ZEHRA ATCI

zehraatci48@hotmail.com 10 Mayıs 2019 Cuma 18:17 DİĞER KÖŞE YAZILARI

ŞARKILAR;MÜZİK VE SÖZLER

Şarkı dinlemeyi sevmeyen yoktur heralde. En azından sıkça dinlemesek de, ara ara bir dinleme isteği oluşur içimizde.
   
Çoğu zaman karşıma çıkan ve farkettiğim bir durumdan bahsedeceğim bugün size. Benim anlam veremediğim bu şeyi, sizinle paylaşarak beraber anlamlandıralım istedim. 
   
Şarkı sözleri ve müzikler. 
   
Genelde bunlar birbiriyle uyumlu ve ilişkili olurlar. Tabi kimi istisnalar dışında.
   
Öyle şarkılar vardır ki, keyif alırız ve tekrar tekrar dinlemek isteriz. Bir şarkıyı dinlerken de onu incelemek sorgulamak aklımıza bile gelmez. Bunu yaparsak bir keyif alamayız zaten. Ama şuanda bunu yapabiliriz elbette.
   
Bir şarkının olmazsa olmazı arka müziğidir. Sözlere duygu ve his katan şeydir bu. Şarkıya adapte olmamızı ve anlamamızı sağlar. Bu arka müzikler, şarkılarda/müziklerde türleri ortaya çıkarmıştır. Uyumlu olanların dışında bir de, zıtlıkla uyum yakalamış ya da yakalamak isteyen şarkılar vardır. Ben de bunları ele alacağım.
   
 Örneğin, olumlu, keyifli, sevgi dolu sözlere sahip bir şarkının müziği, o kadar yavaş ve hüzünlü akıyor ki, biz olumlu şarkıyı zihnimizde olumsuz gibi algılayabiliyoruz. Tam tersi, hüzünlü ve duygusal sözlere sahip bir şarkının müziği çok hareketli; üzülelim mi oynayalım mı, aklımız karışıyor. 
   
Bir de yabancı müzik konusu var elbette. Siz siz olun, anlamını bilmediğiniz yabancı müziği dinlemeye, onunla oynamaya, dans etmeye kalkışmayın. Kim bilir ne diyor içinde. Sevdiğine sitem mi ediyor, birşeylere nefret veya hakaret mi ediyor , ya da kendi inanç ve ideolojileriyle alakalı cümleler mi geçiyor içinde, bilemezsiniz.
   
Çoğu zaman şarkıyı dinleten müziği olur. Bazen öyle hoş ve zevkli ritimler oluyor ki, 5 dakikalık şarkıda birkaç cümle söz geçmesi bile yetiyor dinleyene. Çünkü asıl olarak müziği ve ritmiyle ilgileniyor oluyoruz. Bu yüzden genelde, müziği güzel, hareketli veya keyiflendirici şarkıların sözlerinde çok da anlamlı bütün ifadeler olmaz, hatta sözler nadir bulunur içeriğinde. Bunlar olmasa bile, sözlerden daha çok süre ayrılır arka müziğe. Ya da şöyle söyleyelim daha doğru olur; size belli bir duyguyu düşündürmek ve hissettirmek değildir amacı, eğlendirmektir. Sözleri çok anlamlı, derin yada duyguyu gerçekten hissettiren şarkıların müzikleri ise yavaş veya kısık olur; sözlere daha çok yoğunlaşmamızı ister gibi. Bunun tam aksi, uç ve keskin duyguları dışa vurarak bizi etkileyen şarkılar vardır. Ama yine de kimi zaman, bu şarkılarda da sözlerin anlamına dikkat etmeyiz, bizi rahatlatan, keyif veren müziğin hırçınlığı, sertliği yada gürültüsüdür.
   
 Yani genel olarak anlatmak istediğim; şarkının müziğinin ve sözlerinin (bana göre) eşit etki yapması gerekirken, bizi yönlendiren, şarkı tercihlerimizi belirleyen, bilerek yada bilmeyerek aradığımız ve bir şarkıda istediğimiz arka müziğidir.
   
Şimdi bir şey yapalım.
   
Hayal et...
   
 En sevdiğin şarkıcının en sevdiğin şarkısını dinliyorsun. Sözleri çok anlamlı, seni anlatıyor sanki. Şarkıcı da bunu çok güzel seslendiriyor. Şarkıcı; kendi resimlerinde yada normal videolarında bile gördüğünde seni mutlu eden favori şarkıcın. Gözlerin kulakların ve zihninin tamamen şarkıya odaklanmış. Ve keyiflisin. Düşün o şarkıyı. 
 
Ve şimdi...


Ben gelip arka müziği kapatıyorum. Şarkıcı sözleri söylüyor, çok üzgün, oturmuş, perişan; ya da oynuyor dans ediyor, yüksek sesle sözleri haykırarak ! Birden şalteri indiriyorum, ve arka müzik kapanıyor...
   
Birkaç saniye duraksarsın. Çünkü henüz o duygunun tozları tamamen üstünden akmamıştır. Ama bi süre sonra sıkılmaya başladığını hissedersin. Şarkıcıdan ve şarkıdan değil. Bir anlamsızlık içine alır seni.    Önceki dinlediğinden farklı bir şeyler eksiktir. Bu yüzden aynı hisleri, aynı duyguları kendi içine bulaştıramıyorsundur.
Şimdi ise, müziği geri açıp, en sevdiğin şarkını dinlerken, sanatçıyı susturuyorum. Hayal edebiliyor musun? Evet, o şarkıcıyı. Sanatçıyı karşında görüyorsun. Hareketlerini yada dansını yapıyor, dudakları hareket ediyor, müzik çalıyor... Ama sözler yok. Onları duymuyorsun. Fakat sen yinede müziği dinlemeye, keyifle devam ediyorsun. Bir süre sonra ayaklarınla ve ellerinle ritim tutarak ya da duyguya göre hareket ederek, hayranı olduğun sanatçının dudaklarına bakıyorsun. Sözler zihninde canlanıyor. Gülerek yada hüzünle -şarkın nasıl bir duyguda ise-, önce zihnin söylemeye başlıyor.
   
Muhtemelen birkaç saniye sonra, birkaç cümle de olsa, senin ağzından dökülür şarkının sözleri; melodisini duyup, performansını izlediğin şarkıcının.
    
     
Sözler zihinde kalabilir, ezberleme isteğiyle öğrenilebilir, tekrar canlanıp kullanılabilir. Ama müzik akıp giderken onu sorgulamanı istemez, ya da kendisini ezberlemeni gerektirmez. Sözleri bir ritimle söyleyebilmen, şarkının ve şarkıcının hislerini anlayabilmen ve keyif alabilmen için bile, zihnin kimi zaman müziğe ihtiyaç duyar. 
   
Müzik, kendini sana bırakmayı değil, senin ona kendini bırakmanı ister. Bu sebeple o seni kontrol eder. 
   
O yüzden "Hobilerin nedir?" diye bir soru sorulduğunda, 'şarkı dinlemek' demek yerine, farketmeksizin bizi etkileyeni söylemek istercesine, 'müzik dinlemek' diye cevap verişimiz bundandır belkide.
 
106 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR



     Aktif Anket Yok...