ZEHRA ATCI

zehraatci48@hotmail.com 12 Ocak 2019 Cumartesi 16:14 DİĞER KÖŞE YAZILARI

CAMIN ÜSTÜNDE NE VAR ?

Bulutlar ve yeryüzü arasına paravan gibi çekilmiş bir cam üzerinde açtım gözlerimi. Her ayrıntısını görebildiğim yeryüzünün üzerindeydim ben.

Yukarısı ve etrafım tamamiyle bulutlarla kaplıydı. Sürekli kayıyordum ve dizlerinin üzerinde ilerlemeye karar verdim. Bir boşluk üzerindeydim fakat boşluktan düşemiyordum. O boşluğuda kırabilmiş değildim henüz. Dizlerimin üzerinde ilerlerken, öne attığım bir elim boşluğa doğru sarktı. Üzerinde gezdiğim camın sonu burasıydı sanırım. Ama ben atlamak yerine bulutlaraın da üzerine çıkmayı tercih ettim. Ama bir türlü uçamadım. Fazla bir çekimi vardı bu camın, yürümemi engellemesede ayaklarımı üzerinde yapışık tutan bir çekim.
   
Her kötü hissettiği ve canı acıdığı anda bir kurtarıcı meleği olmalı herkesin. İster siyah kanatlı ister beyaz.Belki de uçuşu kanatlarından olmayan bir melek, yani kanatsız. Yeter artık dediğinizde yada ne yapacağınızı bilemediğinizde, ona seslediğiniz. O ise her zaman son ana kadar tek başına mücadele etmenizi bekler. Bir şeyler öğrenin diye. Son anda alır sizi ve yatağınıza bırakır yada olmanız gereken yere. Belki de gökyüzüne uçurur yada uzaya çıkarır. Yeryüzünün kaosundan kurtulabilin diye.
 
Tüm yeryüzü karmaşasının içinde ,kanatlı bir melek yeryüzüne doğru indi. Kollarımın altından tutup yukarı doğru çekti.  O arkamda ben önde yükseliyorduk. Gökyüzünün de bulutların da üstüne uçarken, ışığı yönümü şaşırtan güneşe yaklaştıkça sıcaklığı yüzümü ısıtmaya başlamıştı. Güneşe ulaşabilmek için parmağımı uzattım. Dokunmama bir parmak uzunluğu kadar kalmıştı, ışığı parmağımı yaktı.  En sevdiğimi üşürken ısıtmıştı. Bu yüzden ona minnettardım.En yukarda karanlık oldu etraf. Gördüğüm en güzel sivilceler olabilir uzayın yıldızları. Orada da hala bir cam üzerinde yürüyordum. Bakındım etrafa . Bir yıldız geliyordu bana doğru. Durmaksızın koşuyordu. Takıldım arkasına. O acı çekip yanarken ben onunla konuşmaya çalışıyordum. Nereye gittiğini sordum yok olacağından bahsetti. Hızla kayışına yetişmekte zorlanıyordum. Geri döndüm.  Tüm vücudumu kasan bir 'yok' vardı beni çepeçevre saran. İsteğim dışında bir çekimdi ve dokunuşları darbeleri tüm vücudumdaydı. Akışa bıraktım. Simsiyah bir sarmalın içinde döne döne gittikçe darlaşan boşluğa çekiliyordum. 
 
Dev sivilcelerin üzerinde olmak güzel bir histi. Hepsini gezdim birer birer tanıştık. Kimi öfkeyle kızgınlıkla karşıladı beni fazla kalamadım yanlarında , kimisiyle konuşmakta zorlandım soğukluğundan titreyerek. Kimisi yaklaştıkça kayboluyordu göremeden konuştum.Meteor yağmuru başladı. Üzerime düşen beyaz meteorlardan bir kaç tane aldım ve cebime koydum günün anısı olarak.
   
Güneş bana beni unutma dedi. Tamam dedim sarıldım öptüm. Ellerimden kayan 1 saatlik arkadaşım kuyruklu yıldız için ağladım biraz önce. Venüse de gittim. Benim gezegenim Venüs'e.
 
Yol uzaktı dönmek istemedim mavi yeşil gezegene.
 
Ay başımın üstünde yerin var dedi. Sarılıp uyuduk birbirimize.
 
225 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR



     Aktif Anket Yok...