Akın Tezel
Akın Tezel
Giriş Tarihi : 11-12-2019 19:15

EYT'DEN EYP ÇIKAR MI?

Akın tezel

EYT'DEN EYP ÇIKAR MI?

Muhalefet son günlerde CHP içindeki kavga ile kafa yormaktan  vakit buldukça EYT'yi gündeme getiriyor. Maksadı ise acaba biz bundan bir EYP çıkarıp vatandaşı sokaklara dökerek Batı'nın istediği kaos ortamını yaratabilir miyiz diye düşünüyor.

EYT malum, emeklilikte yaşa takılanlar. Demirel Hükümetinin 1992'de çıkardığı bir yasa ile alt üst edilip, aradan geçen yaklaşık otuz yıl içinde 1999 ve 2008 yıllarında olmak üzere iki kere düzeltilmesine gayret edilmekle beraber daha da karmaşık hale getirilen emeklilik sistemimiz sonucu emeklilikleri geldiği halde maaş bağlanmayan vatandaşlarımız. EYP ise PKK icadı el yapımı patlayıcı.

1992'de çıkarılan yasa ile 25 yılını dolduran her vatandaşın 5000 iş günü prim ödemesi şartıyla emekli olup maaş almasına hak tanınmış. Daha sonra bu yasaya yapılan bir ek ile primlerini toptan ödeyen vatandaşlara anında emeklilik hakkı verilmiş. Böylece Demirel hükümeti, vatandaştan toptan topladığı emeklilik primleri ile bir süre daha idare etme imkanını bulmuş. Ama ortalık 40-45 yaşında emekli olup maaş alan insanlarla dolmuş. Devlet bir süre sonra bu yükü kaldıramaz olmuş, iflasın eşiğine gelmiş.

İşte 1990 ların o karanlık yıllarında 28 şubat darbesi ve saire ile bir süre daha idare etmişler. Ama 1999 a gelince Körfez Depremi  ertesinde kuyunun dibi görünmüş. Bir süre de gelen deprem yardımlarıyla maaş ödeyerek idare etmişler. Sonunda kendi yaptıkları yasayı kendileri değiştirmişler. Yıl 1999. Değişen yasaya göre prim ödeme gün sayısı 7000 e çıkarılmış. Emeklilik yaşı ise erkelerde 60,kadınlarda ise 58 olarak belirlenmiş. Bu arada 1999 dan öne işe başlayıp da 1999 dan sonra prim gün sayısı ve 25 yılını doldurup da  emeklilik hakkı kazanmış olanlara kademeli olarak emekli olma hakkı tanınmış. Unutmayalım , bu sırada SSK müdürü Kemal Kılıçdaroğlu. O da zorunlu olarak yasayı uyguluyor ve SSK'nın batmasına yol açan genel müdür diye damgalanıyor. Adamcağız belki de hiçbir kabahati olmayan bir konuda suçlanıyor.

 

2008'e gelince yasada yeniden bir düzenleme yapılmış ve prim gün sayısı 7200e çıkarılarak emekli aylığı hesaplanmasında yeni yöntemler oluşturulmuş. Şimdi EYT işte bu 1999'dan önce işe başlayanları kapsıyor. Bunların bir kısmı belirttiğimiz gibi 60 yaşından önceki bir yaşta kademeli olarak emekli oldu. Bir kısmı da yaş beklemeye devam ediyor.

Bir kısım muhalefet yirmi yıldır bu uygulamaya kayda değer itirazda bulunmamış, son günlerde ise bu konuyu yeniden gündeme getirip köpürtmeye başlıyor. Maksat belli, vatandaşı sokağa döküp bir kaos ortamı yaratmak ve yabancı müdahaleye zemin hazırlamak. EYT'ye konu olan vatandaş sayısının 6 milyonu bulduğu söyleniyor. Bunlar bizim kazanılmış hakkımızdı, bu elimizden alındı diyorlar. Ancak Anayasa Mahkemesi o yıllarda aldığı bir kararla bunun kazanılmış bir hak olmadığını açıkladı. Hoş kazanılmış hak olsa ne fark eder. Sizin kazanılmış hakkınız devletin batmasına neden oluyorsa bu kazancınız neye yarar? Ayrıca böyle bir hak tanınırsa 1999'dan sonra işe girenlerin "Bizim kazanılmış hakkımız yok ama biz üvey evlat mıyız" diye kazan kaldırmayacakları ne malum.

 

 

 

Devletimiz ise sorumluluk bilinciyle bir karar alarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından "EYT meselesi kapanmıştır" diye bir açıklama yaptı. Biz bu açıklamanın EYT konusundaki tartışmaları sonlandıracağını ümit ediyoruz.

Bu arada işin farklı bir boyutunu da göz ardı etmemekte yarar var. 1999 ve 2008 yılındaki düzenlemeler bütün gayretlere rağmen alt üst olmuş bir sistemi düzeltmekte başarılı olamamışlar. Özellikle emekli maaşlarının hesaplanmasında büyük haksızlıklar oluşuyor. Aynı gün sayısı prim yatıran vatandaş emekli olduğu tarihe göre farklı maaş almaya hak kazanıyor. Örneğin 2000 den önce emekli  olanlar ile 2000'den sonra emekli olanların maaşları arasında farklar var. Emekliliğe hak kazandığı halde yaşı bekleyenler çalışmak isterse prim ödüyor. Ve ne kadar çok prim öderlerse alacakları maaş da o kadar azalıyor. O zaman bu kişiler kaçak çalışmak zorunda kalıyor.

İşte bu ve bunun gibi çeşitli sıkıntılar maaş bağlanırken ortaya çıkıyor. Devletimizin yapması gereken bu karışıklıkları ortadan kaldırmak ve hakkı yerine getirmek için yeni bir yasal düzenleme olarak görülüyor.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
9 Yaşında kızın yaşadıkları
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA