SAĞLIK
Giriş Tarihi : 14-03-2021 18:36   Güncelleme : 14-03-2021 18:36

Bakan Koca, 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde konuştu

Bakan Koca, 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde konuştu

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğine video konferansla katıldı.

Bakan Koca şu ifadelerde bulundu:

Bizler sadece bir meslek seçmiş kişiler değiliz, bizler takdir edilen ömrümüzü tamamlayana kadar varlığımızı ve tecrübemizi başka insanların hayatlarına dokunmak onları korumaya iyileştirmeye adamış kişileriz.

Bizler devletin yaşamasını insanın yaşamasına bağlamış bir geleneğin mensuplarıyız.

İnsanlık merhamet üzerine kuruludur düsturunun temsilcileriyiz.

Bu yıl teklifimiz üzerine Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık çalışanları yılı ilan edildi.

Bizler iş yerlerimize hastanelerimize hastalarımızın yanına gittiğimizde geride neler bırakıyoruz, hatırlatayım eli yüreğinde duası dudaklarında bir anne bırakıyoruz, bakışlarını kaçıran merhamet ve duygularını gizlemeye çalışan bir baba bırakıyoruz, babam ne zaman gelecek? Annem ne zaman gelecek? Diye soran yavrular bırakıyoruz.

Hepsinin kaygısını gönlünde birleştiren bir eş bırakıyoruz.

Eve dönerken aklımızda bir tek soru var. Şu günlerde evdekilere zarar verebilecek bir şey ile dönmüş olabilir miyiz?

Sadece çok sevdiğimiz ailenize zarar verme korkusu bu uğurda bugüne kadar büyük kayıplar verdi. Meslektaşlarımızdan ve ailelerimizden can yakan kayıplarımız oldu canlarımız yandı ruhları şad olsun.

Gece gündüz demeden çalışan bu kutsal görevi büyük fedakarlıklarla yerine getiren varlıkların en şereflisi olan insana hizmet onurunu göğsünde taşıyan meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramını yürekten kutlarım 14 Mart'ı sadece bir güne sığdırılmış bir bayram olarak ele almak yerine tüm sağlık çalışanlarımızı kucaklıyor ve bu haftayı sağlık haftası olarak kutluyoruz.

Bizim vazifemiz üstü açılanı örtmek, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmektir.

Ağrıya ilaç yaraya merhem olmaktır.

Bugünlerde istisnasız tüm insanlık gördü ki başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanı olmak bir ayrıcalıktır.

Ne var ki üstlendiğimiz sorumluluk da bir o kadar ağırdır. Kimler hastanın nabzını tuttuğu kadar toplumunda nabzını tutabilen bir misyonun sahibidirler. Tarih sayfaları bunun örnekleriyle doludur. 14 Mart 1919'da öyle bir duyarlılığın böyle bir adanmışlığın tarihe mührünü vurduğu gündür.

Ülkemizdeki ilk vakasının tespit edilmesinin hemen ardına tekabül eden Tıp Bayramı'nda törenimizi son 1 yılda salgının bize kazandırdığı bir alışkanlık sayesinde görüntülü toplantı yoluyla gerçekleştiriyoruz.

Kimi acil serviste, kimi yoğun bakım ünitesinde, kimi hastalara teşhis koymak için, kimi ilaç ve aşı geliştirmek için laboratuvarlarında, kimi sahada hastalığı sınırlamak uğruna nefes almaksızın bir çalışma temposuna girdiler. Eğitimlerinden başlayarak meslek hayatları boyunca üstlendikleri fedakarlığın en müşahhas örneklerini bu dönemde gösterdiler.

İnsan sevgisini mesleğinin ziyaret edilmiş güçlü ve nitelikli sağlık ordusudur. Geleceğimiz buna bağlıdır. Ülke olarak bu hasretlere sahip bir sağlık ordumuz var.

Herkes kabul etti ki bize ihtiyaç varsa biz amasız, fakatsız, tereddütsüz ve en gözü kara halimizle oradayız. Bu şeref bize yeter milletimiz adına sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum sağ olunuz var olun.


Hibya Haber Ajansı