Kahve Molasında Tanımadığın Hayatlar

Ayfer Kurt

30-04-2026 18:45

 

Kapıyı itiyorsun.

İçeride kahve kokusu, düşük bir uğultu ve yarım kalmış cümleler var.
Yol seni buraya getirmiş gibi değil de, sen tam olarak burası için durmuşsun gibi hissediyorsun. Masaların çoğu dolu. Ama kimse kimseyle gerçekten “tanışık” değil. Yine de herkes birbirinin hayatına değecek kadar yakın.
Muğla’nın küçük bir köşesinde, adı çok da önemli olmayan bir kahvecide oturuyorsun.
Siparişini veriyorsun: sade bir kahve.
Beklerken etrafı izlemeye başlıyorsun.
Pencere kenarında bir kadın telefonuna bakıyor. Arada gülümsüyor. Mesaj mı, anı mı bilinmez.
Karşı masada iki kişi tartışıyor ama seslerini yükseltmeden. Alışılmış bir tartışma bu, belli.
Köşede tek başına oturan biri var. Kahvesi bitmiş ama kalkmıyor. Gitmek istemeyenlerin oturuşu bu.
Ve sen…
Hepsini izliyorsun.
Garip bir şey oluyor sonra.
Hiçbirini tanımıyorsun ama hepsinden bir parça biliyorsun gibi.
Çünkü hayat, detaylarda kendini ele verir.
Birinin kahveyi karıştırma şekli, diğerinin sürekli saate bakması… Küçük ipuçları, büyük hikâyeler taşır.
Şehirde bu anları kaçırıyoruz. Çünkü bakıyoruz ama görmüyoruz.
Ama yolda, özellikle böyle kısa duraklarda, gözün daha açık oluyor.
Belki de ilk defa gerçekten izliyorsun.
Bir kahve geliyor önüne. Buharı yükseliyor.
Bir yudum alıyorsun.
O an fark ediyorsun:
Sen de birinin hikâyesinde “tanımadığı biri”sin.
Belki az önce içeri girerken seni fark eden biri oldu.
Belki senin hakkında bir şey düşündü.
Belki sen de onun kahve molasının küçük bir detayı oldun.
Hiç bilmeyeceksin.
Ama mesele de bu değil zaten.
Bu köşede sana rotalar çizmeyeceğim.
Sadece şunu hatırlatacağım:
Bir yerde oturup kahveni içerken, etrafında geçen hayatları kaçırma.
Çünkü bazen en gerçek hikâyeler, sana hiç anlatılmayanlardır.
Ve bazen bir kahve molası,
sana ait olmayan hayatların içinde… kendini görmektir.

DİĞER YAZILARI Fethiye’ye Girerken 01-01-1970 03:00 Yolun Seni Çağırdığı Yer 01-01-1970 03:00