Ahmet Meke
Ahmet Meke
Giriş Tarihi : 29-12-2019 22:55
Güncelleme : 29-12-2019 23:00

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

İklim, bir bölgede uzun yıllar görülen hava olaylarının ortalama durumudur. İklim değişikliği, ekoloji ve ekosistem döngüsünde bozulmalara, doğada geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olabilmektedir. “Ekosistem”; deniz, orman, otlak, çöl, sulak alan veya kıyı alanı gibi belirli ve tanınabilir bir peyzaj formuna sahip bir bölge olarak tanımlanabilir. İklim değişikliği sadece ekosistemleri ve türleri doğrudan etkilemekle kalmamakta, aynı zamanda insan yerleşimlerini de etkilemektedir. Örneğin, iklim değişikliği, deniz seviyesi yükselmesinden dolayı kıyı yerleşimlerin yok olmasına neden olabilmektedir. Ayrıca şiddetli yağmur ve fırtınalarının artması halinde, yok olmaya başlayan ormanlık alanlar erozyona karşı savunmasız duruma düşmektedir. 

 

İklim, tarihin ilk çağlarından beri sürekli değişim içindedir. Dünyanın şekillenmesini sağlayan bu değişim şimdiye doğal etkenler tarafından oluşturulmuştur. Ancak içinde bulunduğumuz yüzyılda, tarihte ilk defa iklim insan eliyle değişmektedir. Şu anda sıcaklıklarda görülen artışın büyük çoğunluğu insan kaynaklı olarak atmosfere salınan sera gazlarından kaynaklanmaktadır. Sanayi Devrimi'nin başlangıcından bu yana iklim etkilemektedir. O zamandan beri ortalama dünya sıcaklığı yaklaşık 0,8 santigrat derece artmış, deniz seviyesi yaklaşık yirmi santimetre yükselmiş ve buzullar her geçen gün eriyerek küçülmüş ve halen küçülmeye devam etmekte ve eriyerek tamamen kaybolma yolunda çok hızlı şekilde ilerlemektedir.

 

İnsan faaliyetlerinin fosil yakıtlara (kömür, petrol, gaz gibi) dayanması ve aşırı tüketimin yanı sıra, ortamdaki karbondioksiti azaltıcı etkisi olan orman alanlarının bozulması sonucunda iklim değişikliğinin hızında artış gözlenmiştir. Dünya üzerindeki yerleşmelerin sayıca ve yoğunluk olarak artması, dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşaması iklim değişikliğinden kaynaklanan riskleri arttırmakta ve aynı zamanda iklim değişikliğini tetikleyici faktörleri çoğaltmaktadır. Bu çift yönlü ilişki içerisinde, bölgesel ve kentsel alanlarda insani etkinliklerden kaynaklı iklim değişikliği faktörleri (nüfus artışı ve küreselleşme) sonucunda yerel çevresel etkiler (toprak, su, hava) ve küresel çevresel etkiler (iklim değişikliği, biyo çeşitliliğin kaybı) ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu küresel değişim ise bölgesel ve kentsel alanlarda yerleşim, gıda, insan sağlığı, ekosistem ve ekonomi üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır.

 

21. yüzyılda siyasi, ekonomik, sosyo-kültürel ve teknoloji alanlarında meydana gelen hızlı gelişmeler güvenlik alanını da etkilemiştir. Soğuk savaşın askeri yetenekler ve güç dengesi üzerine kurulu güvenlik anlayışı değişmiştir. Yeni güvenlik alanı askeri tehditler yanında, küresel çevresel tehlikeler, salgın hastalıklar, ekonomik krizler, terörizm ve iklim değişikliğini de içerecek şekilde genişlemiştir. Bu cümleye bir örnek verecek olursak geçtiğimiz günlerde iklim değişikliği üzerine konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un şu sözlerini verebiliriz.

"İklim değişikliği artık bir milli güvenlik meselesidir. Şehrimizin, vatandaşımızın güvenliğini, canını malını ilgilendiren bir meseledir. Bu meseleye ilişkin topyekün bir duruş sergilemeliyiz".

AHMET MEKE 

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Uzmanı

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA