RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 09-04-2020 16:24   Güncelleme : 09-04-2020 16:26

33 Sene Suçsuz Yere Cezaevinde Yatan Mehmet Civelek'in Hikayesi

Bırakmadılar Yaşayayım!

33 Sene Suçsuz Yere Cezaevinde Yatan Mehmet Civelek'in Hikayesi

Kayseri'de doğan Mehmet ızdırap dolu bir hayat yaşadığını dile getiriyor. Kayseri'de doğduktan sonra Adana'ya gelip devletin güvenilir bir kurumunda işe başlıyor.  Cümlesine "Bana verilen emirleri yerine getirdim, ne dedilerse ben aynısını yaptım."

Daha sonrasında ise bu yapılan işlemler nedeniyle suçlamalar başlıyor ve Mehmet "Haksız yere tutuklandım" diyor.  Gördüğü işkenceyi "41 numara ayakkabıyla girdiğim nezaretten 44 numara ayakkabıyla çıktım." diyerek tek cümle ile özetliyor.

45 gün nezarette işkence gören Mehmet, aldığı darbelerden dolayı ayaklarının şişip büyüdüğünü iletiyor. Çorap giyemediğini. Çünkü ayaklarına yapıştığını söylüyor. Haksız yere cezaevinde yatmayı kaldıramayan Mehmet Civelek.

"Zoruma gitti. Kendimi bıçakladım, ölmek istedim."

 

"Ben evlenmeyecek miyim? Benim hayatım yok mu? Beni haksız yere suçluyorlar dedim." diyor. Tutuklandıktan sonra avukat bile gelmiyor. Abisi, avukat ödemeleri için iki dükkanını da satıyor.

"Kendi kendime hayattan kapandım. Koptum dünyam koptu. Yaşantılarım koptu. Düzenim değişti. Kendimi unuttum. Bir insanı 5 seneden fazla tuttuğun zaman ıslah olmuyorsa, yapacak hiçbir şey yok. 5 seneyi geçtikten sonra ıslah olan birini de tutarsanız suça meyilli oluyor." 

Kendine ikinci bir hayat aramaya başlayan Mehmet, gidebileceği tüm kurslara gidiyor.

"Tahliyeler okunduğunda yataktan kalkıp bekledim." diyor.

 
 

 

"Beklenti içerisinde bir hayat... Suç işleyen sakindi. Suçsuz insanlar da baktığın an belli oluyordu. Kimse suçsuz yere yatmasın ama oranın olmasını da istediğim bir gerçek" diyor. Tahliye olmak için elinden geleni yapıyor. Kitap en iyi arkadaşı oluyor tüm kitapları okuyor. İlkokul matematik kitaplarına kadar okuyordu. Açlık grevini yapıyor sonra tedavi oluyor ve tekrar greve giriyor. Bu şekilde suçsuz olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Böyle yaşamaktansa açlıktan ölürdüm diyor ve yirmiden fazla açlık grevi yapıyor.

"Dosyamı istiyor savcı ama dosya yok" diyor. Yatmadığı cezaevi kalmıyor.

 

"Ölüyorum, hayattan koptum."

Müfettiş ikna oluyor ve altı senesi varken tahliye ediliyor. Tüm televizyon kanalları geliyor. İçerideki kötü koşulları anlatıyor ama anlatma diyorlar. İçerideki arkadaşlarım da izleyecek diyor Mehmet. Yalan söyleyemiyor. Fakat televizyonda bu konuşmalar hiç geçmiyor.

 

"Beni gören hakimler ağlıyordu."

"Bu bir insana yapılır mı?" diyerek hakimler önümde ağlıyordu diyor Mehmet.

"Kendimi satılmış bir mal gibi hissettim. İnsan hayatına pazarlık yapabilir mi? Sen bana bir günümü verebilir misin? Bana bir günümü verin."

Başvurmadığı iş kalmıyor. Tespih satmaya başlıyor.  Son cümlesinide "Hayatımı gasp ettiler, bırakmadılar yaşayayım..." diyerek bitiriyor.