ZEHRA ATCI

zehraatci48@hotmail.com 26 Nisan 2019 Cuma 16:43 DİĞER KÖŞE YAZILARI

ALEV KÜLÜ KANATLAR

Kalbinin sesini duydu. 

Duygusallık mı yapıyor? Hiç sanmıyorum. 

'İç sesini mi dinledi?' Hayır öyle değil. Gerçekten duydu. Çok hızlı çarptı. Ritimlerini beyninde hissediyordu. O kadar hızlı ve dışarı çıkmak istercesine yükleniyordu ki göğüs kafesine, karşıdan biri baksa görürdü bunu sanırım. Henüz hiç yaşamadığı aşkın hüznüne girecekte değildi bu kalp. Elinde kahvesi cam kenarında yağmuru seyrederken heyecana da kapılamazdı ya!  Hayır bunlar da değil. 

Bu bi çırpınıştı.

"Nefes alamıyorsun..! 
Az zamanın kaldı..! "
demekti bu.
Kalp konuştu:
"Galiba ölüyorsun."
 
Yürürken kendi dünyasının mozaik desenli patika yolunda,
Ruhu elinden düştü.
Bakındı karanlıkta .
Baktığı halde sadece boşluktu gördüğü.
Fırtınadan kalkan tozlar, gözüne üşüştü. 
Esinti tenini rahatsız ediyordu.
Dizlerinin yorgunluğuna esir düştü.
Gördüğü ya bir sonun başlangıcıydı
Ya da sadece toz pembelerden arınmış,
Siyah bir düştü.

Arnavut kaldırımlı bulutların altında 

Mozaik desenli dönüşler başını döndürdü.
Bugün büyük patlamanın yıldönüm günüydü.
 
Desenler gözünden zihnine karıştı. 
Aklı uyuşmuştu, nerde olduğuna şaştı.
Bir yığın karmaşanın içinde;
Ayaklarına batan dikenler ve çalılar.
Sanırım dağıldı, hayatı, zihni ve aklı.
Bedeninin parçası ayakları, çakılmıştı içine bataklığın.
Sanırım bulamayacaktı onu çıkaracak olanı.
Ruhunun içinde bulanmıştı acı.
Onu çoktan öldürmüştü.

Kanatlara uçmayı unutturanlar...
Bir yükselişi uçurumdan atmayı nasıl beceriyorsunuz? 
 
Göstermelik bi tatmin mi bu? 

Ne yani illaki kanatlarımızı fırına mı sokalım? 
Bir yanık kokusu mu duymak istediğiniz, 
Yoksa bir yanmanın çıtırdayışı mı, dilinizin özlediği tat? 
Bitişin haykırışı mı gözlerinizin görmek istediği, 
Teninizin istediği en büyük şey mi acıyı koklamak?
Vermeyin o zaman kanat manat. 
Ne bir yokuşa gerek var ne bir yola;
Ne bir uçuruma ihtiyaç duyar düşmek için,
Ne uçmak için kanada.
Yerinde kalsın, dalga geçer gibi, 
Sarp bir yokuşta karşıladığınız o diliniz.  
Dipteki karanlığın hafifliğiyle,
Düşmeyi de biliriz ,
Biz kendi evrenimizde,
Ruhumuzun ağırlığıyla,
Uçmayı da biliriz.
 
 
 
 
 
 
 

 
 
283 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR