TARIM
Giriş Tarihi : 08-10-2021 16:52   Güncelleme : 08-10-2021 16:52

Bal üretimi düştü, arıcılar dertli

Sahte bala dikkat!

Bal üretimi düştü, arıcılar dertli

Tüm ülkede arıcılar, kuraklıktan dolayı verimin düşmesinden yakınırken Seydikemer bölgesindeki arıcılar da üretimin düşmesinden dert yanıyorlar. Has bal üreten arıcılar, bir yandan üretimi arttırmanın yollarını ararken diğer yandan da sahte bal üreticilerine karşı da tüketiciye uyarılarda bulunuyorlar.

Türkiye’de bal üretiminde önemli bir yere sahip olan Muğla’da, üreticilerin yüzü gülmüyor. Seydikemer ilçesinin Bayır Mahallesi’nde geçimini arıcılık yaparak sağlayan vatandaşlara bir dokunduk bin ah işittik. Yangınlar ve aşırı hava sıcaklıkları sebebiyle bal yapacak ortam bulamayan arılar, verimi düşürdü.

BU BÖLGEDE 2 SENEDİR ÇAM BALI YOK

Bayır Mahallesi’nde arıcılık yapan Hamit Köseoğlu, verimin düşüklüğünden bahsederek girdilerdeki pahalılıktan da yakındı. Köseoğlu, “Ben il dışına gidip geliyorum. Bu bölgede çam balı 2 senedir olmuyor. Piyasada, internet satışlarında bal var ama ben kendi ürünümü yetiştirdiğim için bal yok diyorum. Arıcının derdi çok büyük, arıcı unutuldu. Federasyonumuz sayesinde arıcılarımız yenilendi. Bugün 200 kovan var, biz şeker alamıyoruz. Arıcı sıkıntıda, özellikle tarım ilaçlarından çok sıkıntıda. Arıcıya destek olsa çok fazla kazanan var. Biz vatanımıza sahip çıktık. Şimdi de üretici olarak bize sahip çıkılmasını istiyoruz. Yem ve arı şekeri fiyatları aldı başını gitti. Biz bal satmak istiyoruz, milleti geçindirmek istiyoruz. Tarım bittiği için köylü de bitti. Bu bölgede çam balı yok. Arı çok fazla bakım istiyor. Arıcılık sektörünün devamlılığı için gençlerin teşvik edilmesi gerekiyor. Denetleme gerekiyor. Biz her zaman devletimizin yanındayız. Cumhurbaşkanımızdan, Tarım İlçe başkanımızdan, Tarım Bakanımızdan Allah razı olsun. Arıcılık için güzel önergeler verildi. Bize karşı yardımlarının süreceğini biliyoruz. Yangınlarda sıkıntı oldu fakat arımız yanmadı. Arılarımız göçer arılardı, konaklayacağı alanlar yandı. Örneğin Alanya’da yangın oldu oradaki çiçek balı yandı. Karaman’dan Konya’dan arıcılarımız çiçek balı için gelemediler”

 

GÖZLE GÖRÜLÜR BİR DÜŞÜŞ VAR

Bayır Mahallesi’nde 46 yıldır arıcılık yapan Ali Doğan, bu kadar süreç içerisinde son 2 yıldır en düşük verimi aldığını ifade etti. Doğan “Bu yıl 70 arı var. Kene problemi yaşıyoruz bundan dolayı arılarımız olumsuz etkilendi. Geçen yıl arı azdı fakat bu yıl daha da azaldı. Yangınlar sebebiyle, iklim şartlarının etkisiyle sevimli bir tablo görmüyoruz.1975 yılından beri arıcılıkla uğraşıyorum fakat geçtiğimiz 2 yıldaki kadar kötü bir durumla daha önce karşılaşmadık. Önceki yıllarda 30-40 teneke bal alabiliyorken bu yıllarda 3-5 teneke bal alabiliyoruz. Gözle görülür bir düşüş var” dedi.

PİYASADAKİ SAHTE BALLARA DİKKAT

Yaklaşık 25 yıldır geçimini arıcılıktan sağlayan Süleyman Sazboğaz ise arıcıların sahipsiz kaldığını dile getirerek “20-25 yıldır arıcılık yapıyorum. Yazları 350-400 kovana kadar bal üretebiliyorduk. Bu meslekten iyi kazançlar elde ettim, ekmeğini yedim ama şu zamanda ekmeğini yemek çok zor. Neden derseniz çünkü arıcılıkta bir birlik göremedim. En çok sahipsiz kalan arıcılar oldu. Devletimiz destek veriyor ama yetersiz nakliye desteğine ihtiyacımız var. Muğla’da arıcılık bitmiş durumda çünkü çam balı olmadığı zaman il dışına gitmek zorundayız. Mesela Doğu’ya, Karadeniz’e gitmemiz gerekiyor. Maddi elverişsizlikten gidemiyoruz. Kamyon kiralamak çok zor. Allah’a şükür ben gidebiliyorum, Konya’ya gidiyorum ama ben gitmesem burada hiç arıcılık yapamam çünkü hep cepten harcama yapıyoruz. Şeker alacak durumumuz yok. Allah’a şükür geçen yıl Federasyon(TAHAP) başkanımız Mustafa Bey sayesinde Konya’da kazanç sağladık. 400 TL’ye bal sattık. Yalnız geçen seneden bu yana fiyatlar üçe katlandı fakat bal yerinde saydı. Şu an çam balına teneke fiyatı 1500 TL fiyat biçiliyor çünkü bal yok” dedi. Sazboğaz, sözlerine şunları da ekledi: “Arıcılık çok güzel bir meslek. Ben çok ekmeğini yedim ama şimdilerde gençler arıcılık yapmıyor. Ben mesleğimi çok seviyorum. Şehirde maaşlı bir işte çalışmaktansa dağda, bayırda arıcılık yapmayı tercih ederim. Tabii arıcılığın devamlılığı için devletin de destek vermesi gerekiyor. Bu dönemde zor günler geçiriyoruz ama ilerde arıcılığın yüzünün güleceğine inanıyorum. Fiyatlar arttı çünkü içerisinde glikoz şurubu barındıran sahte ballar piyasada çok fazla.”

AZ ÜRETELİM, DOĞRU ÜRETELİM

Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Federasyonu (TAHAP) Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu ile Seydikemer’in Bayır Mahallesi’ne gelen ve genel başkan Sarıoğlu ile arıcılarla birebir görüşüp kovanlarını inceleyen Muğla Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Dernek Başkanı Ercan Kurt da arıcıların yaşadığı sıkıntılarla ilgili olarak “Bu konuda devletle çok sıkı istişare halindeyiz. Çünkü doğal üretimin karşısındaki en büyük tehdit endüstriyel olarak üretilen glikozdan yapılan nişasta bazlı şeker katkılı ürünlerle üretilen ballar. Bu sorunun çözümü ancak üreticiyi doğru programa çekmekle mümkündür.Her üyeye bu konuda ısrarla ‘’az üretelim,doğru üretelim’’ diyoruz” diye konuştu.

GERÇEK BALLA, SAHTE BALI AYIRMAK ÇOK ZOR

Dernek Başkanı Ercan Kurt “Tüketici için gerçek bal ile sahte balı ayırmak mümkün değil. Üretenlerin dahi büyük çoğunluğu bunu çözemez. Çünkü glikozun içerisine ayrı olarak balın temel değeri olan prolin maddesi katılarak bu sahtekarlığın önüne geçilmeye çalışılıyor. Bunu çözebilmek için gereken ekipman geçen yıl federasyonumuzun müracaatıyla devletimiz bünyesinde kuruldu. Artık her türlü sahte kalıntı yapabilecek her türlü ürün analiz edilebiliyor. İki yıl öncesine kadar edilemeyen bazı kriterler vardı ama artık bunların da önüne geçebiliyoruz. Bu da bizi bu kutlu mücadelede en çok güçlendiren maddelerin en başında geliyor” şeklinde konuştu.

YAPTIRIMLAR GELECEK

Kurt, “sahte bal üretenlere karşı herhangi bir cezai müeyyide uygulanıyor mu?” sorusuna ise “Sahte bal üreticilerinin cezalandırılma hususunda kanunda bir boşluk söz konusuydu. Tarım Bakanlığı’nın bu konuda yeni bir kanun hazırlığı içerisinde olduğunu biliyoruz. Yılbaşından itibaren tamamen analizden geçmiş ve devletin onayını almış ürünlerin market raflarında olması üzerine çalışmaları var.Tabii buna paralel yaptırımlar da gelecek. Sahtekarlığın olduğu yerde TAHAP en büyük mücadele kozunu kullanacaktır” dedi.