MUĞLA TÜRK
Giriş Tarihi : 11-01-2022 15:16   Güncelleme : 11-01-2022 15:16

Nostaljiyi yaşatan pano odalar, geçmişe yolculuk yaptırıyor

Muğla’nın Fethiye ilçesinde yaşayan Derya Mengi , geçmişin izlerini panolara işliyor. Pandemi döneminde bu yeteneğini keşfeden ve genellikle köy evlerinin odalarını panolara yansıtan Mengi, açtığı instagram sayfası üzerinden aldığı siparişlere şimdi yetişemiyor. İşte, Derya Mengi’nin ev hanımlığından iş hayatına geçiş hikayesi..

Nostaljiyi yaşatan pano odalar, geçmişe yolculuk yaptırıyor

Muğla’nın Fethiye ilçesinde yaşayan ev hanımı iki çocuk annesi Derya Mengi (34), iki sene önce pandemiden dolayı evde kaldığı sürede bir yeteneğini keşfetti. Başlarda evde vakit geçirebilmek adına hobi olarak yapmaya başladığı pano odalar, sonrasında işi haline dönüştü. Ev ekonomisine, ürettiği panolarla katkı sağlamaya başlayan Derya Mengi, evdeki tüm materyalleri kullanarak genellikle eski köy evi odalarını gerçeğe yakın olarak panolara işliyor. Panolarında ana malzeme olarak balsa levha, fotoblok ve seramik hamur kullanan Derya Mengi, evdeki iğneden ipliğe bütün materyallerle de kompozisyonu tamamlıyor.

“ONLAR HAYAL EDİYOR, BEN MİNYATÜRE DÖNÜŞTÜRÜYORUM”

Eşi Zihinsel Engelli Rehabilitasyon Merkezi’nde sınıf öğretmenliği yapan Derya Mengi, edindiği hobinin işine nasıl dönüştüğünü anlatarak , “Bu panolarla 2 yıl önce tanıştım. Pandemi dolayısıyla yapmaya başladım. Evde kullanmadığımız bir pano vardı. İçindeki parçaları çıkardım, boyadım. Duvar kağıdıyla süsledim. Sonra gözümü kapattım ve ne yapabilirim diye düşündüm. Aklıma, köydeki anneannemlerin evi geldi. Önce kuzine soba yaptım. Sonra taş görünümlü bir mutfak yaptım. Sonrasında ortaya güzel bir şey çıktı. Çocuklar için yaptığım minyatür evleri sayfamda paylaştığımda çok ilgi gördü. İlk çocuklar için minyatür evler yaparak başladım. Sonrasında istek üzerine büyükler için de eski evlerimizi anlatan, hatırlatan panolar yapmaya başladım. Ben ilk yaptığım panoyu, insanların tepkisini ölçmek için kardeşimin işlettiği lokantaya gönderdim. Tüm müşteriler panoyu sormuşlar. İlgi yoğun olunca, daha farklı görsel seçenekler yaratmaya başladım. Yufka ekmeği yapılan pano ve köy evlerindeki yaşam ortamlarını, o evlerin oturma odalarını mutfaklarıyla birlikte yansıttığım panolar çok ilgi gördü. Eskiden evlerde her şey bir odadaydı. Bunları yansıttığım panolar, insanları geçmişe götürüyor. Sipariş veren müşteriler, sonrasında aynısını yapmam için büyüklerinin resimlerini göndermeye başladılar. Onların gönderdiği resimlerle de değişik panolar çıktı ortaya. Müşterilerimin baktığında huzur bulacakları tüm objeleri panoya yerleştiriyorum. Onlar hayal ediyor, ben minyatüre dönüştürüyorum” dedi.

“BENİM İÇİN HERŞEY BİR MATERYAL”

Kendisi için her şeyin bir materyal olduğunu dile getiren Derya Mengi, “ En ufak bir şey görsem ‘acaba bunu nerede kullanabilirim’ diye düşünüyorum. Panolarımda çok kolay kesilebildiği için genellikle ıhlamur ağacından yapılan balsa levha kullanıyorum. Sıkıştırılmış köpüğe benzeyen fotoblok ve seramik hamuru da ana malzemelerimin arasında yer alıyor. Diğer kullandığım materyaller arasında kumaşlar, keçeler, ipler, düğmeler gibi objeler de bulunuyor” diye konuştu.

“DAHA ÇOK HEDİYE AMAÇLI TALEP GÖRÜYOR”

“Panolarım daha çok hediye amaçlı talep görüyor” diyen Mengi, “ Böyle bir talepte genelde kişinin hoşuna giden nesneleri, hobileri baz alarak çalışıyorum. Mesela, bir müşterim, hediye edeceği kişinin kitaplara, motora, fotoğraf makinesine çok ilgisi olduğundan bahsetmişti. Motorun tekerlerinde boncuk, fotoğraf makinesinde seramik hamur kullanarak renklendirdim. Genellikle köy hayatını anlatan panolarda, o yaşam şartlarını bildiğim için daha kolay üretiyorum. Çünkü biz köye gittiğimizde hala bu ortamlarda oturup yemek yiyip, yatıp kalkıyoruz. Onun için o zamanları minyatüre dönüştürmek benim için çok kolay. Aslında, müşterilerimin eski yaşama olan özlemini de bir nebze olsa gideriyorum. Her yaptığım panoda çok heyecanlanıyorum, bakmaya doyamıyorum” şeklinde konuştu. Yarattığı eserlere uzun süre isim aradığını ve nihayetinde “Pano Odalar” diye bir isim koyduğunu dile getiren Derya Mengi, müşterilerinin kendisine “panodalar” instagram sayfasından ulaşıp sipariş verdiğini de sözlerine ekledi. 

“UMUT KALACAĞINA EMEK KALSIN”

Ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen ya da hobi arayışında bulunan ev hanımlarına da önerilerde bulunan Derya Mengi “Çoğu kişi bu pandemi döneminde hem ekonomik hem sosyal açıdan çok zorda kalanlar oldu. Bu işe başladığımda ilk düşüncem ev ekonomisine katkı sağlamaktı. Bunda da başarılı olduk. Buradan ev hanımlarına şunu söylemek istiyorum; kendilerini keşfetmeyi öğrensinler. ‘Ben yapamam’ deyip kendilerini geri çekmesinler. Umut kalacağına emek kalsın. Mesela benim iki sene önce, kağıdı yuvarlak kesip boyayıp üzerini yanık hale getirip bir yufka ekmeği yapacağım hiç aklıma gelmezdi. Ama şimdi bunu ben yapabildim. Ya da kürdanı oklava şeklinde zımparalayıp kağıdı yuvarlayıp yufka açıyormuş gibi obje çıkarmayı keşfedebildim. Bunlar denemeden olmaz. Hanımlarımız kendilerini keşfetsinler” dedi.

Son olarak, kadının isterse ev hanımı olarak da yeteneklerini keşfedip para kazanabileceğine dikkat çeken Derya Mengi, köy odalarını yansıtan gerçeğe yakın panolar üretip “panodalar” instagram sayfasından, müşterileriyle buluşmaya devam ediyor. Panoların fiyatlarının boyutuna göre değiştiğini dile getiren Mengi, “ Panolarımı iki farklı boyda yapıyorum. 20x20 cm ebatında olan panolarımı 175 TL’den, 25x30 cm ebatında olanları ise 190 TL’den satışa sunuyorum” diyerek, ürettiği el emeği göz nuru eserlere fiyat biçiyor. Pandemi döneminde hobi olarak çıktığı yolda para kazanmaya başlayan Mengi, şimdilerde “Pano Oda” siparişlerine yetişemiyor.