MUĞLA TÜRK
Giriş Tarihi : 21-12-2020 22:24   Güncelleme : 21-12-2020 22:24

Sayıştay denetim raporunda dikkat çeken 5 madde

Sayıştay denetim raporunda dikkat çeken 5 madde

Sayıştay, merakla beklenen 2019 yılı Muğla Büyükşehir Belediyesi Düzenlilik Raporunu yayınladı. Raporda 5 kalemde usulsüzlük tespit edildiği belirlendi.

Denetim Görüşünü Etkilemeyen Tespit ve Değerlendirmeler

  1. Belediyenin Ecrimisil Uyguladığı Taşınmazları Tahliye Ettirmemesi,
  2. Belli Bir Süreyi Gerektiren Muhtelif Doğrudan Temin İşlerinde Sözleşme Yapılmamış

Olması,

  1. Eşik Değerin Altında Kalmak Amacıyla Kısımlara Bölerek Alım Yapılması,
  2. İşçilere Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmaması,
  3. Piyasa Fiyat Araştırması Yapılmadan Tek Kaynak Olmayan Tedarikçiden Doğrudan Temin

Suretiyle Hizmet Alımı Yapılması.

BULGU 1: BELEDİYENİN ECRİMİSİL UYGULADIĞI TAŞINMAZLARI TAHLİYE ETTİRMEMESİ

Belediyenin kira süresi biten bir kısım taşınmaz için ecrimisil uyguladığı halde taşınmazları tahliye ettirmediği görülmüştür.

5393 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine göre, taşınmazların 3 yıla kadar belediye encümeni kararıyla ihale edilerek kiraya verilmesi mümkündür. 3 yılı aşan kiralamalarda ise belediye meclisinin kararı gereklidir.

2886 sayılı Kanun’un “Ecrimisil ve Tahliye başlıklı” 75’inci maddesinde taşınmazların işgali durumunda yapılması gereken işlemler belirtilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinde; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı belirtilmektedir. Buna göre kurum taşınmazları hakkında da 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi uygulanmalıdır.

Söz konusu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; kanun koyucu, Belediye taşınmazlarının bu Kanun’a göre kiraya verilmesi gerektiği noktasında iradesini ortaya

Muğla Büyükşehir Belediyesi 2019 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 12 koymuştur. Bu itibarla Kurum mülkiyetindeki taşınmaz malları kiraya verme işleri 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’ndaki ihale usullerine göre yapılmalıdır. Kira süresi sonunda işgal devam ederse, sözleşmede aksine hüküm yoksa ecrimisil alınmalı; işgalin devam etmesi durumunda taşınmazın tahliyesi için ilgili mülki amire talepte bulunulmalıdır.

Kamu İdaresince ecrimisil uygulamasının büyük çoğunlukla sona erdirildiği belirtilmiştir. Ancak halen işgal işleminin sonlandırılmadığı taşınmazların olması sebebiyle Belediyenin ecrimisil uygulamasına son vererek kiracıları tahliye ettirmesi ile ilgili değerlendirmemiz devam etmektedir.

BULGU 2: BELLİ BİR SÜREYİ GEREKTİREN MUHTELİF DOĞRUDAN TEMİN İŞLERİNDE

Sözleşme Yapılmamış Olması 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesine göre doğrudan temin usulü ile yapılmış olan ve belli süreyi kapsayan yapım ve hizmet işlerinde yüklenici firma ile sözleşme yapılmadığı görülmüştür.

Bahsedilen hususla alakalı olarak Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Doğrudan temine ilişkin açıklamalar” başlıklı 22.1.1.3 maddesinde; bir defada yapılacak alımlarda sözleşme yapılmasının idarenin takdirine bırakıldığı, belli süreyi gerektiren doğrudan temin tedariklerinde ise sözleşme yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Doğrudan temin usulü ile gerçekleştirilen ve belli bir süre gerektiren hizmet ve yapım işlerinde, yüklenici firma ile sözleşme akdedilmemiş olması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Bu kapsamda, belli bir süreyi gerektiren tedariklerde, yüklenicinin işi zamanında

yerine getirmesini sağlamak ve mevzuata uygun alım yapabilmek için sözleşme imzalanmasının zorunlu olduğu değerlendirilmektedir.

 

BULGU 3: EŞİK DEĞERİN ALTINDA KALMAK AMACIYLA KISIMLARA BÖLEREK ALIM

Yapılması 2019 yılında gerçekleştirilmiş olan ve benzer ihtiyacın tedarik edildiği bazı alımların doğrudan temin sınırının altında kalmak amacıyla kısımlara bölünerek 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesine göre tedarik edildiği görülmüştür.

Bahsedilen hususla alakalı olarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ve Kamu İhale Genel Tebliği’nin “4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin (d) bendi gereğince ihtiyaçların temini” başlıklı 22.5.1.2 maddesinde ilgili durum açıklanmış olup, ihale ile yapılması gereken tedariklerin kısımlara

Muğla Büyükşehir Belediyesi 2019 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 13 bölünerek 22/d maddesi kapsamında yapılmaması gerektiği belirtilmiştir. İdare tarafından adet bazında kısımlara bölünerek 22/d kapsamında gerçekleştirilen tedarikler ihale usulü kullanılarak yapılması gereken alımlardır. Bu kapsamda, ihtiyaçların rekabet ve eşit muamele ile uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasını sağlamak amacıyla ihale usulü ile yapılması gereken alımların, kısımlara bölerek tedarik edilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.

 

BULGU 4: İŞÇİLERE YILLIK ÜCRETLİ İZİNLERİNİN KANUNA UYGUN OLARAK KULLANDIRILMAMASI

Muğla Büyükşehir Belediyesinin kadrolu işçilerinin önemli bir kısmının yıllık izinlerini kullanmak yerine biriktirdiği, biriken izinlerin ise işçilerin emeklilik talebi sırasında toplu izin ücreti ödemesini gerektirmesi nedeniyle Kuruma mali yük oluşturma riski taşıdığı tespit edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50’nci maddesinde, dinlenmenin çalışanların bir hakkı olduğu ve bu hakların kullanımının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

Çalışanların yıllık izin haklarına ilişkin düzenlemeler 4857 sayılı İş Kanunu ile yapılmıştır. Kanun’un 53’üncü maddesine göre; bir iş yerinde en az bir yıl süreyle çalışanlar yıllık ücretli izin hakkını elde eder ve bu izin hakkından vazgeçilemez. Yıllık ücretli izin hakları işçilerin çalışma sürelerine göre belirlenmiş olup bu sürelerin iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmeleriyle uzatılması mümkündür.

Kurum ile yetkili sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde işçiler için belirlenen yıllık ücretli izin hakları; hizmet süreleri 1-5 yıl arsında olanlar için 20, 6-15 yıl arasında olanlar için 25, 15 yıldan fazla olanlar için ise 30 gün olarak belirlenmiştir. Yapılan incelemede 2019 yılı sonu itibariyle Kurumda çalışan 325 işçinin 183’ünün 30 gün üzeri birikmiş izni bulunduğu anlaşılmıştır. Birikmiş izin süresi 100 günü aşan ve hatta 288 güne ulaşan 47 işçi personel mevcuttur. Bu durumun sürmesi halinde Kurum açısından önemli bir mali yük getirmesi beklenmelidir.

“Dinlenme” bir hak olarak Anayasamızda yer almakta, İş Kanunu da bu haktan vazgeçilemeyeceğini hüküm altına almaktadır. İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde izin hakkının emredici bir ifadeyle verileceğinden ve bu haktan vazgeçilemeyeceği belirtilirken aynı maddenin son fıkrasında yıllık izin sürelerinin iş sözleşmeleriyle arttırılabileceği, Kanun’un 58’inci maddesinde ise, yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi

Muğla Büyükşehir Belediyesi 2019 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 14 içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücretin işveren tarafından geri alınabileceği hüküm altına alınmıştır.

Anayasa ve İş Kanunu’ndaki bu düzenlemeler dinlenme hakkının, işçi haklarının da ötesinde bir insan hakkı olarak ele alındığını, vazgeçilmesi, devredilmesi ve biriktirilmesi alternatifinin söz konusu olamayacağını göstermektedir. İşverene düşen görev ise bu temel hakkın kullanımını güvence altına alacak önlemleri belirlemesidir. Yasa koyucu bu konuda son derece hassas bir tavır sergilemiş, izinli iken ücret karşılığı bir çalışma yapıldığının tespit edilmesi halinde bu günler için ödenen ücretin geri alınabileceği hükmü getirilerek

“dinlenme” hakkından işçinin rızası dahilinde ve maddi getiri karşılığında bile olsa vazgeçilebilmesini önlemeye çalışmıştır.

Esasen Kurumda uygulanan Toplu İş Sözleşmesinde de yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceğine, ücreti ödenerek izin hakkının kaldırılamayacağına ilişkin hüküm de bulunmaktadır.

Bu durumda; hem işçinin bir insan hakkı olan dinlenme hakkının ihlal edilmemesi, hem de birikmiş izinler karşılığı ödenen izin ücreti ödemelerinin Kuruma mali yük getirme riski taşıması nedeniyle işçilerin ücretli izinlerinin kullandırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Kamu İdaresi ise konuyu yaklaşık 2018 yılı başından itibaren gündemine aldığını, Belediyenin iş ve işlemlerindeki devamlılığı aksatmayacak şekilde belli periyotlarla güncel durumu takip ettiğini belirtmektedir. Bununla birlikte bulguda açıklandığı üzere hala normal ölçülere ulaşılamadığından bu konudaki hassasiyetin ısrarla sürdürülmesinde yarar olduğu düşünülmektedir.

 

BULGU 5: PİYASA FİYAT ARAŞTIRMASI YAPILMADAN TEK KAYNAK OLMAYAN

Tedarikçiden Doğrudan Temin Suretiyle Hizmet Alımı Yapılması Ulusal yayın yapan bazı televizyon kanallarına tanıtma amaçlı reklam verilmesi ve bayramlarda kutlama videosu yayınlatılması gibi hizmet alım tedariklerinin, aynı hizmetin alınabileceği birçok ulusal yayın yapan kanal olmasına rağmen piyasa fiyat araştırması yapılmadan seçilen kanaldan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/a maddesi kapsamında gerçekleştirildiği görülmüştür.

Bahsedilen hususla alakalı olarak 4734 sayılı Kanun’un “Doğrudan temin” başlıklı 22/a maddesinde ve Kamu İhale Genel Tebliği’nin “İhtiyacın gerçek veya tüzel tek kişiden Muğla Büyükşehir Belediyesi 2019 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 15 temini” başlıklı 22.2 maddesinde; 22/a’ya göre tedariğin ihtiyacın sadece tek kaynaktan karşılanabileceği durumlarda ve neden tek kaynak olduğunun açıklanması suretiyle yapılabileceği belirtilmiştir. Söz konusu reklamların ve kutlama videolarının yayınlandığı televizyon kanalları verilen hizmetle ilgili tek kaynak olmadığından dolayı, bu alımların 22/a kapsamında yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Bu kapsamda, idare tarafından reklam ve kutlama videolarının yayınlatıldığı kanalların belirli kıstaslarla seçildiği ve bu yüzden tek kaynak olduğu belirtilse de; ilgili tedariklere ilişkin belgelerde alımla alakalı hiçbir kıstas yer almamaktadır. İhtiyaçların rekabet ve eşit muamele ile tedarik edilmesinin sağlanması için, 22/d veya diğer ihale usullerine göre alınması gereken söz konusu hizmetlerin 22/a usulüne göre tedarik edilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.