem sulama sistemine geçilmesi gerektiğini, yer altı barajlarının yapılması gerektiğini dile getiren ilk ve tek STK’yız. Hemen akabinde Sayın Cumhurbaşkanımız bir açılışta, kapalı havza barajlarını dile getirdi ve bunların mutlaka olması gerektiğini söyledi. Esasında TAHAP’ın bir özelliği de mevcut ülkeyi temsil eden siyasi idareyle, yol kapatarak, eylem yaparak, kavga ederek değil gerçekliği bilgi ve belgelerle tespit edilmiş problemlerle karşısına geçip ‘hükümetin yapması gerekenler bunlardır, siz de bunu yapmak zorundasınız çünkü doğru budur’ şeklinde bir faaliyet zihniyeti içerisinde olan bir STK’dır. Esasında devletin kurumlarında da büyük şaşkınlık var. Devletimize ‘proje verelim ama biz milletimizin devletimizle buluşmasına engel olan mevzuat değişikliklerine gidelim, bu mevzuatları değiştirelim’ dedik. Mesela Türkiye’de belediyeler kırsal kalkınmalar aracığıyla tarım adı altında birçok faaliyetlerde hibe desteğinde bulunuyor. Geçen yıl Sivas Tarım İl Müdürlüğü’nün dağıtmış oldukları organik kovanlar bugün satılıyor dolayısıyla şöyle bir realite ortaya çıkıyor. Burada kurumun kötü niyetinden bahsedemeyiz. Biz gerçekten üreten yürekleri yerinde tespit edip ve kesinlikle nakit desteğinden ziyade ekipman ve kullanacağı edineceği meslekle ilgili ana metaryeli hibe yoluyla verip ve bunları da minimum 10 yıl denetleyerek işin takibini yapmak zorundayız. Siz dünyanın en güçlü ordusuna silah teknolojisine sayı olarak sahip olabilirsiniz ama sizin sağlıklı gıdanız yoksa siz yok olmak zorundasınız dünya insanlık tarihine baktığınızda çok eskiden kronolojik olarak çok geriden gelirsek savaşarak toprak elde etme yoluna gidip üretimi hazır ettiği yerlerde elde ettiği fethettiği ülkelerdeki üretimi tüketme yoluna gittiğinde tüketim toplumu olunagelmiş ve bu medeniyetle tarih sahnesinde sadece kitabelerde yazılı kalmıştır. Yakın  tarihte Persler, Romalılar en son Osmanlı bunun canlı örneğidir. Biz bir dikiş iğnesini uzun yıllar ithal ettik. Dolayısıyla TAHAP hareketi; kesinlikle üretim merkezli, ülkemizin Hakkari’sinden Edirne’sine, Kırklareli’sinden Muğla, Bodrum, Seydikemer’ine, Siirt’ine, tek yürek, tek nefes, tek ses birlikte Türkiye vizyonu misyonuyla yerinde üretim kardeşliğini savunan ilk ve tek STK’dır” şeklinde konuştu.

 

“PROJELERİN TAMAMI İMECEYE DAYALI”

TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, federasyon olarak projelerden de bahsettiği açıklamasında “Bir dönem milletvekilliği yapmış bir abimiz federasyonumuzun gönüllü danışmanlığını yapıyor. Aslında bugünlerde, Türkiye’de ilk defa üretenin, üreten yüreklerin girdi maliyetlerine ciddi katkı sağlayacak bir anlaşmayı açıklayacağız.  Dolasıyla bizim yaptığımız projelerin tamamı imeceye dayalı. Mesela yangında Manisa’daki arıcımızın arıları telef olmuştu. Biz aramızda toplayıp verdik. Kayıtlı olanlara devletimiz gereğini yaptı ama kayıtlı olmayan kaybolanlar için ‘biz hazırız’ dedik. Dolayısıyla bizim tarzımız imece usulüyle yardım. Bunun yanında 100 kişilik proje inovasyon ekibimiz var. Bu ekip genç kardeşlerimizden oluşuyor, özellikle yurt dışından köy merkezlerinde eğitim ve kullanacağı ana materyalle ilgili proje geliştiren bir ekip. Kasım sonu gibi bunun duyurularını yapacağız. Dolayısıyla bugüne kadar insanlar; yaşanmış proje keşmekeşliği, proje soygunu, milletin aldatılması gibi olayların TAHAP süreciyle bittiğini görüyor, görmeye devam edecek. İzmir’de TAHAP’ın bakanlıkla birlikte yapmış olduğu 100 sosyal dezavantajlı bayanımıza, arıcılık eğitimi ve arılı kovan dağıtımı, Türkiye’de bir ilktir. Bir STK’nın ilk kez bir devlet projesine verdiği bir destektir. Dolayısıyla TAHAP, hatice merkezli değil netice merkezli bir harekettir. Biz saatlerce toplanıp tutanaklar tutup netice alınmayan bugüne kadar sürdürülen çalışma tarzlarının tamamına karşıyız, o tarz faaliyetlerde de olmayacağız. Biz problemleri yerinde tespit ederiz. Bilgi ve belgelerimizle akademik ve teknik kurul ekibimiz bunların üzerinde tekrar çalışır. Daha bir hafta önce hayvancılık raporunu sunduk. Bu ülkede uzun yıllardır faaliyetleri devam ettiren ziraat odası,  kurulan damızlık birlikleri, süt birlikleri, bakıyorsunuz sütçü damızlıkçı ağlıyor ama arıcı 2 senedir üreten yüreklerin gözlerinin içi gülüyor niye gecenin üçünde dahi üretim yaptıysa hesabına para geçiyor. Ve e faturayla whatsappına geliyor. Dolayısıyla TAHAP farkındalığını yaşayanlar zaten biliyor ve herkes bir gün TAHAP’LI olmak zorunda kalacak çünkü TAHAP, üretim diyor, biz tüketim toplumunun karşısındayız” diye konuştu.

 

“TARIM, GIDA, TABİAT ÜNİVERSİTESİ KURULMALI”

Başkan Sarıoğlu, “Önümüzdeki hafta Harran Üniversitesi’ndeki gençliğimize, tarım ve gıdanın önemini anlatacağız orada da yine Erzurum’da diğer illerimizde olduğu gibi minimum en az 10 köy gezeceğiz. 10 köy içerisinde 2 köyü biz TAHAP köyü ilan edeceğiz. Oradaki genç üreten yüreklere bakın; ne acıdır ki ülkemizde benim ikametgahımın orada, Aydın’da bir üniversite yurdu var. 3 gündür yaklaşık koyun çiftliğimize sabah erken giderken orada onlarca arabanın kuyruk olduğunu, ailelerin çocuklarını getirdiğini görüyorum. 2 yıl meslek yüksekokuludur bunlar. Bu çocukları esasında kaydolmak için getiriliyor oraya. Biz TAHAP olarak yine bir yıldır ısrarla şunu haykırdık, dedik ki sayın Cumhurbaşkanımız tenzip buyururlarsa ki yakında kendilerine milletvekillerimizle birlikte detaylı bu konuyla ilgili sunum yapacağız. Türkiye’de mühendislik fakülteleri, gıda ve ziraatte kesinlikle eğitim süresi 4 yıldan 5 yıla çıkarılmalı. 1. Yıldan itibaren buralarda branş dersler hariç diğer dersler müfredattan çıkarılmalı bunun yerine bir gün ana branş dersleri, bir gün laboratuar çalışması haftanın 4 günü köylülerimizle birlikte bu çocuklarımız buluşturulmalıdır. Ziraat mühendisleri, veterinerlerimiz, gıda mühendislerimiz köylülerimizle buluşturulmalı ve haftada bir gün de tatil yapmalıdır. Ben inanıyorum ki hiçbir üreten yürek, hiçbir Türk köylüsü, kendisine yapmış olduğu eğitim dalıyla ilgili alaylı ve bilim olarak bir araya getirmek için gelen bir evladını, açık bırakmaz, aç bırakmaz. Hatta günlük bir harçlıkta verilir, bu sistem kesinlikle kurulmalı. Bu sistemin arkasından yine savunma sanayinde olduğu gibi merkeze bağlı tarım gıda tabiat üniversitesi kurulmalıdır. Bu bi zaruret değildir gereklilik değil, bu bir mecburiyettir. Çünkü bu pandemi süreciyle de anladık ki - biz 2005 yılında söylemiştik - yakın gelecekte en büyük tehlike çevre ve ekonomiye dayalı gıda terörüdür. Ülkemizde, cennet vatanımızda gıda terörüne, raf terörüne, kimyasal zehirler terörüne hayır diyen tek STK, TAHAP’tır. Bu konuda dimdik duran TAHAP’tır. Dolayısıyla tarım gıda tabiat üniversitesi kurulmasıyla birlikte orada bizim devletimizin bir yerlerinde, milli tohumlarla ilgili çalışma yapıldığını biliyorum,  2023’e hazırlık yapıldığını biliyorum. 2023, kamuoyu algısındaki gibi Lozan değildir. 2023, tarımsal ve maden anlaşmalarının bitiş süresidir ve Türkiye’nin tam bağımsızlığına kavuştuğu gündür. Dolayısıyla TAHAP hareketi, esasında 2023 vizyonuna akademik ekipleriyle ve gönüllü üyeleriyle hazır tek STK’dır. Bir milli mücadele ruhuyla her dem her an sahada olma şekliyle hazır bir STK’dır. Mesela yangında biz 1. Gün geceden itibaren yangın bölgelerine ihtiyaç maddelerini sevk etmeye başladık. Yeminden tutun aklınıza ne geliyorsa kıyafete kadar her şeyi. Allah tüm Türkiye’deki üreten yüreklerden razı olsun. Allah göstermesin olabilecek bir afete karşı hazır belki de tek STK’yız. Devletin kurumu Kızılay da Afad da vardır ama öyle bir durum olsa en hızlı hareket edip yine ihtiyaç maddelerini ilk sahaya sürebilecek tek STK’dır diyebilirim” dedi.