Akın Tezel
Akın Tezel
Giriş Tarihi : 30-12-2019 11:42

Yine Yılbaşı,Yine Aynı Muhabbet

Her yılbaşı yaklaştığında aynı tartışma gündeme gelir; Müslümanlar rengârenk donanmış vitrinlerde süslenmiş yılbaşı ağaçlarına tepkilerini göstererek  "Bizim Hıristiyan âdetleriyle ne işimiz var, sabahlara kadar yiyip, içip, sarhoş olup eğlenmek bizim neyimize" diye feryat ederler.  Ötekiler pek buna aldırmaz, bildiklerini okur. Aralarından bir kısmı "çağdaşlık, medeniyet, demokrasi, özgürlük" gibi laflar geveleyip yine de günü yaşarlar.

Aslında sap ile saman birbirine karışmıştır. Biz her yılbaşı bunu düzeltmeye çalışırız ama aradan geçen yıl boyunca esen rüzgarlar ortalığı yine harman yerine çevirirler. Yılbaşı yine geldi, biz toparlamaya çalışalım. 24 Aralığı 25 Aralığa bağlayan gece Hıristiyan inancına göre Hz.İsa'nın doğduğu varsayılan tarihtir. Hıristiyanlar bu geceyi kiiselerde dua ederek ve evlerinde yakınlarıyla oturup yemek yiyerek geçirirler. Onların inancına göre alkol yasak olmadığı için bu yemeğe çoğunlukla şarap da eşlik eder.

Yine aynı geleneğin tamamlayıcısı olarak evde ve işyerlerinde bir çam ağacı süslenir ve üzerinde ışıklar yakılır. Aynı inanışa göre Noel Baba (St.Nicholas) karların üzerinde bir ren geyiğinin çektiği kızağıyla dolaşarak evlerin bacasından gizlice içeri girer ve hazırlanan Noel ağacına evin çocukları için hediyeler bırakır. İşte bütün bu törenlerin tamamına Noel kutlamaları denir.

St.Nicholas'a gelince, efsane bir yana bu şahıs orta çağda Antalya'nın Demre şehrinde yaşamış bir papazdır. Zavallı ihtiyara kara kışta Demre'nin ılık havasını bıraktırıp Avrupa'nın karlı ormanlarında kızak sürdürüp, bacadan içeri sızma talimleri yaptırmak kimin aklına gelmiştir bilemem.

Yılbaşı kutlamaları ise 31 Aralığı 1 Ocağa bağlayan gece yapılır. Bizimkiler dahil çoğu ülkede insanlar yiyip içip aşırı derecede sarhoş olup eğlenmeye çalışır. Ertesi sabah da baş ağrısı ve mide bulantısıyla birlikte öğlene doğru uyanmaya çalışırlar. Bu kutlamaların kökenini ilkel toplumlarda aramakta yarar vardır. Doğu toplumları dahil bütün toplumlarda yeni yılın gelişi, mevsimlerin başlangıcı ve bitişi gibi tarihler eski pagan geleneklerine göre bir kutlama vesilesi yapılmış ve yerel inanışa göre ibadet, eğlence ve daha farklı biçimlerde kutlanmıştır. Örneğin bizde Mayısın ilk haftası baharın gelişini müjdeleyen Hıdırellez kutlamaları vardır. Yılbaşı kutlamaları da modern toplumun icat ettiği bir eğlence biçimi olup Hırıistiyan Noeli ile bağlantısı sadece yakın tarihlerde oluşundan ibarettir. Örneğin İngilizler "I wish you a Merry Christmas and a happy new year" derler. Yanı yılbaşılarını ve Noellerini aynı cümle içinde ancak ayrı ayrı kutlarlar. belki de çam süslemesi yapılması ikisinin birbirinin devamı gibi gözükmesinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye'de az sayıda bulunan Hıristiyan nüfus kendi geleneklerine göre Noel kutlaması yapmakta, dini ayinlere katılmakta ve aileleriyle birlikte bir gece geçirmektedir. Buna kimsenin bir diyeceği olamaz. Ancak çoğu kimsenin olmazsa olmaz hale getirdiği yılbaşı kutlamaları biçim ve içerik açısından İslam dinine aykırıdır.  Kadınlı erkekli bir ortamda, çatlayıncaya kadar yiyip içmek, sarhoş olup kendini kaybetmek gibi fiilleri dinimiz yasaklamıştır. Bu nedenle bu işi yapanlar kuşkusuz haramın içindedirler. O halde bu kişileri Hıristiyan adetlerini benimsedikleri için değil İslâmın yasaklarını çiğnedikleri için kınamak daha doğru olur.

Son yıllarda bilimsel araştırmaların gelişmesiyle birlikte yılbaşı kutlamaları konusunda farklı bilgilere sahip olduk. Örneğin eski Türklerin 22 Aralık gecesini gün dönümü olarak kabul ederek Narduğan diye isimlendirdiklerini ve bu gece ağaçlara ışıklar bağladıklarını öğrendik. Bu geleneğin bazı Orta Asya topluluklarında halen sürdüğünü de biliyoruz. İşin ilginç yönü aynı kutlamaların Türk tarihi ile en az ilgili olması gereken Bodrum Belediyesi öncülüğünde de yapılıyor olmasıdır. İnsan düşünüyor, acaba birileri ilgimizi Akdeniz, Orta Doğu, Güney ve Doğu Asya'dan çekip Orta Asya'nın bozkırlarında kaybolmamızı mı istiyor diye.

Yine eski pagan geleneğinin bir yansıması olarak kutlanılan yılbaşı dünyada kullanılan takvimlere göre değişir.Örneğin Çinlilerin ve Japonların yılbaşıları farklı tarihlerdedir. Miladi takvimde yılbaşının 1 ocak olarak kabulu ise Papa III Greguar tarafından 16. yy da gerçekleşmiştir. Daha önce Hırıistiyanlar yılbaşı kutluyor muydu, kutluyor salar hangi tarihte kutluyorlardı?

Bu sorular uzayıp gider. Siz yine Elhamdüllilah Müslümanım, gereklerini eksiksiz yerine getiririm diyorsanız 31 Aralık gecesi de her gece yaptığınız gibi yatsı namazınızı kılar, çayınızı, çorbanızı içer ve uykuya dalarsınız. Yok, eğer, ben bu dünyanın nimetlerinden sonuna kadar yararlanmak istiyorum, yasaklar bana vız gelir diyorsanız o zaman yılbaşı gecesi içip eğlenmek serbest. Ama yine de siz siz olun, eğlencenin dozunu fazla kaçırmayın. Yoksa iki gün baş ağrısı, mide bulantısı çekersiniz. Dengeniz bir hafta yerine gelmez. Bizden söylemesi.             

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
9 Yaşında kızın yaşadıkları
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA