Kayaköy’de Sessizliğin Sesi

Ayfer Kurt

14-05-2026 17:10

 

Fethiye’ye girdin. Yol seni yavaşlattı, şehir seni biraz susturdu.
Ama asıl sessizlik… biraz yukarıda bekliyor.
Kayaköy yoluna saptığında, manzara değişmeye başlar.
Deniz geride kalır, taş öne çıkar. Yeşil yerini daha solgun tonlara bırakır. Ama bu bir eksilme değil; başka bir şeye hazırlıktır.
Yol kıvrılırken bir anda görünür Kayaköy.
Dağın yamacına serilmiş, birbirine benzeyen ama her biri ayrı bir hikâye taşıyan evler…
İlk bakışta “terk edilmiş” dersin.
Sonra biraz daha bakınca anlarsın:
Burası aslında bırakılmış değil, susturulmuş.
Taş duvarlar ayakta. Pencereler boş. Kapılar yok.
Ama içeride bir şey hâlâ duruyor gibi.
İçeri doğru yürüyorsun.
Adımların yavaşlıyor, sesin kısılıyor. Çünkü burası yüksek ses kaldırmıyor.
Her evin önünden geçerken istemsizce düşünüyorsun:
“Burada kim yaşadı?”
“Ne konuşuldu?”
“Ne yarım kaldı?”
Kayaköy cevap vermez.
Zaten bu yüzden etkileyicidir.
Burası anlatmaz, hissettirir.
Bir pencere boşluğundan içeri bakarsın.
Hiçbir şey yoktur. Ama bir yokluk bile bu kadar dolu olabilir mi diye düşünürsün.
Rüzgâr geçer aralardan.
Belki yıllardır aynı sesi taşır.
Ve o an fark edersin:
Burası bir gezi noktası değil.
Burası, zamanın bir yerde durup geri dönmediği bir an.
Çoğu yerde fotoğraf çekmek için durursun.
Burada ise durduğun için fotoğraf çekersin.
Ama hiçbir kare, hissettiğini tam anlatmaz.
Kayaköy sana bir şey öğretmeye çalışmaz.
Ama şunu düşündürür:
“Gitmek mi daha zor, kalmak mı?”
“Unutmak mı, hatırlamak mı?”
Bu köşede sana sadece güzel yerleri değil, böyle durakları da anlatacağım.
Çünkü bazı yerler güzel olduğu için değil,
sana bir şey hissettirdiği için unutulmaz.
Ve Kayaköy…
sessizliğin bile bir sesi olduğunu hatırlatan yerlerden biridir.

DİĞER YAZILARI Fethiye’ye Girerken 01-01-1970 03:00 Kahve Molasında Tanımadığın Hayatlar 01-01-1970 03:00 Yolun Seni Çağırdığı Yer 01-01-1970 03:00